İzmir Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Yurdakul: ‘ALİAĞA EN ÇOK KAN BAĞIŞI ORANINA SAHİP İLÇE’

26 Mayıs 2017, Cuma 06:50

     


Aliağa’da, Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezi ile İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri anısına başlattığı “İzmir Sana Kanım Feda” adlı kan bağışı kampanyasına destek veren okullar için sertifika töreni düzenlendi.

Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezi ile İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında 15 Temmuz Şehitleri anısına başlatılan “İzmir Sana Kanım Feda” isimli kan bağışı kampanyasına destek olan Aliağa’daki 12 okul için Atatürk İlkokulu’nda sertifika töreni düzenlendi. Sertifika törenine Türk Kızılayı İzmir Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Burak Yurdakul, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ogün Derse, kampanyaya destek olan okulların idarecileri ve öğretmenleri ile Okul Aile Birliği temsilcileri katıldı.

DERSE: ‘OKULLARIMIZ DUYARLI DAVRANDI’

İlçe Milli Eğitim Müdürü Ogün Derse, sertifika töreninde yaptığı konuşmada, “Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezi ile İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında yapılan protokol gereği ‘İzmir Sana Kanım Feda’ sloganıyla İzmir’deki okullarımızda kan bağışı kampanyası başlatıldı. Biz de Aliağa olarak bu konunun önemini biliyorduk. Arkadaşlarımızla paylaştık ve okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz, velilerimiz sağ olsunlar bu konuda çok duyarlı davrandılar. Rekor miktarda kan bağışında bulunarak bizleri onurlandırdılar. Hepinizi bu konuda kutluyorum.” diye konuştu.

YURDAKUL: ‘KIZILAY’IN HALİ O KADAR KÖTÜYDÜ Kİ...’

Ogün Derse’nin ardından söz alan Türk Kızılayı İzmir Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Burak Yurdakul ise günümüzde Türk Kızılayı’nın kan bağışında geldiği nokta ve “İzmir Sana Kanım Feda” projesi ile ilgili detaylı bilgiler verdi. Kurum olarak güvenli kan temini programına 2005 yılında başladıklarını belirten Yurdakul, ‘Bundan önce Kızılay’ımızı 1999 yılındaki Gölcük depreminde duymuştuk ve çok olumsuz bir şekilde duymuştuk. Bu bizim için bir dönüm noktası oldu. Bütün faaliyetlerimizi devletimizin de desteğiyle yeniden gözden geçirdik. Öncellikle 2000 ile 2005 yılları arasında afet organizasyonumuzda yeniden yapılandık. 2005 yılında Sağlık Bakanlığının bize verdiği görevle kan bankacılığında Türkiye’deki bütün koşulları biz sağlamaya çalıştık. Biz eskiden de kan bankacılığı ile ilgileniyorduk ancak bunu çok küçük çaplı yapıyorduk. Ülkemizdeki kan bankacılığı hastaneler üzerinde dönüyordu. Bir yakınımıza kan lazım olduğunda ‘Bize iki üç kişi getirin’ diyorlardı ve bulup öyle hastanelere gidiyorduk. Bunu hepimiz yaşadık. Çaresiz bir şekilde hastanelere kişi götürmek için telefonları sarılıyorduk, eşimizi dostumuzu arayıp hastanelere yönlendirmeye çalışıyorduk. Bu çağdaş bir yöntem değildi. Çağdaş ülkelerde uygulanan sistem hemen bir afet, bir kaza ya da ihtiyaç anında stoktaki kanın kullanılmasıydı. Ancak bizim kan bankalarımızın hali o kadar kötüydü ki, bırakın stokta kan olmasını, kanı aldığınızda düzgün bir kayıt sistemi bile yoktu. Belki bazı kan bankalarında bulaşıcı hastalıklarla ilgili test bile yapılmıyordu.” dedi.

‘EN ÇAĞDAŞ TESTLER KULLANILIYOR’

Bu yaşanan sıkıntıların son bulması için, Sağlık Bakanlığının konu tek elden yürüsün diye görevi kendilerine verdiğini ifade eden Yurdakul, “Biz de çağdaş bir kan bankacılığı uygulamasına başlamaya gayret ettik. Öncelikle bölgelerimizde organizasyonlar yaptık. Bölge kan merkezleri açtık. Bizim bölgemizin merkezi İzmir’de. Bize bağlı olan 7 kan merkezinde faaliyet gösteriyoruz. Bu kan merkezlerinde toplanan bağışlar her gün bize geliyor. Bağışlanan kan burada 3 ürüne ayrılıyor. Yani bir ünite kanla 3 farklı kişiye yardımcı olabiliyoruz. Her şeyden önemlisi şu an dünyanın kullandığı en çağdaş testler kullanılarak testlerinden geçiyor. Ayrıca çok çağdaş yöntemlerle kan guruplarımıza bakılıyor. Bunların sonucunda sağlıklı çıkan her kan, hastanelerden gelen talepler doğrultusunda hastanelerimize gönderiliyor.” ifadelerini kullandı.

