AKSÜNGER “BİZ CUMHURBAŞKANI SEÇMEYECEĞİZ”

24 Mayıs 2017, Çarşamba 07:01

     


CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, Aliağa’da partililerle buluşarak hem referandum sürecini değerlendirdi hem de gündeme dair çeşitli konularda görüşlerini aktardı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger Aliağa’da partililerle bir araya gelerek referandum sürecini değerlendirdi. Halk oylaması öncesi ve sonrasında yaşananları ve merak edilenleri partililerle paylaşan Aksünger, Hayır oylarının bu kadar yüksek çıkmasındaki başarının asıl mimarının ve lokomotifin CHP olduğunu belirtti. Seçim güvenliğinin sandık başında başlamadığını, seçmen listelerinin belli olmasıyla başladığını söyleyen Aksünger, “15 Ocak’ta aldığımız liste ile 16 Şubat’ta belirlenen ve muhtarlıklara asılan liste arasında 870 bine yakın değişim tespit ettik. 400 küsür bir kaybolmuş ve 400 küsür bin yeniden ortaya çıkmış seçmen bulunuyordu.” dedi.

SIFIRDAN YENİ BİLGİ SİSTEMİ KURULDU

Partide seçim bilgi sistemini tamamen değiştirildiğini belirten CHP Genel başkan Yardımcısı Aksünger “2014 yerel seçimlerinde altıncı günün sonunda tutanakların yüzde 30’unu alabilmiştik. Geri kalanı başka yerlerden alınmıştı. Aslında biz 2015 7 Haziran’da müthiş bir dönüşüm yarattık. 2014 sonundan başlayarak tamamıyla gönüllü kadrolarla başardık bunu. Altyapı açısından, eski sistemimizi tamamen çöpe attık ve sıfırdan yaptık. Bunu yaparken yeni seçim sistemleri kurduk, yeni bilgi ağını oluşturduk.” dedi. Kurulan bilgi ağıyla sokak sokak seçmen bilgilerinin partililerin hizmetine sunulduğunu aktaran Erdal Aksünger, önemli olanın bunu yapmak değil kullanmak olduğunu söyledi. CHP’nin en dominant olduğu seçimlerden birinin yaşandığını ifade eden Aksünger, seçim yönetimi açısından CHP olarak yüzde 500 gelişme gösterdiklerini ve müthiş bir seçim yönetimi gerçekleştirdiklerini belirtti.

“ŞİKAYETLER SABAHTAN BAŞLADI”

Seçimde kullanılan evet mühürleri ve mühürsüz oy pusulaları ile ilgili gelişmelere de değinen Aksünger “Seçim, sabah 7.00’de güneydoğuda başlar başlamaz yağmur gibi şikayetleri gelmeye başladı. Batıdaki sandıklardan da benzer şikayetler gelmeye başlayınca 9,15 civarı YSK Başkanını, YSK temcilcilerini ve bizim temsilcimizi aradım ve toplantıya çağırdım. Saat 10,30’da toplantı yapıldı. Bu saatten sonra ‘evet’ yazan mühürler iptal edildi, ‘tercih’ mühürleri geldi. Ben diyorum ki tutanak tutalım sonra da yargısal olarak gereğini yapalım. Saat 11,00’de mühürler değiştikten sonra eksik oy pusulası olan yerler kayıt altına alındı, sonra da bu mühürsüz oy pusulaları ortaya çıktı. Seçim kanununa göre, elinizdeki oy pusulasının arkasında mühür yoksa geçersizdir. Bu sarih durum karşısında farklı uygulama yapamazsınız, kanun açık. Daha sonra 17,09’da AKP’nin başvurusu üzerine bu pusulaları kabul edeceklerini açıkladılar. Sonrasında kıyamet koptu zaten.” dedi. Referandum sürecinde Doğu ve Güneydoğu bölgesinde üç tane gencin hayatını kaybettiğini ve onlarca yaralının olduğunu söyleyen Aksünger, buralarda çıkan olaylara dikkat çekti. Nusaybin, Cizre gibi yıkılmış ilçelerde oy kullanılamadığını, bu ve benzeri yerlerde 600 bin kullanılamayan oy olduğunu da belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger “Özellikle o bölgelerde uygunsuz kullanılan oylarla ilgili 1650 suç duyurusunda bulunduk. Öyle veya böyle bir referandum sürecini tamamladık. Bu süreç CHP’nin ve tüm hayır cephesinin başarısıdır.”

