DOLAR - KARDELEN- TL

21 Aralık 2016, Çarşamba

     


Erol ERTÜRK

Geçen haftalarda Adana’nın  Aladağ ilçesinde 11 kız çocuğumuz ve 1 görevli olmak üzere 12 kişi bir TARİKAT yurdunda (Süleymancılar) yanarak hayatlarını kaybettiler. 23 kızımız da üst katlardan atlayarak hayatlarını kurtardılar, çoğu yaralandı.Hepsinin yaşamlarına baktığımızda ilk gözümüze çarpan; fakirliğin ve yoksulluğun sonucu olarak ne olduğu belli olmayan, nasıl bakıldıkları soru işaretleriyle dolu bir yere sadece çocuklarını okumak  için göndermek zorunda kalan aileleri görmekteyiz. Tabii ki bu büyük sorunların başında yıllar önce köylerdeki okulları kapatan ve taşımalı eğitime geçen hükümet politikaları yatmaktadır.

ZELİHA hayatını kaybeden kızlarımızdan sadece bir tanesi. Ailesi tek göz odada mutfağı ve tuvaleti olmayan, tek bir tencerenin içinden yemek yiyen ailenin çocuklarından bir tanesi. Sosyal bir devletin asli görevi olan eğitim ve barınma haklarını ne yazık ki kendi sırtından atıp, dini duyguları istismar  ederek köşeyi dönerken, siyasette ticarette servet sahibi olurken sömürdükleri garibanları buralara mahkum eden zihniyetin sonucudur bu. Sadece çocuklarının  okuması için, bu yoksulluktan kurtulması ümidiyle kızlarını teslim ettikleri TARİKAT yurdudur burası.

Peki bu konuya  nereden mi geldim?

Geçen hafta gazetemizde çıkan bir haber üzerine geldim.

Nasıl mı?

 ‘’ALİAĞA’DA  KARDELENLER DÖVİZ BOZDURDU; Aliağa İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri, Cumhurbaşkanın çağrısına uyarak harçlıklarından biriktirdikleri dövizleri bozdurdular.’’

Ortaokul öğrenci yaş gurubuna baktığımızda 10-13 yaş arasına girmektedir. Ve henüz çocukturlar. Tabii ki çocuklarımızın harçlıklarından tasarruf ederek para biriktirmeleri çok güzeldir. Ancak beni rahatsız eden bir öğretmenin öğrencilerine derslerini öğretmesini beklerken Cumhurbaşkanın  başlatmış olduğu döviz  kampanyasını öğrencilerine  anlatması, onunla da kalmayıp öğrencileri döviz bürosuna götürerek paralarını bozdurtarak ve üstelik döviz bürosuna  gelen müşterilere de öğrenciler tarafından karanfil dağıttırmasıdır. Yani  bir öğretmenin kendi emelleri uğruna 11- 13 yaşındaki çocukları siyasete alet etmesi  ve kullanmasıdır. Çocuklardan biri diyor ki; Bu projede yer aldığım için gurur duyuyorum.

Şimdi gelelim Türkçe öğretmeni  Cenk Yılmaz hocaya; Cumhurbaşkanımızın çağrısında sonra uyuyamadım, sabaha kadar düşündüm. Bizimde elimizden geleni yapmamız gerekiyordu. Bu kapsamda ‘’Ekonomiye Kardelen Eli’’ projemizi geliştirdik diyor;

 Peki ben buradan soruyorum ;

10-13 yaşındaki çocukların biriktirdikleri harçlıkları bozdurmak için ön ayak olmanız doğrumudur?

Çocuklarımıza derslerde eğitim öğretim yerine Türkiye’nin şu anki politikalarını mı öğretiyorsunuz?

Öğrencilerinize; Adana’nın  Aladağ ilçesinde 11 kız çocuğumuzdan söz ettiniz mi?

 

O kız çocuklarının  geçen hafta bir tarikat yurdunda yoksulluktan dolayı yanarak öldüklerini anlattınız mı?

Türkiye’nin ekonomisini düzeltmek için dövizlerini bozdurttuğunuz öğrencilerinize Adana’daki Aladağ ilçesindeki yoksul ailelerin çocuklarına bir yardım kampanyası düşündünüz mü?

Belki de bu sorularıma bir cevap bulamayacağım ama buradan bir kez daha seslenmek istiyorum. Yukarı satılarda söz ettiğim kendisiyle gurur duyan bu kız çocuğumuzun gerçekten  gurur duymasını istiyorsanız; bir öğretmenin yol haritası Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlığının ışığında çocuklarımıza bilimi, çağdaş eğitimi, cumhuriyeti, laikliği, yurt sevgisini, yardımlaşma duygularını, insan haklarını öğretmektir.

Yani; Zeliha kızımıza ve onun gibi binlerce çocuğumuza sahip çıkmaktır.

Döviz bürolarında şov yapmak değil…

                 

                                                                                                                                Erol ERTÜRK

               

 



Diğer Yazıları
DOLAR - KARDELEN- TL 21 Aralık 2016, Çarşamba
SIRLAR PERDESİ 16 Kasım 2016, Çarşamba