19 Ekim 2017, Perşembe

KAMU ZARARI, KAMUNUN ZARARI MIDIR?

18 Ocak 2017, Çarşamba

     


Taner ERASLAN

Temsili demokrasi, adımıza vergi toplanması ve bazı kamu harcamalarının yapılması için seçilmişlere yetki verilmesi şeklinde tanımlanmaktadır. 

Genel ya da yerel meclislereseçilen görevliler, verginin toplanması ve harcamanın yapılması konularında, bazı kamu görevlilerini yetkilendirmektedir. Her yıl bütçe hazırlanmasının altında bu temel amaç yatmaktadır.

Kamu görevlileri ise meclisin onayıyla harcama yapma yetkisi almaktadır. Bu yetkinin, ilgili mevzuat çerçevesinde kullanılması şarttır. Aksi takdirde, kamu zararından bahsedilir.

Bu yazımda, kamu zararının hangi şartlarda oluştuğu, takip ve tahsil yönteminin nasıl belirlendiği ve sorumluluğun tespitinde nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında temel bilgileri vermeyi düşünüyorum.

Kamu zararının tanımına 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 71.maddesinde aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:

“Madde 71- (Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.”

Diğer taraftan Anılan Kanun’un yukarıda yer verilen maddesinde, kamu zararından bahsedebilmek için bazı unsurların gerçekleşmesi gerektiği belirtilmektedir. Buna göre;

“Kamu zararının belirlenmesinde;

 a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

 b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

 c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

 d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

 e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

 f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)

 g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden şunu anlamak gerekiyor;

Kamu zararına, kamu görevlileri tarafından sebep olunabilir,

Kamu zararından bahsedebilmek için kamu kaynağında artışa engel ya da eksilmeye neden olunması gerekmektedir,

Kamu görevlisinin kusuru olması şarttır,

Kanunda sayılan bir sonucun ortaya çıkması gerekmektedir.”

Kamu zararını örneklemek gerekirse, mevzuatında öngörülmeyen bir harcama yapılması örnek olarak gösterilebilir. Aşağıdaki Sayıştay kararları bu yönde oldukça açık bilgi vermektedir.

Sayıştay – Karar : 1

“Belediyenin giderleri arasında sayılmayan bir ödemenin Belediye bütçesinden karşılanmasının mümkün olmadığı hakkında. Bu nedenle bahse konu harcama, kamu gideri vasfını taşımadığından; bu harcamanın, Belediye bütçesinden ödenmesi, kamu zararına sebebiyet  vermiştir.

Açıklanan gerekçelerle … kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar verildi.” Sayıştay 1. Daire Kararı

Sayıştay – Karar : 2

İlam hükmünün gerekçesi, seçilmiş bir organ olan Belediye Başkanlığına vekalet eden kişiye ödenek ödenmesine izin veren bir mevzuat hükmü bulunmamasına dayanmaktadır.

Dilekçinin atıf yaptığı 22652 tutanak sayılı Temyiz Kurulu kararında, herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığı bu konuda, boşluğun yargı içtihatlarına göre doldurulması gerektiği, yargı içtihatlarında ödemenin yapılabilmesi için meclis kararının bulunması gerektiğine hükmedildiği belirtilerek, meclis kararı olmadan başkan vekiline vekil ödeneği yerine başkan ödeneği ödendiği için tazmin hükmedilen fark tutarın tasdikine karar verilmiştir.

Bir giderin yapılabilmesi ancak buna izin veren bir mevzuat hükmünün bulunmasına bağlıdır.Bu konuda mevzuatta bir hüküm bulunmamaktadır. Bütçeye konulan herhangi bir ödenek o ödemeye yasal dayanak kazandırmaz. Ayrıca Başkan Vekilinin ödeneği ile, Belediye Başkanının görevde olmadığı günler için yerine vekalet edilen günler için yapılan vekalet ödemeleri birbirinden ayrı hususlardır. Bu nedenlerle, yerinde olan tazmin hükmünün TASDİKİNE, (05.05.2009 tarih ve 30795 sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı)

Kamu zararı tespiti 3 yolla yapılabilir:

a) Kontrol, denetim veya inceleme,

b) Sayıştayca kesin hükme bağlama,

c) Adlî, idarî veya askerî yargılama,

Yukarıda yer verilen, (b) ve (c) bendleri için yani yargı kararlarıyla ve Sayıştay ilâmlarıyla tespit edilen kamu zararı alacakları derhal takip ve tahsili yoluna gidilirken, (a) bendinde yer alan yöntemlerle ortaya çıktığı iddia edilen kamu zararına ilişkin rapor veya belge, üst yönetici tarafından yapılan değerlendirme sonucunda takip ve tahsiline karar verilirse takip ve tahsil edilmektedir.

Daha açık bir ifadeyle, ilam olmaksızın, yani bir mahkeme kararı veya Sayıştay kesin hükmü olmaksızın kamu zararı iddialarının derhal takip ve tahsilinin yapılmaya çalışılması hatalıdır.

Sayıştay sorgusu, denetim elemanlarının raporları idareyi bağlayan belgeler değildir. İdare bu belgelere istinaden üst yöneticinin (Bakanlıklarda müsteşarı, Milli Savunma Bakanlığında bakanı, diğer kamu idarelerinde en üst yöneticiyi, il özel idarelerinde valiyi, belediyelerde belediye başkanını) değerlendirmesi sonucunda, kamu zararı olup olmadığına karar verecektir.

Kamu zararı hesaplarına alınan alacakların takip tahsil süreçleri oldukça sıkı kurallara bağlanmıştır. Bu çerçevede, kamu zararı olarak hesaplara alınan tutarların, takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil ve Usulü Hakkında Kanun hükümleri değil, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanacaktır.

Daha açık bir ifadeyle, kamu zararı alacakları, idarenin kendi tahsil imkanlarıyla değil özel hukuk içinde gerçekleştirilecektir.

DEVAMI YARIN...



Yazarın Tüm Yazıları
Belediyeler, vergi ve benzeri gelirlerini banka yoluyla tahsil edemez! -2 2 Şubat 2017, Perşembe
Belediyeler, vergi ve benzeri gelirlerini banka yoluyla tahsil edemez! 1 Şubat 2017, Çarşamba
KAMU ZARARI, KAMUNUN ZARARI MIDIR? - 2 19 Ocak 2017, Perşembe
KAMU ZARARI, KAMUNUN ZARARI MIDIR? 18 Ocak 2017, Çarşamba
Belediye Arşivleri Can Çekişiyor! 2 Ocak 2017, Pazartesi
DUVAR YÖNETİCİLER 26 Aralık 2016, Pazartesi
Deliler çağına hoş geldiniz!... 16 Aralık 2016, Cuma