ABDURRAHİM AYDEMİR:“ALİAĞA’NIN VERGİSİYLE KARŞIYAKA’YA TRAMVAY YAPILIYOR”

24 Eylül 2016, Cumartesi 06:10

     


MHP Aliağa İlçe Başkanı Aydemir, genel değerlendirmelerde bulunduğu açıklamasında Serkan Acar’ın MHP’den ihraç edildiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını, böyle bir şeye kendilerinin de rızalarının olmadığını belirtti.

MHP Aliağa İlçe Başkanı Abdurrahim Aydemir, 15 Temmuz darbe kalkışmasının ardından yaşananlar, MHP’deki ihraçlar ve Aliağa gündemine ilişkin Aliağa Ekspres gazetesine açıklamalarda bulundu.

BANKAYI VATANDAŞ MI AÇTI?

Darbe kalkışmasının ardından açığa alınan kamu personeli ve iş akdi feshedilen firmaların mağduriyet şikayetlerinin de terör örgütünün bir oyunu olabileceğini belirten Aydemir “Aliağa’da FETÖ’yle bağlantılı olarak açığa alınan, iş akdi feshedilen pek çok insan var. Operasyonlar başladı ama; sıkça kullanılıyor ‘at izi it izine karıştı’ diye, gerçekten de bu biraz sanki FETÖ terör örgütünün oyunu gibi gelmeye başladı. Şöyle ki, süreci sulandırıp hiç olmayacak insanların gözaltına alınması toplum nezdinde infial yaratsın gibi bir projesi gibi geldi bana. Alınanlara bakıyorsunuz, bu işin en büyük mümessili siyasi ayağı. Yıllardan beri siyasi olarak korundu, methiyeler yağdırıldı, eleştirenler çok sert şekilde eleştirildi. Genel başkanımıza kadar çok ağır ithamlarda bulunuldu. Sayın Bahçeli okyanus ötesindeki şahsı eleştirdiği zaman ‘Sen Hocaefendi’ye nasıl böyle bir şey diyebilirsin, onun makamı şöyle, böyle...” diye bir sürü şey söylendi. Şimdi buna göre günümüze baktığımız zaman, alınması gereken lokomotifler ortada yok. Bakıyorsunuz Aliağa’da bir esnaf alınmış. Esnafın durumuna bakıyorsunuz; olabilir, sempati duymuş, manevi duygularla bağlanmış olabilir. Bu suç değil ki. Adamın biri bankaya para yatırmış, onun için açığa almışlar. Bankayı o vatandaş mı açtı? Devlet açtı sonuçta. Banka açık olduğu sürece zamanında kredi kullanan da kredisini ödemek mecburiyetinde, iş yapan da devam ettirmek zorunda. Banka ne zaman kapanır, o zaman iş biter. Hem banka açık, hem para yatıranı açığa alıyorsunuz. Her gün onlarca insan beni arıyor. Biri akademide okuyup polis memuru olmuş, akademi mezunu olduğu için görevden uzaklaştırılmış. Biri vergi dairesinde, dört beş yıl önce FETÖ bağlantılı bir milletvekili ile mecliste görüştüğü için açığa alınmış. Bu vatandaşların ne günahı var? Bu işin esas siyasi ayağı önemli. Bunlara maddi destek sağlayan, manevi olarak önünü açan, her türlü okul açmasına vesile olan kimlerse bunların çıkması lazım. Hükümette belli makamlarda görev yapmış kişiler de var işin içinde. Bunlarla ilgili hiçbir şey yapılmıyor. Devletin kozmik odasına kadar bakanlıkları kullanarak girdiler. Bu gizli sırları kimlerle paylaştıkları belli değil. Petkim’e operasyon yapıp teknikeri, işçiyi alıyorsunuz. Bunların her tarafı FETÖ’cü olsa, terörist olsa ne olur? Bunların ağababalarını bulmak lazım. Dolayısıyla, bu konuda bir mağduriyet var. 20 gün kadar önce ben Ankara’ya Genel Merkezimize uğradım, orada bir masa oluşturulmuş, akşama kadar mağdur insanlar gözyaşları içerisinde oradalar. Bir de şimdi Bylock diye bir program kullandığı iddiasıyla görevinden alınanlar var. OHAL olduğu için çok da fazla bu konulara girmek istemiyoruz devletimize karşı ama neticede bu tür mağduriyetler çok geliyor bize.” şeklinde konuştu.

