4 Nisan 2020, Cumartesi

HAYDİ, BU SENE O SENE OLSUN (İSMAİL HAKKI ERGÜN)

12 Aralık 2019, Perşembe

     


KONUK YAZAR

Her ne kadar nüfus cüzdanımda Aliağa yazmasa bile bazılarından daha iyi Aliağalıyım .Ben Aliağa’yı masum bir çocuğun sevgisiyle sevdim. Aliağa’da yaşayan herkesi sevdim. Aliağaspor’daki Yeşili sevdim. Beyazı sevdim. Martısını  sevdim .

Aliağalı olmak farklılıktır, her kula nasip olmayan bir olgudur, felsefedir... Aliağalı olmak bir tavırdır, bir duruştur. Aliaağalıyım demek; hayata değer vermek, kaya gibi sağlam durmaktır.

Aliağalılık , hüznü, sevinci, kahrolmayı, coşkuyu, gülmeyi,  tribünde sesin kısılana kadar  Aliağa diye bağırmayı, ağlamayı, aşkı, dostluğu, arkadaşlığı, ölümü, yaşamı kucaklar... Dünyaya gelirsin, gözlerini açarsın, seni beyaz bir kundağa sararlar, ölürsün kabutunun üzerine Yemyeşil örtü olur; hayatın Yeşil Beyaz olur. İşte o Yeşil ve Beyazın arasında yaşarsın.. Değişik renkler görürsün, değişik tatlar alırsın ama hayat o iki rengin çizgisi arasındadır.

Enka Spor Salonunun tribününde biz dört kişiydik; Cenk, Rahmetli  Aslı ,İsmail Güven  ve ben.

Dört ağız, dört  yürek, dört  Aliağasporlu. Adımız bela diye yazılmıştı kulüp yönetimine.

Boynumuzda yeşil beyaz atkı,  yüreğimizde Aliağa sevgisi. Tribünde sırtımız Kuzey Tayfaya  emanet. Kazansa da kaybetse de takımı maç sonunda tribüne çağırır ve alkışlardık.

Egenin dumanlı kentinde ,tribünde deli dolu heyecan, göğsümüzde Aliağaspor sevgisi. Aliağaspor sevgisinde son yoktur. Aliağaspor  sevgisi hiçbir zaman son bulmaz. Biten sevgiler yoktur, bitmis gibi görunen sevgiler vardir. Vazgeçis de yoktur sevgide. Renklerini  kalbimize , armasını aklımıza, adını hafızamıza kazıyıp son nefesimize kadar vazgeçmeyeceğimiz Aliağa sevdası vardı içimizde .

Tarih yazarak play off'a kalıp ülkemizi Eurochallenge kupasında temsil ettiğimizde, Basketbolu düşürmeyin kümeye,Kurşun gibi, mayın gibi, Alayına İsyan ettirmeyin diye bağırırdık.

Fakat 2013-2014 sezonunda geçmiş yıllarda yapılan hatalar neticesinde borç yükü artan kulüp, Aliağa Belediyesi'nin para vermemesi ve Petkim'in de bütçede kısıtlamaya gitmesiyle bir anda bocalayarak kulüp ödemeleri yapamadı. Peş peşe gelen kriz sonrası başkan Uğur Eren ve ardından da yönetim istifa etti. Yeni seçilen belediye başkanı MHP'li Serkan Acar "bu borçlarla kulübü istemiyoruz" dedi ve genel kurulda kulüp kayyuma gitmesin diye esnaf Mehmet Çelen ile arkadaşları yönetime sahip çıktı.Son güne kadar katılım bedeli 25 bin TL için bocalayan ve çalmadık kapı bırakmayan Başkan Mehmet Çelen ile genel menajer Birtan Saka son katılımdan sonra 24 saat daha ek süre almalarına karşın Aliağa'da bu parayı bulamayıp Türkiye Basketbol Federasyonu’na yatıramayınca bir dönem daha kapanmış oldu. Basketbolda şoka uğrayan  bizlerde Aliağa sevgisi bitmedi.

Gün geldi devran döndü, basket ateşi yeniden Aliağamızı aydınlatmaya başladı. Geçmişin özlemi Petkimspor ile canlandı. Şimdi görev hepimizin...  Haydi kuzeyin çocukları... Haydi Aliağa'nın evlatları...

Karşıyaka'nın efsanevi basketbolcularından kaptan Birtan Saka'nın "Aliağa'yı basketbol kenti yapalım" sözüyle  haydi o sene bu sene  diyerek  TBL’de  Aliağa’yı  temsil eden Petkim Spor’u  süper lige çıkması için destekleyelim. Puslu kentin asil çocukları haydi, Enka Spor Salonu’nda yeniden  yerimizi alalım .Bir ağızdan Aliağa Petkim diye bağıralım, "O sene bu sene olsun, sevdamız şampiyon olsun..."