“BİZ CUMHURBAŞKANI SEÇMEYECEĞİZ”

2019’un CHP için seçim değil referandum olacağını söyleyen Aksünger “Önümüzde Cumhurbaşkanlığı diye adlandırılan ama benim öyle düşünmediğim bir seçim var. Biz hayır cephesi olarak yine bir referandum oylamasına gideceğiz 2019’da. Biz Cumhurbaşkanı seçmeyeceğiz. Cumhurbaşkanı olarak çıkaracağımız isim bir sembol olacak. Niye? Biz partili cumhurbaşkanına zaten karşıydık. Hayır cephesi olarak ‘partili cumhurbaşkanı’ dönemini yerle bir edeceğiz. Ondan sonraki süreçte parlamentoyu yeniden güçlü bir hale getirmeye çalışacağız ve bağımsız yargı konusunda yeni bir paradigma yaratmamız lazım. Geçmiş dönemdeki paradigmayı da kabul etmiyoruz.” dedi.

“ÖZERKLİK KONUŞULABİLİR”

Anayasanın yüzde 50 ile değiştirilemeyeceğini söyleyen Aksünger, “Parlamentoda 367 arıyorsun, sonra halka inince yüzde 50 yeter diyorsun. Parlamentoda dörtte üçe denk geliyorsa, halkta da dörtte üçe denk gelmesi lazım. Başka şey iddia ediyorsanız, seçim sistemini değiştirelim o zaman. Yerel yönetimlerde özerklik konusu konuşulabilir. Mustafa Kemal 1929’da bunları yazmış aslında. Genelde insanlar bunları okumadığı için de bazı problemleri yaşıyoruz. 1950’lerde İl Genel Meclisleri yerel parlamento gibiydi. AKP çok planlı bir şekilde bunu yerle bir etti. Ben İl Genel meclislerinin yeniden etkinleştirilmesi gerektiğini savunuyorum.” diyerek 2007’den beri atanan valilerin AKP İl başkanı, kaymakamların da ilçe başkanı gibi davrandığını dile getirdi.

“GENEL BAŞKANLIK MAKAMI SEMBOLDÜR”

CHP’deki kongre sürecine de değinen Aksünger, sol partilerde genel başkanlık makamının sadece bir sembol olduğunu belirterek işi kadroların yürüttüğünü söyledi. Selin Sayek Böke’nin tavrını eleştiren Erdal Aksünger, Fikri Sağlar’ın da Akşam gazetesini tekzip etmeyerek hata yaptığını ifade etti. Aksünger “Biz 2019’u seçim olarak değil, referandum olarak görüyoruz. O nedenle cumhurbaşkanı adayının kim olacağı çok da önemli değil bizim için. Referandum biteli daha on onbeş gün olmuş, aday çıkartma derdine düşmüşler. Parti daha mücadeleyi Avrupa İnsan Hakları mahkemesi, Lahey ve Birleşmiş Milletler’e taşıyor. Bireysel ve kurumsal başvurularımız var. Sonuçlar gelecek, ona göre sembol olacak ve herkesi toparlayacak bir aday belirleriz. Parti yönetimi ‘Cumhurbaşkanı adayı şu olacak’ demedi ki. Deniz Bey çıktı ‘artık bundan sonra Cumhurbaşkanı adayına bakalım’ dedi. Olmaz ki bu. Gelirsiniz, parti meclisinde hep beraber konuşur karar veririz, öyle gideriz dışarıya. Dışarıda niye söylüyorsunuz bunu?” diyerek Cumhurbaşkanı adaylığı ile ilgili tartışmalara da açıklık getirdi.

“HEM İTİBAR HEM EKONOMİK KAYBIMIZ VAR”

AKP yönetiminin dış politikada yaptığı yanlışları da eleştiren Aksünger “Ortadoğuda oyuncu olmaktan artık çıkmış durumdayız. Artık Suriye’de şekil belli. Orada bir Kürt devleti yüzde bir milyon olacak. Bir tarafta da Esad yönetimi var. Federatif bir düzen. Esad’ın olduğu yerde Rusya, Kürtlerin olduğu yerde Amerika hakimiyetini ilan edecek. Bizim bu süreçte hem itibar kaybımız, hem ekonomik kayıplarımız telafi edilemez durumda.” şeklinde konuştu. Anlatılacak pek çok konunun olduğunu ancak umudu hep diri tutmak gerektiğini söyleyen Erdal Aksünger, bahane üretmeye gerek olmadığını, her şart ve koşulda mücadeleye devam edileceğini belirtti.

