Kıbrıs’taki Tarihi Mekânlar

31 Ekim 2016, Pazartesi 06:24

     


Kıbrıs’ta bir tatil geçirmek isteyenlerin eğer tarihi mekânlara bir merakı varsa doğru adresteler diyebiliriz. Çünkü Kıbrıs Selçuklu ve Osmanlı tarihinden izler taşıyan çok ünlü yapılarının yer aldığı bir bölgedir. Geçmiş yıllarda birçok uygarlığa ev sahipliği yapan bu bölgede Kıbrıs turları ile bir gezi sırasında sizi büyüleyecek yapıların olması gezinizi daha heyecanlı kılacaktır. Bu mekânları gezip dolaşırken kendinizi o yıllarda yaşıyormuş gibi hissedeceğiniz yerlerden en ünlülerini sizinle bu yazımızda paylaşarak bu konuda bir ön bilgiye sahip olmanızı düşündük. Böylece Kıbrıs turu aracılığı ile Kıbrıs adasına gittiğiniz zaman nereleri gezeceğinizi önceden kararlaştırabilirsiniz. www.sehrikeyf.com adresinde bir gezinti yaparak hangi turun size uygun olduğuna ya da hangi turun ne zaman başladığını öğrenip kendinize uygun seçimler yapabilirsiniz. Bir fiyat araştırması için de göz atabileceğiniz bu adres size tatiliniz hakkında yararlı bilgiler verecektir.

Salamis Antik Kent

İlk başta bir Aka kolonisi olarak kurulan Salamis Kentinin kurucusu Yunanistan’ın Salamis adasının kralının oğlu olan Tekfros olarak bilinir. Tekfros’un kardeşi Truva savaşında intihar eder ve babası Tekfros’u bunu önleyemediği için ülkeye bir daha giremeyeceğini söyler. Tekfros da yardımcıları ve savaşta esir düşen kişileri toplayıp Karpaz Yarım adasındaki Akalar sahiline gelip burada bir kent kurar. Bugün Salamis Kentine ait kalıntıları görmek isteyenlerin gidebileceği yerler arasında Gumnasium, Roma Hamamı, Roma Villası, Su Sayacı, Granir Forum, Agora, Su Deposu, Bizans Su Sarnıcı, Olimpia Zeus Mabedi gibi mekânları sıralayabiliriz.

Girne Kalesi

Kalenin yapılış tarihi net olarak bilinmemesinin yanı sıra bazı araştırmalar MÖ 3. YY’larda yapıldığını göstermektedir. Bu kalenin inşa edilme amacı zamanında yaşanan Arap akınlarına karşı bir savunma amaçlıdır. En önemli bölümlerini Kral Dibelin’in yaptığı bu kale savaşın olmadığı zamanlarda dinlenme amaçlı kullanılırken savaşın olduğu dönemlerde sığınma amaçlı kullanılmıştır. Ceneviz akınlarından dolayı çok büyük hasarlara uğrayan bu kale daha sonra geliştirilerek top atışlarına bile dayanıklı bir yapı haline getirilmiştir. 1570 yılında Osmanlının savaşmadan aldığı bu kale günümüzde arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkarılan tarihi eserlerin sergilendiği bir müze görevi görmektedir. Bu kale içerisinde bulunan müze ve diğer önemli mekânlar arasında ise Batık Gemi Müzesi, Vrysi Neolitik Yerleşim Yeri Seksiyonu, Pınarbaşı Mezarı, Ortaçağ Zindan Seksiyonu, Akdeniz Kral Mezarı vardır.

Saint Hilarion Kalesi

Kale adını Aziz Hilarion’dan almaktadır. Aziz Hilarion Kudüs’te yaşanan Arap istilaları sonucunda Kıbrıs’a göçüp ve burada hayatının geri kalan zamanını ibadetle geçiren tarihin önemli adamlarından biridir. Hilarion 370 yılında bu kalenin bulunduğu alanda ilk önce kilise ve manastır yapmıştır ama daha sonra bu manastır daha güçlü bir hale getirilerek Arap akınlarından korunma amaçlı bir kale şeklini alır. 13. Yy’da Lüzinyan tarafından ilaveler yapılan bu kale o dönemlerde askeri amaçlı kullanılmasının yanı sıra ikamet amaçlı da kullanılmıştır. Bu yüzden kale Bizanslılara ait izler taşırken aynı zamanda da Lüzinyan döneminden de izler taşımaktadır. 1489’da Venedikliler Kıbrıs’ı işgal ettiğinde bu kalenin denize uzak olduğu için savunma amaçlı kullanılamayacağına karar verip yıkmıştır.

Bufavento Kalesi

Bufavento kalesi günümüze kadar birçok farklı isimle bilinmektedir. Kale 101 odaya sahip olduğu için bu isimlerden bir tanesi de 101 evlerdir. İnanışa göre bu 101 oda kayıptır ve eğer kim bu 101 odayı bulup içeri girmeyi başarırsa o kişi cennet kapısını bulmuş sayılacaktır ve oradaki saymakla bitirilmeyecek hazinelerin sahibi olacağına inanılır. Bu kaleyle ilgili anlatılan rivayete göre cüzamlı bir Bizans prensi bu kaleye gelerek kendini insanlardan uzak tutmak ister. Prensin köpeği de cüzamlı olduğu için yanında sadece köpeği vardır. Bu köpek her gün kaleden çıkıp bir süre sonra geri dönermiş. İlerleyen zamanlarda prens köpeğinin iyileştiğini görünce bunu takip eder ve köpeğin bir su kaynağına girdiğini görür. İyileşmesinin sebebinin bu olduğunu düşünür bundan sonra o da köpeği ile her gün bu kaynağa girip yıkanır ve gün geçtikçe kendinin de iyileştiğini fark eder.