22 Ekim 2017, Pazar

ŞU BİZİM ERMENİ MESELESİ

4 Haziran 2016, Cumartesi

     


Bülent PINARBAŞI
bulent@aliagaekspres.com.tr

1926 yılında basılan Büyük Sovyet Ansiklopedisi'nin üçüncü cildinde bizleri çok yakından ilgilendiren bir yazı yayımlandı. V. Gurko-Kryajin imzasıyla yer alan metnin başlığı "Ermeni Sorunu" idi. Söz konusu yazının Türkçe çevirisi 1998 yılında Aydınlık, 2005 yılında da Berfin Bahar Dergisi'nde yer almıştır. Bizler için önemi ise, henüz olaylar sıcakken ve tarafsız bir kalem tarafından yazılmasından kaynaklanmakta. 

***

Bu metne göre; Ermeni sorunu, büyük devletlerin Türkiye'nin zayıflatılması ve daha kolay sömürgeleştirilmesi arzusuyla ortaya çıkıyor. Oysa o yıllarda Türkiye Ermenileri'nden çiftçilikle geçinen Doğu Anadolu'dakiler haricinde sıkıntısı olan yok. O bölgedeki sorun ise, hızlı nüfus artışıyla yerleşik hayata geçen ve dağlık bölgelerde topraksızlık nedeniyle Ermeni çiftçileri göçe zorlayan, topraklarına el koyan Kürtlerden kaynaklanıyor. Kürtlerle kan davasına dönüşen, katliamlara yol açan bu tablo, durumdan vazife çıkaran Rusya ve Rusya'nın bölgedeki nüfuzundan rahatsız olan İngiltere'nin de müdahil olmasıyla içinden çıkılmaz şekle bürünüyor. 
Ancak; Rusya'nın desteğini çekmesiyle İngiltere de Ermenileri bırakmış, Türkiye Ermenileri için zor günler başlamıştır. Özellikle 1890'lı yıllarda Kürtlerin baskısının artması neticesinde Rusya'da kurulan Hınçak ve Taşnaksütyun partileri Türkiye'ye propagandist ve ajitatörler göndermiş, gerilla grupları oluşturmuştur. Ermenilerin bu gerilla hareketine ise Türk hükümeti çok sert yanıt verdi. Batı ülkeleri bu olaylara mesafeli yaklaşmasıyla diğer ülkelerden beklediği desteği bulamayan Taşnaksütyun partisi, bu kez Osmanlı İmparatorluğunun muhalif partileriyle 1907 yılında Paris'te bır dizi kongre yaptı ve bu kongrelerde devleti devirme planı kabul edildi. 
Bir dizi görüşmeden sonra Ermeniler Rusya'nın da baskısıyla 1914 yılında Doğu Anadolu bölgesinde reform yapılmasını öngören bir anlaşmayı Türklere imzalatmayı başardı. Buna göre Ermeniler geniş bir özgürlüğe kavuşuyor, yönetimde, dilde, askerlik ve diğer alanlarda bu reformların büyük ülkelerin kontrolü altında yapılması gerekiyordu, özellikle Rusya'nın. Ancak, akabinde başlayan 1. Dünya Savaşı ile Rusya kendi derdine düşünce, bu desteği kaybeden Ermenilerin durumu daha kötüleşti. Ama 'Büyük Ermenistan'hayallerinden vazgeçmeyen Ermeniler Türk ordusundan kaçan askerlerle gönüllü çeteler kurarak Türk hükümetine karşı eyleme geçtiler. Bu çatışmalar sırasında bir grup Ermeni hayatını kaybetti, bir bölümü Rusya'ya kaçtı, bazısı da Müslümanlığı kabul etti. 
***

