KESKİN: “DÖNÜŞÜMÜ ARZU EDENLER, DAHA AZ ÖRGÜTLÜ”

22 Haziran 2016, Çarşamba 07:09

     


Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) 14. Olağan Genel Kurulu'nda aday olarak, mevcut genel başkan Tansel Çölaşan'la yarışan Nazan Keskin Sevil, kongre sürecine ilişkin sorularımızı cevapladı.

Tansel Çölaşan'ın 4. kez genel başkanlığa seçildiği ADD 14. Olağan Genel Kurulu'nda seçim sırasında ve sonrasında yaşananları değerlendiren Keskin, "Aldığımız sonuç, ADD'de bir dönüşüm arzu edenlerin, aksini düşünenlerden daha az örgütlü olduklarını göstermiştir" dedi. 

1. Genç bir kadın aday olarak isminizin öne çıkması mevcut başkan Tansel Çölaşan dahil, pek çok ADD üyesi tarafından sevindirici bir gelişme olarak nitelendirilmişti. ADD'nin bugünkü görünümü ve sözünü ettiğiniz yeni yönetim anlayışına duyulan ihtiyaçtan bahseder misiniz?

ADD, iktidarın yarattığı gündemlerin peşinde oradan oraya savrulurken kuruluş felsefesinden uzaklaşmış, özgörevlerini yapamaz/yapmaz hale gelmişti. Cumhuriyet karşıtı saldırılara karşı açıklamalar, toplantı ve eylemler yapılıyor olsa da dernek, kuruluşundaki 'ulusal direnç hattı' oluşturma görevini yerine getiremez haldeydi. Ulusal çaplı toplantılarda bir araya getirdiği kurumları, sonuç almaya odaklı bir mücadele için bir arada tutmayı başaramadı. Dernek uzun bir süredir de hayatın her alanına Kemalizm'i içselleştirmiş kadrolar yetiştirme görevini yerine getiremiyor. Türkiye'de karşı çıktığımız başkanlık sistemine kendi derneğimizde razı olmamızı kimse bizden bekleyemez. Bu nedenle örgütten gelmiş bir kadronun, derneğimizin varlık nedeni ve hedefleri doğrultusunda çalışacağına inancımız tam bir şekilde yönetime aday olduk. Hiç bir şubeyi ötekileştirmeden, ayrıştırmadan güçlü bir örgüt yapısının inşa edileceğine inanıyoruz. Mücadelenin pratiğinde yetiştirdiğimiz gençlerin, yönetim kadrolarında yer almalarının önündeki engel anlayışın, değişmesi zorunluluk haline gelmişti.

Kongre'nin genel havası nasıldı peki? Genel olarak bir değerlendirme yapar mısınız?

Katılım her zaman olduğu gibi ikinci gün biraz daha arttı. Bizi mutlu eden en önemli şey gençlerin kongreye olan ilgisiydi. 1996 dan bu yana tüm genel kurullara katılmış biri olarak diyebilirim ki; heyecan her geçen dönemde biraz daha azaldı.

ADD 14. Olağan Genel Kongresi'nde seçimler öncesi Çölaşan'ın listesinde son anda yapılan değişikliklerin, özellikle İzmir Şubeleri tarafından, tepkilere neden olduğu söylentileri duyuldu. Süreci anlatır mısınız?

Çölaşan'ın liste manevraları geçen dönem olduğu gibi bu yılda seçimin başlama saatlerine kadar sürdü. Farklı tanıtım kitapçıkları ve liste hazırlandığını, bölgesel desteği alan arkadaşların listede olup olmadıklarını kitapçıklar dağıtılıncaya kadar bilemediklerini, bu nedenle bireysel adaylıklarını açıkladıklarını gördük. Çölaşan'ın kadrosundaki arkadaşlarına böyle davranılmasından rahatsızlık duyan İzmir dışındaki başka bölgelerden de tepkiler yağdı.

Daha önce ADD'nin bir sivil toplum örgütü görünümüne büründüğünden söz etmiştiniz. Bunun sebepleri sizce nelerdir?

ADD Demokratik Kitle Örgütü olarak kuruldu. Ancak geldiği noktada örgüt, genel merkez düzeyinde belirli günler ve haftalar takvimine sıkışmış; emek, çevre, sağlık, tarım,ekonomi gibi hayatın can alıcı alanlarında varlık göstermeyen söyleyecek sözü olmayan, söylediğini de dinletemeyen bir duruma geldi. Bu durum genel merkez bazında böyle, şubeler büyük bir özveri ile yerel anlamda bu çalışmaları çok ekin yürütüyorlar.

Üyelerin kongreden beklentileri dinamik bir yapıya dönüşümdü, bu beklentiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Özveriyle çalışan şubelerimiz; üreten, ürettiğini örgütü ve kitlelerle paylaşan, demokrasinin tüm kuralları ve kurulları ile işlediği bir yapının gerekliliğini dillendirdiler her fırsatta. Ancak; aldığımız sonuç; bu dönüşümü arzu edenlerin, üretken, dinamik, yön duygusuna sahip örgüt yapısı isteyenlerin; aksini düşünenlerden daha az örgütlü olduklarını göstermiştir.

Yeni dönemde ADD'yi neler bekliyor? Siz sürecin neresinde yer alacaksınız?

ADD her zaman ülkenin umudu olma niteliğini koruyan bir örgüttür. Kendi iç meselelerini mücadelesine yansıtmayacak kadar yurtsever bir yapıya sahiptir. Kadromuz bu güne dek olduğu gibi tam bağımsızlık mücadelemizi örgütümüzün çatısı altında sürdüreceğiz. Devrim karşıtlarına karşı omuz omuza kararlı ve inançlı olarak mücadele edeceğiz.

(EMEL OTURAK)