ONUR ULU’DAN DEMOKRASİ PLATFORMU’NA ÇAĞRI

6 Temmuz 2017, Perşembe 07:13

     


Petkim tarafından işten çıkarılan 24 işçi arasında yer alan ve 45 gündür işine geri dönmek için direniş sergileyen Onur Ulu, bu süreçte Emek ve Demokrasi Platformu’ndan yeterince destek görmediklerini belirterek, bundan sonrası için platform üyelerine çağrıda bulundu.

İçişleri Bakanlığı tarafından Petkim yönetimine FETÖ/PDY ve diğer terör örgütleriyle bağlantılı oldukları gerekçesiyle bildirilen listede yer alan ve iş akdi feshedilen Onur Ulu’nun başlattığı direniş 45. gününe girdi. Tazminatsız olarak işten çıkarılan Onur Ulu, 45 gündür sergilediği direnişin Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu tarafından yeterince sahiplenilmediğini söyledi. Platformun, 2 Haziran günü, başlattığı direnişe destek amaçlı bir açıklaması yayınladığını hatırlatan Ulu, konuyla ilgili Aliağa Ekspres’e yaptığı açıklamada, “O gün basın açıklaması metninde hukuksuzca işten atılan işçilerin durumu dile getirildi, arkadaşlarımız işe iade edilene kadar mücadelelerinin devam edeceği söylendi. Ben de o basın açıklaması yapıldığı esnada söz aldım. Direnişteki kararlılığımı ortaya koydum. Ama aradan 45 gün geçti, bu direnişi sahiplenme noktasında eksik kaldılar. Direnişi ileri taşımak için beraber bir şey üretemedik. Sesimizi daha geniş kitlelere duyurmak için bir çaba olmadı.”dedi.

“GÖRMEZDEN GELİNDİM”

En son, 3 Temmuz günü Demokrasi Meydanı’nda, Sivas katliamında yaşamını yitirenler için düzenlenen anma etkinliğinde meydandaki direniş alanında olduğu halde Emek ve Demokrasi Platformu tarafından görmezden gelindiğini kaydeden Ulu, “Yapılan basın açıklamasında hiçbir şekilde başlatmış olduğum direnişe değinilmedi. Orada güncel konular dile getirildi. OHAL’den, yürüyüşe izin verilmemesinden, Petkim’deki TİS sürecinden bahsedildi ama hukuksuzca işten atılan işçilerden ve benim başlatmış olduğum direnişten bahsedilmedi. Orada bir destek ve dayanışma çağrısı yapılabilirdi. Ben kendilerinden bunu beklerdim.” diye konuştu.

“BU BASKI MÜCADELE EDERSEK KIRILACAK”

Bundan sonrası için Emek ve Demokrasi Platformu’ndan bir beklentisi olduğunu dile getiren Onur Ulu, “Bu direniş kişisel bir direniş değil. Bütün demokratik kitle örgütlerinin üzerinde bir baskı ortamı var. Eğer bu baskı kırılacaksa hep beraber mücadele edersek kırılacak. Bu direniş aynı zamanda onların da mücadelesinin bir parçası. Daha önce Aliağa Belediyesi’nden 104 işçi işten atıldığında ben kendi adıma o direnişi sınıfsal bir bilinçle kendi direnişim gibi gördüm ve bütün direniş boyunca arkadaşlarımla birlikte alanda kaldım. Şimdi de benzer duyarlılık gösterilmeli. Buradaki direnç hepimiz için önemli.” ifadelerini kullandı.

“BUNDAN SONRASI İÇİN BİR ŞEYLER YAPILABİLİR”

Emek ve Demokrasi Platformu’nun büyük bir bölümünü Petrol-İş Sendikası’nın oluşturduğunu ifade eden Ulu, “Tek tek bakıldığı zaman platformun diğer bileşenlerinden de duyarlı, iyi niyetli kişiler yanıma gelip destek mesajlarını iletiyorlar. Hep beraber bir çözüm arayışı içine girdiğimiz oluyordu. Ama kurumsal olarak bir şey yapılmıyor. Ben kendi sendikam olan Petrol-İş’in binasının önünde direniyorum. Ancak sendikamızın bu konuya yeterince eğildiğini söyleyemem. Petrol-İş Sendikası'nın bu konudaki geri tutumu, en son TİS sözleşmesi sürecindeki saldırılardan sonra iyice yaralanması, atılan işçilerin işlerine geri dönmesi ile ilgili eylemlilik kararı alamaması ve geri duruşu söz konusu. Diğer platform bileşenleri Petrol-İş’in belkide platformdaki ağırlığından kaynaklı, çok fazla karşı karşıya gelmek istemiyorlar. Direniş bu şekilde sahipsiz kalıyor. Petrol-İş’in geri duruşu diğer platform bileşenlerini de geri itiyor. Halimi hatırımı sormak, fotoğraf çekilmekten başka bir şey yapılmıyor. Yapabileceğimiz şeyler var. Örneğin, buradaki direniş alanını doldurmak için her akşam ziyaretler, sanatsal etkinlikler yapılabilir. İnsanlarda farkındalık yaratmak için birçok şey yapılabilir. Bunların hiçbirisi olmadı. Ama direniş devam ediyor. Şimdiye kadar bunların olmaması, bundan sonra da olmayacağı anlamına gelmiyor. Buradan kendilerine çağrıda bulunuyorum. Bu direnişi büyütmek hepimizin elinde. En azından bundan sonrası için bir şeyler yapabiliriz.” diye konuştu.

(VOLKAN GÜNDÜZ)