BİZİM İÇİMİZDEN VATAN HAİNİ ÇIKMAZ

Milliyetçi Hareket Partisi’nin başından beri okyanus ötesindeki bu büyük tehlikeye karşı tavrının aynı olduğunu söyleyen Abdurrahim Aydemir “MHP başından beri, 17/25’ten önce de bu oluşuma karşıydı. Milletimizin hayrına çalışmadığı kanaati vardı. Örgüt başının bazı konuşmaları ortaya çıktı. ‘Mülkiyeyi ele geçirin, savcılığı ele geçirin’ diye... Ülkeden kaçtı, hakkında davalar açıldı, sonrasında beraat ettirildi. Hatta ‘özlemle’ memlekete çağırıldı. Özellikle sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, grup konuşmalarında okyanus ötesiyle ilgili hep eleştirilerde bulunmuştur. Dolayısıyla, bizim içimizde bu yapının barınması mümkün değil. Buna müsaade etmeyiz. Aliağa’da da bizim içimizden örgütle bağlantılı herhangi bir şey çıkması mümkün değil. Bizim içimizden vatan haini çıkmaz. Memlekete zararı dokunacak bir durum fark edildiğinde hemen elimizi çeker ve karşısına dikiliriz.” dedi.

PKK NE İSE FETÖ DE AYNISIDIR

Ülkenin terör belasından kurtulması için bütün terörist unsurlara karşı yöneticilerin kararlı bir şekilde hareket etmesi gerektiğini ifade eden MHP Aliağa İlçe Başkanı Abdurrahim Aydemir “Yargı süreci devam ediyor. Bizim nazarımızda bu yapının meşru olmadığı kesindir. 15 Temmuz’da FETÖ, silahlı bir terör örgütü olduğunu kanıtladı. Milletin silahını millete doğrulttu. Meclisimiz bombalandı, bir sürü şehit verdik, Cumhurbaşkanlığı Köşkü bombalandı. Bizim gözümüzde PKK ne ise FETÖ de aynıdır. Fethullahçı diye insanlar nasıl toplanıyorsa, PKK ile ilgili de aynı şeyin yapılması lazım. PYD’si, PKK’sı, YPG’si... bunların hepsi Türk düşmanı ve hayrımıza olmayan yapılardır. Kim varsa, milletvekili, işadamı hepsinin toplanıp hesap sorulması lazım. İşverense devlet kapılarında bir daha iş verilmemeli, memursa memurluktan uzaklaştırılmalı. Devletin içinin temizlenmesi lazım. Ülkemizin ve ülkeyi yönetenlerin bu konuda kararlı olması lazım. Türk polis teşkilatına gerekli yetkinin verilip arkasında da durulması lazım. Yoksa bizim bu terör belasından kurtulmamız mümkün değil. Başka çare nedir derseniz; halkın gözünde bu yaşananlardan dolayı hükümete karşı güven yoktur. Halkımız Milliyetçi Hareket Partisi’ni deneyebilir. MHP’nin bu güne kadar söylediği kaygılandığı durumların hepsinin gerçekliği bir bir ortaya çıkmıştır. Denesinler MHP’yi, baksınlar devletin içi nasıl temizleniyor. Siyaseti kendiniz için yaparsanız siyasetçi olursunuz, makamı kurtarmak için her türlü tavizi verirsiniz. Siyaseti halk için yaparsanız, o zaman devlet adamı olursunuz.”

KIRILMA NOKTASI BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMASI

Kalkışma gecesi ilçe dışında olduğunu ve ilgili birimlerle hemen irtibata geçtiğini söyleyen Aydemir, darbenin asıl kırılma noktasının MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin televizyonda darbeye karşı hükümetin yanında durduklarını bildiren açıklamasının olduğunu söyledi. Aydemir “15 Temmuz gecesi ben Aliağa dışındaydım. Bu haberler sosyal medyaya düşmüştü. Televizyonlarda da köprünün tutulduğunu görünce Genel Merkez’i aradım. Oradan asayiş tedbiri gibi söylendi ama bir telaş vardı. Muhtemelen Genel Merkez’e bilgi gitmişti. Sonra İl Başkanlığı’nı aradım. Oradan da yeterli bilgi alamadım. Emniyet müdürümüz ve İlçe Jandarma komutanımızı aradım; bir darbe kalkışması olduğunu öğrendim. Akabinde zaten Genel Başkanımızın açıklaması geldi. ‘Darbe kalkışmasına karşı hükümetimizin yanındayız’ dedi. Zaten darbenin kırılma noktası da orası oldu. Bu konuşmanın ardından hükümet kanadından da televizyonda açıklamalar geldi. Biz de sabaha kadar İl ve İlçe başkanlıklarımızla irtibat halindeydik. Sabahında Aliağa’ya geldim, zaten olay bitmişti.” Şeklinde konuştu.