Rusya'daki 1917 devrimi Ermenilerle Ruslar arasında yeni bir ilişkiler zinciri başlattı. Ermeniler, 1. Dünya Savaşı'nda Rusya tarafından işgal edilen Türk topraklarının Rusya'da kalmasını talep etti. Hemen arkasından bölünmüş üç cumhuriyet birleştirilerek Transkafkasya Birliği kuruldu, yeniden Türk-Ermeni tartışmaları gündeme geldi. Taşnakların Ermeni Cumhuriyeti Kars ilini, 18. yüzyılda Erivan kazasından gasp olunmuş toprakları vs. Ermenistan'a dahil etti. Bununla da yetinmeyip Gürcistan ve Azerbaycan'ın da bir bölümünde hak iddia ettiler. İngilizlerin Transkafkasya'yı işgali sırasında buraları da zorla topraklarına dahil etmek istemeleri üzerine uzun ve kanlı savaşlar çıktı. O sıralar bütün gücünü Rusya'yla arasındaki savaşa harcayan İngiltere'den de bekledigi desteği alamayan Ermenilerin bölgedeki nüfusu % 20'den fazla azaldı. 

***
1919 yılında İran'la anlaşması ve İstanbul'un işgaliyle Ortadoğu'daki durumunu sağlamlaştıran İngiltere Ermenilere karşı daha mesafeli davranmaya başladı. 1921 yılında St. Remo konferansında Batı Avrupa'dan ABD'ye devredilen Ermeni sorununda Amerikalılardan da beklediği desteği bulamayan, 1920 yılında Ankara hükümetinin Kilikya'ya gönderdiği orduyla köşeye sıkışıp barış imzalamak zorunda kalan Fransa'nın bölgeyi terk etmesiyle iyice yalnızlaşan Ermeniler, şovenist-ırkçı politikalarını yine de sürdürdüler. Öncelikle Rusya ve Ankara Hükümeti arasında gelişen dostluk ilişkilerini bozmaya çalışan Taşnaklar, aynı zamanda Türk hükümetinin batı bölgelerinde yeni açtığı cephelerde Ankara'ya karşı harekete geçti, İngilizlerden elde ettikleri silahlarla Doğu Anadolu'da Müslümanlara karşı soykırıma başladı, pek çok yerleşim bölgesini yakıp yıktı. Türkler de Karabekir ve Halil Paşanın birlikleriyle sert bir şekilde karşılık verdi. Bütün ordusu dağılan Ermenistan anlaşma yapmak zorunda kaldı ve işgal ettiği bütün topraklardan çekildi, bu günkü Türkiye Ermenistan sınırı çizildi. 
***

Yukarıda özet vermeye çalıştığım olaylardan da anlaşılacağı üzere, ortada bir "gerçek sorun" olsa çözüm bulmak kolay olacak. Asıl sorunumuz ise, "olmayan bir soruna çözüm üretememek"ten kaynaklanıyor. Batılı devletlerin iç politika malzemesi olarak kullandıkları Ermeni meselesi, politikacıların kendi ülkelerinde dahi alaya alınmalarına yol açmakta. Bu nedenle geçtiğimiz yıllarda Fransa'da kabul edilen karar tasarısının ardından Fransız tarihçi-yazar Jean-Michel Thibaux, ülkesini protesto için Türk vatandaşı olmak istediğini söylemişti. Bunun için Amerikan senatosu televizyonların komedi sovlarına konu olmakta, basın kuruluşları basiretsiz ve tutarsız politikacılarını yerden yere vurmakta. Alman Parlamentosu da kendi ülkesinde ve kendi halkı tarafından bu konuyla ilgili bol bol mizah malzemesi olacaktır kanımca.
***
Hal böyle ama, lobi ve dış politika konusundaki zayıflığımızı bir an önce gidermezsek, Pontus ve Süryani meselelerinin de yakın gelecekte karşımıza çıkarılması ihtimaline karşı hazırlıklı olalım…

 

 



