ENERJİ DEVİNDE ‘PARALEL’ İZLERİ...

26 Mayıs 2016, Perşembe 06:39

     


Geçtiğimiz aylarda SOCAR Türkiye bünyesindeki şirketlere paralel operasyonu yapılacağı duyumuyla başlayan bekleyiş, Kenan Yavuz’un CEO’luk görevinden ayrılmasıyla yeniden gündeme oturdu.

Samir Kerimli’nin 1. Başkan yardımcılığından ayrılmasından kısa süre sonra yaşanan bu ayrılığın, paralel yapılanma ile girişilen mücadelenin bir ayağı olup olmadığı merak uyandırırken, Azerbaycan kaynaklı bir haber sitesi tarafından SOCAR Türkiye yönetiminin büyük oranda paralel yapı kontrolünde olduğu ve İnsan Kaynakları Direktörü Ilgar Mehmetoğlu’nun şirketteki yapılanmayı yönettiği iddia edildi.

İŞTEN AYRILSALAR DA ŞİRKETTE ETKİNLER

Miq.az internet sitesinde yer alan habere göre SOCAR Türkiye 1. Başkan Yardımcısı Samir Kerimli’nin buradaki görevine son verilip Azerbaycan’da yine SOCAR bünyesinde görevlendirilmesinin şirket yönetimindeki paralel yapıya karşı operasyonun bir parçası olarak görülmemesi gerektiği; FETÖ uzantılarının hala üst düzeyde görev yapmaya devam ettiği, operasyonla şirketten uzaklaştırılan isimlerin de görünüşte organik bağları olmasa da halen şirkette etkin oldukları belirtiliyor.

İddiaya göre Fethullah Gülen Örgütü’nün enerji sektörüne dair politika ve stratejilerini belirleyen kurumların en önemlilerinden biri de Hazar Stratejik Araştırmalar Enstitüsü olarak gösteriliyor.

Buna göre, Enstitü Genel Sekreteri Haldun Yavaş, Petkim Genel müdürü Saadettin korkut, SOCAR Türkiye Enerji şirketinin halkla İlişkiler Müdürü Ömer Adsız, baş hukuk müşaviri Fatih Yiğit, SOCAR Power’in ortağı Enver Taner baltacı, SOCAR İT müdürü Fuat Uludağ, satınalmalar direktörü Çetin Korkut ve benzeri pek çok ismin halen görevde olmaları sebebiyle Samir Kerimli’nin 1. Başkan yardımcılığı görevinden ayrılmış olması herhangi bir anlam ifade etmiyor.

KERİMLİ DEĞİL, MEHMETOĞLU

Sitede yer alan metne göre, sadece SOCAR’ın Türkiye'deki iştiraki şirketi SOCAR Turkey Enerji’nin 1. Başkan Yardımcısı Samir Kerimli’nin AKP hükümeti tarafından "terör örgütü" olarak bilinen Fethullah Gülen cemaatinin adamı gibi sunulması da örgütün şirket üzerindeki hakimiyetini küçümsemek anlamına geliyor. "Paralel yapı", yani Fethullah Gülen ve onun tarikatı enerji sektöründe söz sahibine dönüşmek için Türkiye'nin enerji sektörüne on milyarlarca dolar yatırmayı hedefleyen" SOCAR"a da kendi adamlarını yerleştirmek sadece Samir Kerimli’nin işi değil. Aslında "paralel devlet" SOCAR’da "Beyaz Türk" adı verilen kişiler aracılığıyla kadrolaşıyor ki, Gülen'ciler bu yolla Türkiye'nin enerji sektöründe AKP'ye yakın şirketleri sıkıştırmak ve bu sektörü kontrol altına almak gibi misyonlarını bu şekilde başarıyla hayata geçiriyor.

Aynı haberde Kerimli’nin ayrılığı sonrasında FETÖ/PDY üyelerinin SOCAR İnsan Kaynakları Direktörü Ilgar Mehmetoğlu tarafından yönlendirilerek üst yönetim kararlarında etki altında bırakıldığı ve Kenan Yavuz’un CEO’luktan alınmasında dahli olduğu da ileri sürülen iddialar arasında.