İHRAÇLAR GENEL MERKEZ’İN TAKDİRİ

MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli’ye karşı adaylığını açıklayan Meral Akşener ve çağrı heyetinin partiden ihraç kararını da değerlendiren Aydemir “Meral Akşener ve Çağrı Heyeti’nde yer alan arkadaşların partiden ihraç edilme kararı bizi aşan bir mesele. Genel Merkez’in takdiridir. Aday adaylığı döneminde izlenen yollardan dolayı Genel Merkezimiz bu yönde bir karar aldı. Ramazan Bayramı’nda Genel Merkez’le aynı saatte başka bir yerde bayramlaşma düzenlenmiş olması, sanki partiye karşı bir hareket gibi algılandı. Kurultayı bir tek madde için toplayıp orada 13 maddeyi birden değiştirdiler. Amaç aşılınca Genel merkez de böyle bir takdir kullandı. Keşke yaşanmamış olsaydı bunlar. MHP’de FETÖ’cü bir yapı olması mümkün değil. Ama Meral Akşener’in geçmişte içişleri bakanı olduğu dönemdeki bazı konuşmaları ortaya çıktı. Gerekçesi bu mudur, değil midir bilemiyorum.” dedi.

SERKAN ACAR İMZA VERMİŞ OLABİLİR

Kurultay sürecine destek veren delegelerin isim listesinin ‘partiden ihraç edilecekler’ şeklinde bazı yayın organlarında yer almasını da eleştiren Aydemir “Yok öyle bir şey. Meral Akşener ile birlikte hareket eden bir haber sitesi sahibi, FETÖ’den kendisine operasyon yapılınca kurultaya imza veren delegelerin isimlerini Genel Merkez’in ihraç listesi gibi yayınladı. Biz Genel Merkezimizle de görüştük, öyle bir şey yok. Bizim de öyle bir şeye rızamız yok. Listede belediye başkanımız Serkan Acar’ın da adı var. Kendisi imza vermiş olabilir. Bu demokratik bir haktır. Hakkını kullandı diye kimse ihraç edilmez. Hiyerarşik yapıyı aşarak, partiye ve Genel Başkanımıza karşı çirkin bir laf ve davranışta bulunulmamışsa Genel Merkez öyle kolay kolay ihraç etmez. Bu olay, bazı muhaliflerin sosyal medya üzerinden paylaşarak oluşturduğu gerçeklik payı olmayan bir haberden ibaret.” dedi.

BELEDİYE HİZMETLERİNDE AKSAMA YOK

Darbe kalkışmasının ardından yaşanan gelişmelerin Aliağa’ya yansımalarını da değerlendiren Abdurrahim Aydemir şunları söyledi: “FETÖ operasyonları, zaten sıkışmış olan ekonomiyi iyice daralttı. Parası olan da önünü göremediği için herhangi bir yatırım yapmıyor. Ödemeler sıkıştı, iş hacmi yok. Aliağa’da hiç değilse Tüpraş’tan, Petkim’den dolayı bir hareketlilik var. Diğer bölgelerde daha büyük sıkıntılar var. İnsanlar önünü göremez oldu. Hem dışarıda güven kaybı yaşanıyor hem içeride. Girişimci yatırım yapmıyor, nakitte kalmayı tercih ediyor. Ama belediyemizin hizmetlerinde herhangi bir aksama yok. Hizmetler sorunsuz devam ediyor. Aliağa’da, demir çeliklerin olduğu bölge büyükşehir yasasından dolayı köy statüsünde olduğu için, buradaki tesisler vergiden kaçmak istiyorlar. Bu belediye Aliağa’nın belediyesi, fabrikalar da Aliağa’da. Köy sınırında olsa ne olur olmasa ne olur? Aliağa Belediyesi’ne vergi vermemek, hizmeti aksatmak demektir. Büyük fabrikalar ‘köy statüsündeyiz’ diye vergi vermemeye çalışıyor. Bazıları ile anlaşma sağlandı. Habaş ödemeye başladı bildiğim kadarıyla. Bunun diğerlerine de örnek olmasını temenni ediyorum.”