‘KAN, PARA İLE SATILIYORDU’

Ege Bölgesi’ndeki 136 hastanenin kan ihtiyacını karşıladıklarını vurgulayan Yurdakul, “Şu an Ege Bölgesi’nde 136 hastane var. Öyle bir konuma geldik ki 2005 yılında 30 bin ünite kan alırken, şu an 350 bin ünite kan alıyoruz. Bunları hep sizlerin desteğiyle yapıyoruz. Bu 136 hastanenin 134 tanesinin kan ihtiyacını yüzde yüz Kızılay karşılıyor. Aliağa’daki Devlet Hastanesi de buna dahil. Kimse kan arama sıkıntısı yaşamıyor. Bakın, nereden nerelere gelmişiz. Kana ihtiyacı olan kimse elinde kan istek belgesi ile bize gelmiyor. Biz, kana ihtiyacı olan herkes için hastanelerimize kendi araçlarımızla kanlarımızı götürüp bırakıyoruz ve bunlar için tek kuruş para almıyoruz. Biliyorsunuz eskiden ‘Kan parayla satılıyor’ şeklinde söylemler vardı. Bu gerçekten 10 yıl öncesine kadar doğruydu. Kana ihtiyacı olan herkes kan için belli bir para veriyordu. Ama güvenli kan temini programı ile beraber bu sıkıntılar da ortadan kalktı. Eğer böyle bir uygulama yapan bir hastane, bir sağlık kuruluşu ile karşılaşırsanız onları da mutlaka bizlere bildirin, biz Sağlık Bakanlığı ile birlikte gerekli cezai işlemleri yaparız.” dedi.

‘ALİAĞA EN ÇOK KAN BAĞIŞI ORANINA SAHİP İLÇE’

Aliağa’nın ülke ve İzmir geneline oranla kan bağış oranının çok yüksek olduğunu kaydeden Yurdakul, “Biz genelde biliyorsunuz, şehir ya da ilçe meydanlarında çalışıyoruz. Aliağa’da da meydanda sürekli kan bağışı araçlarımızı görüyorsunuz. Yeri gelmişken şöyle bir parantez açmak lazım, Aliağa İzmir’in ilçeleri arasında en çok kan bağışı oranına sahip ilçemiz. Yüzde 8’lik bir oranı var. Ülkemizdeki oran yüzde 3,5. Aliağa özellikle de bayan bağışçı oranında ülkemizin hemen hemen iki katı bir orana sahip. Bu da çok güzel bir gösterge. Bu senenin başında da oturup farklı bir şey nasıl yapabiliriz diye düşündük. Kan bağışı konusunda daha geniş alanlara yayılmak için okullarımız vasıtasıyla bunu yapabiliriz diye düşündük. İl Milli Eğitim Müdürümüz ile paylaştık. Onlar da konuya çok sıcak baktılar. ‘İzmir Sana kanım feda’ adında bir proje başlattık. Milli Eğitim Müdürlüğümüze, öğretmenlerimize, okul müdürlerimize sunumlar yaptık. Konunun önemini anlatıp destek istedik. Sonrasında da uygulamalarımıza başladık. Bizim hep Ocak, Şubat ve Mart aylarında çok büyük sıkıntımız olurdu, hava koşullarından dolayı. Yanlış inanışlar nedeniyle insanlarımız kan vermekten kaçınıyorlardı. Ancak bu sene okullarımızın desteğiyle bu üç ayda hiç sıkıntı yaşamadık. O kadar yararlı oldu ki, biz bir gün bile bir hastanenin kan ihtiyacını karşılama konusunda sıkıntı çekmedik. Bunlar hep okullarımızın desteğiyle oldu. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Bu kampanyayı geleneksel hale getirmeyi düşünüyoruz.” dedi.

OKULLARA SERFİTİKALARI VERİLDİ

Yapılan konuşmaların ardından, ‘İzmir Sana Kanım Feda’ kampanyasına destek olan okulların müdürlerine teşekkür sertifikaları takdim edildi. Toplamda 433 ünite kan bağışında bulunan; Atatürk Ortaokulu ve İlkokulu, Petkim İlkokulu, Aliağa Ortaokulu, Petrokimya Ortaokulu, Şehit Çavuş Bülent Kula Ortaokulu ve İlkokulu, Şakran Hasbi Şengül İlkokulu, Mustafa Güngör Çolakoğlu Lisesi, Yenişakran Ortaokulu ile Cumhuriyet İlkokulu’nun müdürlerine Türk Kızılayı İzmir Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Burak Yurdakul ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Ogün Derse tarafından sertifikaları verildi.

(VOLKAN GÜNDÜZ)