Yazarın Tüm Yazıları
HERKESİN BAŞKANI OLUNUR DA, HER YERİN BAŞKANI OLUNABİLİR Mİ? 22 Eylül 2017, Cuma
ASIL SUÇLU KİM? 16 Eylül 2017, Cumartesi
BAŞINIZA BİR İŞ AÇIN LÜTFEN!.. 11 Eylül 2017, Pazartesi
ALİAĞA’NIN KAYBI, AĞRI’NIN KAZANIMI... 27 Temmuz 2017, Perşembe
GÜN, DEM... 22 Temmuz 2017, Cumartesi
Yanıyoruz 24 yıldır 3 Temmuz 2017, Pazartesi
NE KULLANIRSANIZ KULLANIN, ALİAĞA’YI KULLANMAYIN!.. 9 Haziran 2017, Cuma
Pek muhterem ‘Eşbaşkan’... 12 Mayıs 2017, Cuma
SEVİYE SİZSİNİZ!.. 6 Mayıs 2017, Cumartesi
ACAR HEDEF GÖSTERİRSE... 29 Nisan 2017, Cumartesi
YOL 27 Nisan 2017, Perşembe
TAKKE DÜŞTÜ, BAKALIM KEL GÖRÜNECEK Mİ? 19 Nisan 2017, Çarşamba
“HAVET” GÜZEL, KUŞLAR ÖTÜYOR... 24 Mart 2017, Cuma
BAŞKAN “HAVET” DESİN, SİZ “HAYIR” ANLAYIN... 7 Mart 2017, Salı
SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL, SORSAM CEVAP YOK!.. 6 Mart 2017, Pazartesi
“PSİKOLOJİK ANALİZ YAZISI”NIN ANALİZİ... 23 Şubat 2017, Perşembe
EVET Mİ HAYIR MI SAYIN ACAR BAŞKAN? 17 Şubat 2017, Cuma
KESTANE KEBAP, ARACISIZ CEVAP... 10 Şubat 2017, Cuma
“BAŞIMA BİR İŞ GELMEYECEKSE” SORULARI... 4 Şubat 2017, Cumartesi
KIRK AKILLI ARANIYOR... 30 Ocak 2017, Pazartesi
GAYRİ RESMİ “EŞBAŞKAN” 26 Ocak 2017, Perşembe
GÜVEN 7 Ocak 2017, Cumartesi
SOSYAL MEDYA AKBABALARI 26 Aralık 2016, Pazartesi
HALKIN MECLİSİ-BELEDİYENİN MECLİSİ 8 Aralık 2016, Perşembe
İSTİRHAMIMDIR!.. 5 Aralık 2016, Pazartesi
ALİAĞA NASIL KAZANILIR, ALİAĞALI NASIL KAZANIR? 16 Kasım 2016, Çarşamba
“GAZETE”CİLİK... 2 Kasım 2016, Çarşamba
DENİZDE KUM, ALİAĞA’DA SPONSOR... 17 Ekim 2016, Pazartesi
İKİNCİ “BAŞDANIŞMAN” DÖNEMİ... 5 Ekim 2016, Çarşamba
ALİAĞA’NIN GÜNAH KEÇİSİ 22 Eylül 2016, Perşembe
FETÖNÜN EN BÜYÜK MAĞDURU: ÇOCUKLAR!.. 9 Eylül 2016, Cuma
AYTUĞ, SEMİH, EDA, UMUT, ŞAHİN VE DİĞERLERİ... 31 Ağustos 2016, Çarşamba
ÇÖZÜM “SAVAŞ”TA... 27 Ağustos 2016, Cumartesi
‘DÜZEN’Lİ SİYASET 17 Ağustos 2016, Çarşamba
NE KARİNESİYDİ? 16 Ağustos 2016, Salı
KARGAYA KILAVUZ OLMAK... 8 Ağustos 2016, Pazartesi
BULANIK SUDA CEMAATCİ AVLAMAK... 4 Ağustos 2016, Perşembe
ÖLÜMÜ GÖRDÜK DİYE SITMAYA RAZI MI OLALIM? 22 Temmuz 2016, Cuma