SEÇİMDEN ÖNCE HİZMETİN ÖNÜ AÇILSIN

Son günlerde sıkça konuşulmaya başlanan erken seçimlerle ilgili Aliağa’da henüz bir hareketlilik yaşanmadığını söyleyen Aydemir, seçimlerden önce büyükşehir yasasının düzeltilmesi gerektiğini ve Aliağa’da hizmetin önünün açılması gerektiğini vurgulayarak “Aliağa’da erken seçimle ilgili bir hareket şimdilik yok. Hükümet böyle bir düşünce ortaya attı ama resmiyete kavuşmadı. Şimdilik yetki almış ve seçilmiş milletvekilleri, belediye başkanları var. Erken seçimden önce bunları düzenlemek, büyükşehir yasasını düzeltmek lazım. Milletin hizmet alması lazım. Bizi ilgilendiren Aliağa var. Aliağa’yı konuşup çözüm üretmek lazım. Görüyorsunuz Aliağa sıkıştı kaldı. Nüfus 2014’e göre neredeyse yüzde 50 arttı. Trafik sıkıştı, merkez boğuldu. Otobanın yapılması, çevre yolunun geçmesi lazım. Aliağa’ya hastane yapılması lazım. Kısacası Aliağa’nın önünün açılması lazım. Bunların önünde herkesin üzerine düşeni yapması lazım. Biz burada üç siyasi partiyiz. Üçünün de kendine göre yaptırım gücü var. MHP Aliağa’ya hizmet ediyor. Önü açıldığı sürece neler yapabileceğini, bu güne kadar yaptıklarıyla kanıtladı. Bundan sonra da projelerinin önü açılırsa, seçimden önce vaadedilen projelerin hepsi yapılır, fazlası bile yapılır. CHP Büyükşehir Belediyesi’ni temsil ediyor. Bakıyorsunuz Büyükşehir Belediyesi’nin yaptıklarına, üçüncü yılımızı tamamlıyoruz neredeyse, bu süre zarfında bir İnönü Caddesi’ni yapmışlar 8 ayda. CHP İlçe Başkanına bakıyoruz, büyükşehirden iki hafriyat kamyonu geldi mi hemen sosyal medyada paylaşıyor; ‘Büyükşehir şunu yapıyor, teşekkürler’ diye. Ne yapmış? Hizmet yok. Aliağa Belediyesi’nden vergisini alıp Karşıyaka’ya tramvay yapıyor. CHP’li diğer ilçe belediyelerine bakıyorsunuz, hiçbiri elini kımıldatmıyor, hepsini Büyükşehir Belediyesi yapıyor. Aliağa’ya bakıyorsunuz, Aliağa’da bir Ağapark’a Yalı Mahallesi’ndeki yolu yaptılar; bir haftada yapılması gereken yol 3 aydan beri bitirilmiyor. Altyapısı Aliağa Belediyesi’nden, malzemesi, bordürü, her şeyi Aliağa Belediyesi’nden; bir tek asfalt yapılacak, üç aydan beri sallıyorlar. AKP hükümeti temsil ediyor. Aliağa’nın çevre yolunun, battı çıktıların yapılması lazım bir an önce. Ya devretsinler Aliağa Belediyesi yapsın, yok kendileri yapacaksa bir an önce yapsınlar. Aliağa’ya bir tane tam teşekküllü hastane yapılması lazım. Ne kadar acıdır; hastanede görevli olan bir arkadaşımız hastanenin acil servisinde vuruluyor, Çiğli Hastanesi’ne sevk ediliyor. Ne kadar acı bir şey bu. Aliağa gibi bir ilçede tam teşekküllü hastane olsaydı, orada müdahale edilebilseydi belki de yaşayacaktı bu arkadaşımız. Bunları yaşamak hoş değil. Adalet ve Kalkınma Partisi İlçe Başkanımız burada hükümeti temsil ediyor, bu işleri çözmesi lazım. Ben defalarca dile getirdim. Hayati konudur hastane.” dedi. (BÜLENT PINARBAŞI)