ADD KARANLIĞA KARŞI MÜCADELE ÇAĞRISI YAPTI

18 Temmuz 2016, Pazartesi 06:55

     


Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Aliağa Şubesi, Türkiye'de yaşanan askeri darbe girişimi ile ilgili yaptığı açıklamada, "Akıldan ve izandan uzak olayları ve darbe girişimini şiddetle kınıyoruz" dedi.

ADD Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu tarafından yayınlanan açıklamayla 15 Temmuz'da ülkede gerçekleştirilen darbe girişiminin kınandığı belirtildi. Devlet ve silahlı kuvvetlerin içindeki farklı grupların arasında varlığı uzun zamandır bilinen gerilim ve çekişmenin silahlı bir çatışmaya dönüştüğünün ifade edildiği açıklamada, dernek yönetimi, tam bağımsızlık, tam demokrasi ve özgürlük vurgusu yaptı.

"KARANLIĞINA KARŞI MÜCADELE YÜKSELTİLMELİDİR"

Yaşanan olaylarla, demokrasinin askıya alınmaya çalışıldığı, çok sayıda vatandaşın hayatını kaybettiği ve ulus iradesini temsil eden TBMM'nin bombalanmasının hatırlatıldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi; "15 Temmuz 2016 saat 22:00 de Ülkemiz bir darbe senaryosuyla ile karşı karşıya gelmiştir. Hangi gerekçe ile kökü nerede ve amacı ne olursa olsun anti demokratik ve cuntacı anlayışların karşısında olduğumuzun bilinmesini isteriz. Devlet ve silahlı kuvvetlerin içindeki farklı grupların arasında varlığı uzun zamandır bilinen gerilim ve çekişme bugün silahlı bir çatışmaya dönüşmüştür. Gerilim gerçek ama bu taraflardan herhangi birisinin Türk halkının çıkarlarını temsil ettiği iddiası yalandır. Bu senaryoyla Recep Tayyip Erdoğanın kafasının arkasındaki Başkanlık yolunun ve Anayasa değişiminin yolunu açmaktır. Dolayısıyla AKP iktidarına karşı askeri darbeyle çözüm aramak nasıl büyük bir yanlışsa, darbeye karşı hangi nedenle olursa olsun, hangi söylem kullanılırsa kullanılsın AKP iktidarına destek vermek de aynı ölçüde yanlıştır. Erdoğan ve AKP, kendileri tertip etmese de bu darbe girişimi ortamında kendisine verilen desteği kullanarak meşruiyetini artırmayı deneyecektir. Tüm halkımız gelecek günlerde AKP'nin atacağı adımlar konusunda uyanık olmalıdır. Bu darbe girişiminin, AKP'nin iktidarını sağlamlaştırmasının ve bir türlü dikiş tutmayan AKP Türkiyesi'nin kalıcı bir istikrara kavuşmasının aracı olmasına engel olmanın tek yolu, AKP'ye ve onun karanlığına karşı mücadeleyi yükseltmektir. Türkiye'nin tüm camilerinden sabaha kadar aralıksız Erdoğan ve AKP propagandası yapılması görevimizin ne kadar acil olduğunun somut göstergesidir."

Dini değerlerin istismar edildiğinin de öne sürüldüğü ve laiklik vurgusunun yapıldığı açıklama, "Aslında kendisi de bir darbenin ürünü olan faşizan hükümete buradan bir kez daha sesleniyoruz. Ülkeye demokrasi gelecekse, darbeler engellenecekse bu, dini değerleri istismar edip gece yarılarından sabaha kadar defalarca okunan salalarla olmayacaktır. Demokrasinin, yegane teminatı; hukukun, demokrasinin egemen olduğu, halkımızın, emekçilerin insanca yaşam koşullarına ulaştıkları, özgür, laik ve uygar bir toplum olmayı başarmaktır. Bugün yaşananlar bize bir kez daha şu gerçeği hatırlatmıştır: Türk halkı ya örgütlenerek AKP'den kurtulacak ya da AKP Türkiyesi'nde gerici uygulamalar hız kazanacak, baskı artacak ve katliamlar sürecek, yağma ve hırsızlık devam edecektir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “en büyük devrimim” dediği laik Türkiye Cumhuriyeti’ne içten ve dıştan yönelebilecek tehditlere karşı, bugün her zamankinden daha dikkatli ve uyanık olmak zorundayız. İçten ve dıştan gelen gerici, bölücü ve yıkıcı tehlikelere karşı Ulusumuz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birlik ve beraberlik içinde olmalıdır" ifadeleriyle son buldu. (EMEL OTURAK)