TANIK, “HALK DEMOKRASİYİ LÜKS OLARAK GÖRÜYOR”

14 Ekim 2016, Cuma 06:16

     


Çankaya Belediye Eski Başkanı, Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Eski Genel Başkanı Bülent Tanık, ‘Yerel Yönetimler ve Demokrasi’ konulu söyleşiye katılmak üzere CHP İlçe Başkanlığı’nın davetlisi olarak Aliağa’ya geldi.

Çankaya Belediye Eski Başkanı, Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Eski Genel Başkanı Bülent Tanık, CHP Aliağa İlçe Başkanlığı tarafından parti ilçe binasında düzenlenen ‘Yerel Yönetimler ve Demokrasi’ konulu söyleşiye katıldı. Tanık, partililerle yerel yönetimler ve demokrasi konusundaki tecrübelerini paylaştı. Söyleşi öncesi bir konuşma yapan CHP Aliağa İlçe Başkanı Özcan Durmaz, kendilerini kırmayıp partililer ile buluşan Bülent Tanık’a teşekkür etti.

DURMAZ, “HEM YEREL, HEM GENEL SEÇİMLERE HAZIRIZ”

Türkiye’nin olağanüstü bir dönemden geçtiğini, ama ülkenin bir taraftan da seçimleri konuştuğunu kaydeden Durmaz, “Türkiye zannediyorum ki öncelikle yerel seçimleri yapacak. Kentlerin yeni yöneticilerini seçecek. Bizde CHP olarak hem yerel seçimlere hem genel seçimlere hazırız. Erken yerel seçimin de konuşulduğu tabloda Türkiye’nin yeni yerel yöneticilerinin nasıl olması gerektiğini konuşmak zorundayız diye düşünüyorum. Biz öncelikle bunu Aliağa’da konuşacağız. Yerel yönetimler ve demokrasi konusunda çok uzun yıllar düşünce üretmiş, kafa yormuş, görüş oluşturmuş ve bunları toplumla paylaşmış bir büyüğümüzden, belediye başkanı olarak da bunları uygulayıp hayata geçirmiş bir büyüğümüzden bu konuyu bize anlatmasını isteyeceğiz” diye konuştu.

TANIK, “BÖLGENİN YABANCISI DEĞİLİM”

Durmaz’ın ardından söz alan Bülent Tanık, ‘Yerel Yönetimler ve Demokrasi’ konusunda partililer ile deneyimlerini paylaştı. Bu bölgenin yabancısı olmadığını, geçmişte birçok planlama ve etkinlikte aktif olarak yer aldığını söyleyen Tanık, “Bu bölge benim aslında bir bakıma ikinci vatanım. 1980’li yıllarda TMMOB yöneticiliği yaparken bu bölge sıklıkla geldiğim bir yerdi. Dönemin Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven ile birlikte yaptığımız istişareler sonucu 1989 yılında Bakırçay Belediyeler Birliği tüzüğünü ben yazdım. Ayrıca Aliağa’da Necmettin Giritlioğlu’nun sendikal faaliyetleri ile birlikte buranın işçi kökenine dönük geçmişinden de cesaret alarak Dikili’nin kardeşi olacak bir emek şenliği düzenlenmesi konusunu kararlaştırdık. Bu ikisi ile ilgili başlatıcı inisiyatifler arasında emeği bulunan birisi olarak buranın ikinci yurdum olduğunu söyleme hakkını kendimde buluyorum. Fahri bir hemşehriniz olarak görüyorum kendimi” diye konuştu.

“MEVCUT İKTİDAR MUHTARLARDAN AJANLIK YAPMALARINI İSTİYOR”

Belediyeleri, bugün yerel yönetimler kavramının en başat kurumu olarak tanımlamak gerektiğini kaydeden Tanık, “ Kayyumlar yerel yönetim midir? Bunu da takdirinize bırakıyorum. Belediyeler dışında köyler var. Mevcut iktidar, köyleri statü olarak son yıllarda mahalleleştirme ve kapatma yönünde bir süreç izliyor. Köyler ile ilgili 1930’lu yıllarda geliştirmiş olduğumuz düzenlemeleri 50’li yılların sonrasında büyük ölçüde terk ettiğimizi ve köyleri sahipsiz bıraktığımızı, köy yönetimini, köy örgütlülüğünü, demokrasi yapılanmasının ve kendini yönetebilir birimlere dönüştürmenin terk edildiğini unutmamamız gerekiyor. Örneğin muhtarlar özerk yöneticiler olmalı. Bugün muhtar kavramının özerkliğinden söz etmek mümkün mü? Hayır. Muhtar bugün idarenin düşük ücretli görevlisi statüsündedir. Seçilenler ve dik duruşlarını sürdürenler de var aralarında. Ama devletin son yıllardaki bakışı ‘Muhtarlıklar olmasın, olacaksa bize ajanlık yapsınlar’ yönünde. Bizim istediğimiz muhtarlıkların gerçekten özerk yapılar olmalarıdır. Muhtarlar, mahalle örgütlülükleri, köy örgütlülükleri ve belediye örgütlülükleri olmadığı zaman bir ülkede demokrasiyi savunmanın mümkün olmadığını hepimizin kabul etmesi gerekiyor” dedi.

“DEMOKRASİ LÜKS OLARAK GÖRÜLÜYOR”

Halkın büyük bir bölümünün gözünde demokrasinin gereksiz ve lüks bir şeymiş gibi görüldüğünü ifade eden Bülent Tanık, “Demokrasi deyince o kadar çok laf akla geliyor ki, demokrasi ile ilgili söylenmedik söz yok ama ortada demokrasi yok. Dünyanın hemen hemen her yerinde demokrasi ile ilgili ciddi bir sıkıntı ve inançsızlık yaşandığını ifade etsek yanlış bir şey söylemiş olmayız diye düşünüyorum. Genelde halkımızda şöyle bir deyim olduğunu biliyorum, ‘Demokrasi lüks bize. Bizim halkımız buna çok yatkın değil. Biz demokrasi deyince kargaşa ve kaos yapıyoruz. Çok vakit kaybettiriyor, iktidar hızlı ve güçlü olmalı. Güçler bir merkezde toparlanmalı, bize disiplin lazım.’ Bu çok yaygın bir kanaat. Hâlbuki demokrasi senin kendi kendini yönetmendir. Şiddetsiz çözümdür. Demokrasi uzlaşma ekseni üzerinde toplumu geleceğe taşıyacak yolun bulunmasıdır. Onun için sabır ve itidal bizim için önemlidir. Bunu söyleyebiliyorsak demokrasinin arkasında durma gücünün iyi olacağı kanısındayım” ifadelerini kullandı.

(VOLKAN GÜNDÜZ)