ILGAR MEHMETOĞLU KİMDİR?

Mehmetoğlu, iddialara göre Gülen okullarının sıradan mezunlarından değil. Okul yıllarında bilgi ve yeteneği ile öne çıkamasa da “hizmet çocuğu” olarak diğer öğrenciler arasında fark ediliyordu. Öğrenimi boyunca derslerde ciddi varlık göstermemesine karşın bütün gün hizmet’teki çalışmalarda aktif görev aldığı için dersleri olağanüstü başarılı notlarla geçiyordu. Bu durum “abi”lerin de gözünden kaçmadı ve Mehmetoğlu’nun kendisini de ‘abi’ yaptılar. Türkiye’de de, özellikle İzmir’de Gülen Cemaati adına gerçekleştirdiği faaliyetler yine Miq.az sitesindeki haberde yer alıyor.

Gülen okullarında ve yurtlarında faaliyetlerini sürdüren Mehmetoğlu’nun SOCAR türkiye’de üst düzey göreve atanması, onun etkinliğini daha da arttırmış oldu. Cemaat okullarından mezun olanların ve tarikat üyelerinin şirkete yerleştirilmesi de bizzat ‘Ilgar Abi’ tarafından yönlendirildi. Şirket yöneticileri tarafından hiç sorgulanmadığı için, Ilgar Mehmetoğlu’nun ‘kestiği başa’ zeval yoktu. Son zamanlarda şirket bünyesindeki AKP taraftarlarının belirlenmesi ve işten uzaklaştırılması da yine Mehmetoğlu’nun faaliyetleri arasında yer alıyor.

SAADETTİN KORKUT’UN CEMAAT BAĞLANTISI

Sitenin iddialarına göre, Azerbaycan milli kahramanı Ali Mustafayev’in oğlu Tural Mustafayev, Elnur Veliyev, İlkin Sadıqzade, Özkan Alptürk, Serkan Aksüyek gibi bazı çalışanlar da Ilgar Mehmetoğlu tarafından paralel yapı üyesi olmadıkları için işten el çektirildi ya da daha pasif görevlere getirildi. Benzer şekilde Dr. Fuzuli Nasırov’un da üstün bilgi ve tecrübelerine rağmen Gülen tarikatına itirazları ve olumsuz görüşleri nedeniyle Petkim’deki işine son verilmesi aynı sebebe bağlanıyor.

Kızağa çekilen personel yerine, tecrübesi yeterli olmamasına rağmen Ilgar Mehmetoğlu’nun uzun yıllar yardımcılığını yapan Yaşar Çoruh ve Petkim İnsan Kaynakları Müdürü Rakif Ferecov gibi isimler FETÖ’nün faaliyetlerini grup içinde daha rahat sürdürebilmesi için şirKET bünyesinde görevlendirilmiş.

Habere göre, halen Petkim Genel Müdürü olan Saadettin Korkut da Ilgar Mehmetoğlu’nun girişimleriyle göreve getirilmiş. Daha önce Naksan’da çalışan Korkut’un cemaat bağlantısı da bu yıllara dayanıyor. İddialara göre Saadettin Korkut, çalışmaya başladıktan sonra başörtülü kadın personele karşı tavır alarak hükümete yakın olduğunu düşündüğü yönetim kadrosundan pek çok kişiyi işinden etmiş. Korkut ayrıca Petkim’in ihalelerini de Samir Kerimli’nin talimatları doğrultusunda paralel yapıya yakın firmalara vermekle de itham ediliyor.

GÜLEN CEMAATİNİN SON BAŞARISI

Kenan Yavuz’un SOCAR Türkiye’deki CEO’luk görevinden ayrılmasını da FETÖ’nün şirket içindeki nüfuzuna bağlayan Miq.az sitesine göre paralel yapı etkisiyle Yavuz’un önce yetkileri elinden alındı, daha sonra da CEO’luktan uzaklaştırıldı. Böylelikle FETÖ/PDY üyesi olan yöneticilerin önündeki en büyük engel de ortadan kaldırılmış oldu.

(BÜLENT PINARBAŞI)