DİSLEKSİ

24 Haziran 2016, Cuma

     


E.Ilgın HOŞGELEN

Disleksi: Senin Öğrettiğin yöntemle öğrenemezsem, benim öğrenebildiğim yöntemle öğretebilir misin?

Disleksi nörobiyolojik temelli bir özgül öğrenme güçlüğüdür; düşük zeka düzeyinin ya da tembelliğin bir göstergesi değildir.

Sebepleri nelerdir?

Yapılan araştırmalar, disleksinin genetik olduğu ve kalıtsal olarak aktarıldığını göstermektedir.

Beynin sol hemisferindeki yapısal farklılık disleksinin en önemli sebeplerindendir. Bu farklılık, beynin yazı ve konuşma dilindeki bilgileri işleme sürecini ve biçimini etkiler.

Farklılığı oluşturan özellikler ve belirtiler nelerdir?

Her çocuk ailesinin ve sosyal çevresinin tutumu doğrultusunda kendine özgü ilgi alanlarıyla, gözlemlerini yaşamsal tecrübeye aktarmada, duygusal ve bilişsel düzeyiyle tek ve özeldir. Disleksi tanısı almış ve disleksi belirtileri gösteren her çocuk da birbirinden farklıdır.

Sözcük okuma yanlış ya da yavaştır ve çok çaba gerektirir, okuma akıcı değildir.

Okurken kelime atlama ya da kelimeleri öngörme, okunanın anlamını anlamama,

Harf söyleme/yazma güçlükleri (harflerin yerini değiştirme, atlayarak yazma/okuma) gözlemlenir.

b-d, 6-9 gibi sayı ve harfleri ters algılama, ters yazma, ve’yi ev, 3’ü E gibi algılamak

Dilbilgisi ve noktalama hataları,

Yön (sağ-sol, yukarı-aşağı) ve zaman (dün-bugün-yarın) algısında hatalar,

İnce ve kaba motor becerilerinde zayıflık ( gelişim düzeyine uygun olarak ayakkabılarını bağlayamama, kalem tutmada zorluk) gözlemlenir.

İşler bellek ve kısa süreli bellekteki zayıflıklar sıralı işleri tamamlayamama, yaptığı işte organize olamamaya sebep olmaktadır.

Disleksi belirtileri erken çocukluk döneminde görülmeye başlansa da, çocuktaki farklılıklar genellikle aile tarafından okula ilk başladığı yıllarda fark edilir. Tam adını koyamayan ebeveynler, çocukları tembellikle, ders çalışma isteğinden uzak olmakla suçlar.  Bunun yanında başarmak isteyip de okulda başarısızlık yaşadığını gören çocuklarda davranış bozuklukları, öğrenmeye olan motivasyonun düşmesi, okula gitmekten kaçınma, somatik yakınmalar, anne-baba ve yaşıtları ile iletişim bozuklukları gözlemlenmeye başlar. Aynı zamanda farkındalığı az ve bilgi birikimi kısıtlı olan bir öğretmenin bu farklılığı fark edememesi, ailenin zorlayıcı ve baskıcı tutumu çocuğu başarısızlık duygusunun pekişmesine ve hiçbir zaman başarı elde edemeyeceği düşüncesine iter ve bu düşünce nedeniyle çocuk özgüvenini ve öz saygısını yitirmenin eşiğine gelir. Öğretmen ve ebeveynlerin ortak düşüncesi çoğunlukla “Çok zeki istese yapar, yapmak istemiyor” olur ancak disleksinin yüksek ya da düşük zeka düzeyi ile bir ilişkisi yoktur. Disleksi tanısı almış bir çok çocuk ilgi alanının keşfedilmesi halinde, başarabildiği alana yöneldiği için ciddi başarılar elde edebilir. Leonardo Da Vinci, Albert Einstein, Thomas Edison, Winston Churchill, Walt Disney disleksi tanısı almış bazı ünlü isimlerdir.

Ne yapılmalı?

Çocukta bu belirtilerin gözlemlenmesi halinde bir psikolog ya da psikiyatra başvurmak ilk ve en doğru adım olacaktır. Gerekli değerlendirmeler neticesinde, uygun aşamaların neler olabileceğine dair çalışmalar yapılır.

Dislektik çocuklar, yaşıtlarına göre daha meraklı ve araştırmacıdır. Yaşıtları gibi kelimelerle değil çok boyutlu ve resimlerle düşünürler. Düşündüklerini hayal güçlerinde görsel olarak canlandırırlar. Bu sebeple somut – soyut aktarımı, öğrenme süreçlerini keyifli kılan başlıca yöntemlerdendir. Dislektik çocuklar, farklı yöntemlerle öğrenirler. Çocuğa en uygun yöntemin ne olduğunun belirlenmesi, çocuğun dünyasına tutulmuş bir ışık olur ve kendisini anlayan birinin olduğunun farkına varır. Bu süreçte aile, öğretmen ve psikolog eşliğinde çocuğa en uygun olan öğrenme methodu belirlenir.

Disleksi, bir hastalık değil bireye ömür boyu eşlik edecek olan bir farklılıktır.

Doğru bir öğretmenle karşılaşmak; anlayışlı, farkında ve özverili bir aileye sahip olmak dislektik çocukların en büyük şansıdır.

 “Okuma güçlüğü çeken bir bilim adamını, bilimsel becerileri olmayan bir okur-yazara tercih etmelisiniz.”
Leonardo Da Vinci /Sanatçı-Bilim Adamı

“Okul yıllarında kendimi oldukça bezgin ve cesaretim kırılmış hissederdim. Kendini sınıftan tamamen dışlanmış veya yarışın en sonunda hissetmek berbat bir duyguydu.”

Winston Churchill / Devlet adamı

Mutluluk ve sevgi dolu bir gün olsun.

Referanslar

Rose, J. (2009). Identifying and teaching children and young people with dyslexia and literacy difficulties: An independent report

Salter, R., & Smythe, I. (Eds.). (1997). The international book of dyslexia. World Dyslexia Network Foundation

                                             

Psikolog E. Ilgın Hoşgelen

Aliağa Özel Yaşam Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi



Diğer Yazıları
DİSLEKSİ 24 Haziran 2016, Cuma
OTİZME MAVİ IŞIK YAK! 2 Nisan 2016, Cumartesi
DOWN SENDROMU HASTALIK DEĞİL BİR FARKLILIKTIR 25 Mart 2016, Cuma
ACIDAN TRAVMAYA 18 Mart 2016, Cuma
Hoş geldin Tatil! 22 Ocak 2016, Cuma
Çocuklarımız bencil mi düşünceli bireyler olarak mı büyüyor? 25 Aralık 2015, Cuma
ÇOCUKLARIMIZI BENCİL Mİ, DÜŞÜNCELİ Mİ YETİŞTİRİYORUZ? 18 Aralık 2015, Cuma
İYİ BİR İLETİŞİMCİ MİYİZ? 11 Aralık 2015, Cuma
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu 4 Aralık 2015, Cuma
ASOSYAL-ANTİSOSYAL 28 Kasım 2015, Cumartesi