“PARTİ İÇİ MUHALEFET DOĞAMIZ GEREĞİ”

Konuşmasının ardından partililerle görüş alışverişi ve soru cevap şeklinde bir sohbet gerçekleştiren Aksünger, sorulan bir soru üzerine “AKP, Erdoğan gidince biter ancak CHP’de kim giderse gitsin ayakta kalır. Deniz Bey son çıkışıyla Almanların Willy Brandt’ı gibi olma şansını kaybetmiştir. Biz parti içi demokrasiyi yanlış anlıyoruz. Burası sosyal demokrat, sol bir parti. Tüzüğü var, programı var. Sol partiler, parti içi muhalefet olmadan yaşayamaz. Doğası gereğidir bu. Ancak muhalefet etmekle hakaret etmeyi ve kötülemeyi karıştıran arkadaşlarımız var.” dedi.

“BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’E DE BAŞVURACAĞIZ”

Referandumla ilgili itirazların durumuna da açıklık getiren CHP Genel Başkan yardımcısı Erdal Aksünger “Bizim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile uyum süreci noktasında Kopenhag Kriterlerinde hukuksal tanımlar açısından bizim imzaladığımız anlaşmalar var. Biz bu anlaşmaların hepsini anayasamıza koymuşuz. Bu anlaşmalar iç hukukun üstündedir. Ancak, referandum şekil şartları içerisinde imzaladığımız şartnamede yok. Ama yasama ve temsili ilgilendiren konular diyor. Biz 8’inci ayın sonuna kadar dosyamıza belge eklemeye devam edeceğiz. Şekil şartına uygun bulmayıp davayı kabul etmeyebilirler. Ancak bu AKP’yi haklı göstermez. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin dışında Avrupa Adalet Divanı, Lahey ve ayrıca Birleşmiş Milletler seçenekleri var önümüzde. Bunların başvurularını da yapacağız.” şeklinde konuştu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden olumlu bir sonuç çıkması halinde AKP’nin bunu uygulamaması durumunda ne yapılacağı sorusuna da yanıt veren Aksünger “Avrupa İnsan hakları Mahkemesi dışında, Birleşmiş Milletler alternatifimiz var. Bu yeni bir durum. MYK’da gündeme getirip şekillendirerek başvurularımızı yapacağız. Bizim lehimizde karar çıkar ve Türkiye bu kararı uygulamayacağını beyan ederse, Birleşmiş Milletler Türkiye’ye ‘ya bu kararı uygula, ya da sana ambargo uygularım’ diyecektir. Türkiye’ye ambargo uygulanırsa bu ülke biter. Bırakın Avrupa Birliği hayalini, NATO ve benzeri kurullar ekonomik, sosyal birtakım müdahalelerde bulunabilirler. Böyle bir durumu Türkiye’nin yaşamasını elbette istemeyiz ama bu risklerle karşı karşıya olduğumuz da bilinmelidir.” dedi.

“SOKAKLAR MEŞRULAŞACAKTIR”

OHAL kararnamesiyle görevden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın gözaltı durumu ile ilgili olarak CHP’nin girişimlerini de anlatan Aksünger “Gece geç saatlere kadar konuştuk. Başta 7 milletvekilimiz vardı, sonra 10’a çıktı sayı. Bugün de gözaltı kararları var. Avrupa’dan da çeşitli ülkelerden parlamenterler geliyor. Ben de tereddütte kaldım hatta bugün buraya mı gelsem oraya mı gitsem diye. Kendimi oraya gitmekle görevli hissediyorum. O da gezi ruhunun bir parçası gibi görünüyor. Bütün bu girişimlerden bir sonuç elde edilemezse bununla ilgili, toplumsal olarak sokaklar bence meşru olacaktır.” şeklinde konuştu.

(BÜLENT PINARBAŞI)