SEBEBİ SİZ YARATTINIZ, YOK ETMEK SİZİN ELİNİZDE... 21 Temmuz 2016, Perşembe
İHANET... KİM TARAFINDAN, KİME? 19 Temmuz 2016, Salı
ÖFKELİYİZ 16 Temmuz 2016, Cumartesi
GÜVEN 14 Temmuz 2016, Perşembe
VATANDAŞ OLMA KRİTERLERİ 12 Temmuz 2016, Salı
BANA ‘BARIŞ’IN RESMİNİ ÇİZ USTA!.. 11 Temmuz 2016, Pazartesi
23 YIL ÖNCE... 2 Temmuz 2016, Cumartesi
VATANIN BAĞRINA TERÖR DAYAMIŞ HANÇERİNİ... 1 Temmuz 2016, Cuma
İYİ KONUŞAMIYORSANIZ SUSUN BE MÜBAREKLER... 24 Haziran 2016, Cuma
BAK BEYİM!.. 17 Haziran 2016, Cuma
SERİ... 14 Haziran 2016, Salı
BUMERANG 11 Haziran 2016, Cumartesi
GERÇEK GÖREVİNİZİN FARKINA VARIN!.. 9 Haziran 2016, Perşembe
“YARIM” POLİTİKA... 8 Haziran 2016, Çarşamba
ŞU BİZİM ERMENİ MESELESİ 4 Haziran 2016, Cumartesi
YAKIN GELECEĞE HAZIR MISIN EYY ALİAĞA?.. 3 Haziran 2016, Cuma
DEJAVU 31 Mayıs 2016, Salı
HEYKEL 28 Mayıs 2016, Cumartesi
ÇÖP 26 Mayıs 2016, Perşembe
ALLAH AĞLATMASIN AMA... 25 Mayıs 2016, Çarşamba
TRANSFER SEZONU AÇILDI MI?.. 23 Mayıs 2016, Pazartesi
KİM BU KÖPEKLER DEĞİL, KİMİN BU KÖPEKLER?.. 20 Mayıs 2016, Cuma
DARBE Mİ DEMOKRASİ Mİ?.. 18 Mayıs 2016, Çarşamba
DÜĞÜN VE CENAZE VE KONGRE VE BEŞİKTAŞ... 17 Mayıs 2016, Salı
FUHUŞ 16 Mayıs 2016, Pazartesi
DERE KIYISI 12 Mayıs 2016, Perşembe
BUGÜN YEDİĞİNİZ HURMALAR... 11 Mayıs 2016, Çarşamba
Aliağa'nın filleri... 9 Mayıs 2016, Pazartesi
BİZİM BERBERLER... 6 Mayıs 2016, Cuma
HEPİMİZ MHP'YİZ... 5 Mayıs 2016, Perşembe
SÖZÜM “MECLİS”TEN DIŞARI!.. 4 Mayıs 2016, Çarşamba
İYİ İNSAN MI İYİ LİDER Mİ LAZIM? 3 Mayıs 2016, Salı
1 MAYIS 30 Nisan 2016, Cumartesi
İKİ ERDOĞAN 29 Nisan 2016, Cuma
GENÇ LAİKLER RAHATSIZ... 28 Nisan 2016, Perşembe
ÇAYIN RADYASYONLUSU İYİDİR... 26 Nisan 2016, Salı
TEMSİL... 25 Nisan 2016, Pazartesi
Pardon... 23 Nisan 2016, Cumartesi
HAYDİ ÇOCUKLAR MEYDANA... 22 Nisan 2016, Cuma
ŞEYTAN... 21 Nisan 2016, Perşembe
İKTİDAR DEĞİL, İKBAL KAVGASI... 20 Nisan 2016, Çarşamba
Milli Birlik... 18 Nisan 2016, Pazartesi
YA YIKIN YA YAPIN, BOŞU BOŞUNA OYALAMAYIN... 16 Nisan 2016, Cumartesi
SİYASET Mİ DEĞİŞMELİ SİYASETÇİ Mİ? 15 Nisan 2016, Cuma