"SÖZDE 'SIKIYÖNETİM DİREKTİFİ' EMRİNİ ELİMİN TERSİYLE İTTİM"

26 Temmuz 2017, Çarşamba 07:14

     


İzmir'de Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin 271 sanık hakkındaki duruşmada, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep tanık sıfatıyla ifade verdi.

Aliağa Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü'nde İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine dönüştürülen salondaki duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayda alınan duruşmada tanık olarak ifadesine başvurulan Orgeneral Recep, 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gün mesai bitiminin ardından konutuna geçerek istirahate çekildiğini söyledi. Recep, saat 22.00 sıralarında, evinde misafir olan kayınbiraderini telefonla arayan kızının, Ankara'da jetlerin uçtuğunu ve silah seslerinin duyulduğuna ilişkin bilgi vermesinden sonra haber kanallarından gelişmeleri takip ettiğini belirterek, cep telefonuyla görüştüğü İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato'ya, kendi insiyatifinde bir askeri hareketliliğin olmadığını söylediğini ifade etti. Dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile yaptığı görüşmenin ardından üst komutanları aramaya çalıştığını ancak onlara ulaşamadığını vurgulayan Orgeneral Recep, akabinde hızlı bir şekilde saat 23.00'te karargaha ulaştıklarını kaydetti.

Karargahın santralinin kapatıldığını, telefonların kesik olduğunu öğrenmesinin ardından talimat vererek yeniden açtırdığını beyan eden Orgeneral Recep, şöyle konuştu: "Tutuklu sanık eski Tuğgeneral Hakan Eser, 'Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesajı okudu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) yasal hiyerarşik mekanizmalarına uymayan bir iradeyi tanımlayan bu evrak ve santralin kapatılması, bende bilgi sahibi olmadığım birtakım kanuni olmayan girişimlerin olmak üzere olduğu şüphesi yarattı. Sonra sözde 'Sıkıyönetim Direktifi' emrini elimin tersiyle ittim. Makamıma geçtiğimde cep telefonundan sırasıyla kuvvet komutanları ile Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ı aradım ancak hiçbirine ulaşamadım. Komuta kademesinde hiç kimseye ulaşamadığımdan olayların emir komuta zinciri dışında yasa dışı bir hareket olduğu kanaatine vardım."

Darbe karşıtı yazılı mesaj

Orgeneral Recep, kentteki gelişmelerle ilgili İzmir Valisi Erol Ayyıldız, dönemin İzmir Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya ve İl Jandarma Komutanı Albay Hasan Koçyiğit ile görüşmeler yaparak bilgi aldığını anlattı. Ege Ordusu Komutanlığı ve İzmir Garnizon birliklerinin durumlarını tespit etmek ve sözde 'Sıkıyönetim Dirtektifi' evrakına göre hareket etmemelerini temin için birlik komutanlarını telefonla aramaya başladığını dile getiren Recep, "Ege Ordusu Komutanlığı Adli Müşaviri Hakim Albay U.Z'ye saat 01.30 sıralarında bu mahiyette darbe karşıtı bir yazılı mesaj hazırlanarak birliklere iletilmesi talimatı verdim. Yoğunluk nedeniyle zaman çok hızlı geçti. Mesajın gecikmesi üzerine U.Z ile tekrar görüştük ancak mesajın saat 03.30 sıralarında çekildiğini öğrendim. Daha sonra mesajın hazırlanmasının gecikmesine ilişkin bir tespitim oldu." ifadelerini kullandı.

Orgeneral Recep, yıllık izinde olan ve o gece karargaha gelen tutuklu sanık eski Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen'e, karargahın güvenliği ve düzeninin sağlanması için emirler verdiğini anlattı. Hakbilen'in kendi bilgisi olmadan bir toplantı tertiplediğini öğrendiğini vurgulayan Recep, şöyle devam etti: "Daha sonra odamdan çıkarak toplantıyı dağıttım. Odama geri döndüğümde, Hakbilen yanıma geldi ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak'ın durumunu sordu. Ben de 'Sen, emrimde hareket ediyorsun, emirleri benden alıyorsun, görevine devam et' şeklinde cevap vermeme karşın kendisi ısrarla Orgeneral Çolak'ın durumunu öğrenmek istediğini, Kara Kuvvetleri Komutanlığından gelen emirlere uymak zorunda olduğumuzu söylüyordu. O an itibariyle Hakbilen'in de bu kalkışmanın içinde olduğu kanaati kuvvetlendi. Kendisini işten el çektirdiğimi derhal tebliğ edip odasına yolladım. Kısa süre sonra odasında çeşitli telefon görüşmeleri yapma gayretinde bulunduğu haberini alınca, telefon irtibatlarını kestirip Hakbilen'i gözetim altına aldım. Bir süre sonra Hakbilen'in Bergama Garnizon birliklerini İzmir'e sevk için emir verdiğini bana bildirdiler. İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Bato ile görüşmesinin ardından Hakbilen, eski Tuğgeneral Eser, eski Albay Oksal Çelik ile eski Yüzbaşı Eser Bingül'ü karargaha gelen emniyet personeline teslim ettik."

Derdest edilen tümamirallerin durumu

O gece en çok Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığında hareketliğin fazla olmasından, orayla çok sayıda görüşme yaptığını aktaran Recep, derdest edilen Tümamiral Hasan Nihat Doğan ile Tümamiral Aydın Şirin'in durumunu öğrenmeye çalıştığını belirtti.

Asıl görev yeri olan Eskişehir'e intikal için Kaklıç Hava Meydanı'nda bulunan tutuklu sanık eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan'ın, Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığındaki bir komutanla görüşme isteğini yerine getirmediğini dile getiren Orgeneral Recep, "Demirarslan'a üs bölgesinde birtakım general ve amirallerin bulunduğu yönünde bilgiler alındığını ilettim ancak kendi istekleriyle orada bulundukları bilgisinin aktarıldığını belirtti. Demirarslan'a Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı olarak olaylara müdahil olmasını, her türlü uçak hareketinin engellenmesini, hatta F-16 savaş uçaklarının dahi devreye sokularak uçuşların bir an önce kesilmesi gerektiğini bildirdim. Kendisi, bulunduğu bölge itibariyle herhangi bir hareketlenmenin bulunmadığını belirterek, 'Bir yetkilinin size ulaşmasını temin edeceğim.' dedi. Kendisiyle birkaç kez konuşmama rağmen Çiğli'de herhangi bir yetkiliyle irtibat kurma imkanı elde edilemedi." beyanında bulundu. Duruşmada, sanık ve avukatları, Orgeneral Recep'e sorular yöneltti.

(AA)