27 Mayıs 2018, Pazar

PAZARDA BİR ÜNİVERSİTELİ

22 Ocak 2018, Pazartesi 06:16

     


Artan işsizlik ve gelecek kaygısı içerisinde olan gençler çareyi aile mesleklerine yönelmekte buluyor. Menemen’de ailesi tarımla uğraşan Dokuz Eylül Üniversitesi Pazarlama Bölümü öğrencisi Barışcan Yıldız da kendi yetiştirdikleri sebzeleri Aliağa Kapalı Pazaryeri’nde satan gençlerden biri. 27 yaşında olan Barış, “Üniversiteyi bitiren arkadaşlarımın asgari ücrete çalıştıkları işleri görünce en iyisinin aile mesleğini yapmak olduğuna karar verdim.” diyor.

Aliağa Kapalı Pazaryeri’nde E5’de bir tezgahta kendi yetiştirdikleri enginar, lahana, karnabahar ve cibez gibi sebzeleri satan 27 yaşında üniversite öğrencisi Barışcan Yıldız mezun olunca iş bulamayacağını düşündüğünden çareyi pazarda tezgah açmakta bulmuş. Anne ve babasının tarım ile uğraştığını, kendisinin de çocukluğundan beri toprakla iç içe olduğunu belirten Yıldız, “Doğma büyüme Menemenliyim. Tezgahımda görmüş olduğunuz tüm ürünleri ailemle birlikte üretiyoruz. Ben Dokuz Eylül Üniversitesi’nde pazarlama bölümünde okuyorum. İşimi severek yapıyorum. Daha önceleri sokak aralarında satardım. Üç haftadır Aliağa pazarına gelip tezgah açıyorum. Kendi yetiştirdiğin ürünleri satmak keyifli bir iş. Kışın enginar, lahana, karnabahar satıyoruz, yazın ise kavun, salatalık ve acur…” diyor.

‘Pazarcılıkta yoruluyorum ama sıkılmıyorum’

Neden üniversiteyi bitirip bir şirkette çalışmadığını sorduğumuz Yıldız, “Benimle aynı bölümde okuyan arkadaşlarımın durumu ortada. Hemen hepsi ya çok zor iş buluyorlar ya da girdikleri işlerde asgari ücrete ve zor şartlarda çalışıyorlar. Çoğunun çalıştığı iş yeri yol ve yemek parasını bile vermiyor. Benim de okulu bitirdiğim zaman onlardan farklı bir geleceğim olmayacaktı. Ben de deneme amaçlı dayımla birlikte pazara çıkmaya başladım. Şimdilik her şey yolunda gidiyor. Çok mutlu olduğumu söyleyemem aslında, her sabah 5 gibi tezgah açıyoruz akşam 7 gibi topluyoruz. 12 saati geçiyor çalışma sürelerimiz. Bir yandan da böyle zor bir iş olmasına rağmen diğer pazarcılarla olan muhabbetimiz, müşterilerle diyalog halinde olmak da çok hoşuma gitti. Yoruluyorsunuz ama sıkılmıyorsunuz burada…” şeklinde konuşuyor.

‘Gençler geleceğe umutsuz bakıyor’

Çocukluk hayalinin doktor olmak olduğunu söyleyen Barışcan Yıldız, kendisini doğru yönlendiren ve destek olan kimsenin olmadığını hatta şu anda okuduğu bölümü bile rehberlik öğretmeninin ‘Sen konuşkan birisin, bu işi yapabilirsin’ diyerek seçtiğini aktarıyor. Yıldız, “Pişman mıyım, biraz… Zaten ülkede gençler işsiz ve umutsuz. Mesela biz kardeşimle beraber KPSS’ye hazırlandık. Kardeşim tekstil mezunu işsiz. Bir buçuk milyon başvuru olmuş iki bin kişiyi işe alıyorlar. OHAL ilan ettikleri için, bir senemizi verdiğimiz, dershanelere para ödeyip girdiğimiz sınavlardan iyi puan aldığımız halde atanamıyoruz. Tüm gençlerin emeğine yazık oluyor. Bize bir gelecek ve çıkış yolu sağlamıyorlar. Hepimiz hem özgüvensiz hem de geleceğe umutsuz bakıyoruz.” diyor.

Başka birinin yanında baskıyla çalışmak istemediğini söyleyen Barışcan Yıldız, “Kendi işimin patronuyum en azından… Benim üniversite öğrencisi olduğumu duyan diğer esnaf abiler ‘senin burada ne işin var’ dedi. Annem de üniversite okuduğum halde burada çalıştığım için üzülüyor. ‘Sen bu işi yapma oğlum, yoruluyorsun’ diyor. Ne yapalım, bizimki de ekmek parası, şartlarımızı zorluyoruz.” diyerek biraz para biriktirdikten sonra dükkan açmak istediğini aktarıyor.

(EREN SARAN) 







 
Son Eklenen Haberler