15 Aralık 2017, Cuma

Bizleri bölenler kendileri ayrışıyor mu?

1 Temmuz 2017, Cumartesi

     


Turan KARA

Önce Tüpraş sonra Petkim işçilerinin mücadelesi herkesin beklediğinden daha sert geçti. Her iki fabrikanın sahipleri de yıllardır olmadığı kadar karlı geçirdikleri bu  zamanlarda adeta kriz dönemlerinde olduğu gibi davranarak saldırgan ve işçilerin emeklerini hiçe sayan bir tutumla yaklaştılar. Buradan hareketle bu tutumlarının kalıcı ve genel karakter olacağı hesabi yapılabilir. Çünkü kimse ekonomik olarak bundan daha iyi dönemler beklemiyor… İzmir yaklaşık bir senedir çeşitli iş kollarından işçilerin grev ve direnişiyle durmadan mücadele ile geçiriyor zamanı. Hala da Kemalpaşa, Torbalı bölgelerinde direnişler sürüyor. İzban, Büyükşehir Belediye, Tüpraş, Petkim tİS mücadeleleri grev ve direnişle geçti. Hemen hepsi de işçilerin sendikaları ucundan ya da tam göbeğinden kararları ile biçimlendirdiği süreçler oldu. En ilerisi elbette toplu sözleşme anlaşmasını oylamayla onaylayan Büyükşehir Belediyesi işçileri oldu. Şimdi gözler demir çelik işçilerinin de içinde olduğu metal sözleşmelerinde. Demir çelik işçilerinin 2002 ve 2013’te yarım kalmış hesapları var. Her iki dönemde de sendikaları Türk Metal'in ciddi kazığını yediler. Türk Metal ne Petkim ne de Tüpraş direnişlerinde iki çift sözle bile destek çıkmadı! Acaba ‘destek açıklaması yaparsam demir çelik işçileri benden de böyle direniş bekler’ diye mi çekindi? Sendikacılar yerlerde sürüklenirken bile yoktular.

Oysa işçilerin karşısındaki güçler taşeron, kiralık işçilik, esnek çalışma, mesai ücretleri ve diğer konularda ne kadar sert ve ilkel olduğunu göstermiş, eski çağların güvencesiz çalışma yöntemlerini uygulamak için zorbalık yapmaktan geri durmayacağını ispatlamıştır. Böyle bir dönemde dayanışma göstermek demek; hem direnişteki işçiler için moral olurken hem de yarın mücadeleye girecek olan kendi üyeleri için uyarı ve hazırlıklı olma çağrısı taşıdığı için anlamlı olacaktı. Ama elbette dayanışma göstermemeleri bile işçiler için bir çeşit uyarı taşıyor.  Buradan önyargılı bir niyet okuma olmasın ama, şunu da söylemek gerekir; demir çelik işçileri hem patrona hem de sendikal bürokrasinin tam göbeğindeki bir sendikal yapıya karşı oldukça karmaşık bir mücadele verecekler. Demir çelik işçilerinin sürecini de yaz boyu konuşuruz. Şimdilik yaşadığımız deneyimlerin sonuçlarına dikkat edelim.

PETKİM ve TÜPRAŞ İŞÇİLERİ İLE ÖĞRETİCİ BİR SÜREÇ YAŞADIK

En önemli sonuçlardan birisi işçilerin aileleri ile topyekûn mücadeleye girmesiydi. Diğer önemli sonuç işçilerin hiçbir ayrışma yaşamadan, hatta aralarındaki yapay ayrışmaları da bir yana koyarak tek vücut olabilmesi, sendikacıların sözleşme masasından kalkarak gelip üyelerin büyük bölümüne (kimileri işletmedelerdi) gelinen son noktayı anlatması ve ne yapacağını sorması ile imza atarken olumlu-olumsuz yanlarını tartışması olmuştur. Direniş geleneği gibi işçilerin olurunu almadan imza atmak da, bir gelenek olarak elbette önemli. Ancak şunu söylemeden eksik kalacak kadar da önemli: mücadelenin her anında işçilerin son kararı vermeden manevra geliştirebilmek için olanakları var mıydı? Bu manevra olanağını sağlayacak olan örgütlü birlik nasıl olur? Elbette her ünitede seçimler üzerinden oluşturulmuş delegasyon da önemlidir ama seçimler özellikle son bir kaç yıldır Petkim’de de Tüpraş’ta da çoğu zaman yapay ayrımlarlarla (sermaye ideolojisine bağlı siyasetler, memleketçilik, grupçuluk vs) ayrışmış bir yönetim de yaratabiliyor. TİS süreci boyunca sermaye sahiplerinin siyasetinin gerçekten işçiden yana mı patrondan yana mı olduğunun görülmesi de bir başka önemli sonuç olacağı konusunda umutlu taşımamak için bir sebep yok. Aynı Star işçilerinin bir dönem sendikaya karşı bayrak açacak kadar CEO yanlısı tutumunun daha sonra sendika yanlısı tutuma evrildiğini de gördüğümüz gibi. En önemli eksiği ise hukuksuzca ve ispatsız iddialarla işten atmalara karşı ses çıkarılmamış olması. Bu sorun, yani güvencesiz çalışma mücadele açısından büyük handikap olduğu gibi işten atılanlar için de haksızlık barındırıyordu. Şimdiye kadar emek verdikleri sendikal mücadelenin bunun için bir şeyler yapması elbette gerekiyor. Ayrışma yaşanmasına izin VERMEYELİM diyenler buradan başlamalılar. İsten atılanlara terörist muamelesi yapanlar bunu herkese her an yapabilecek yapıda olduklarını da direnişte gösterdi.

Sürekli manevra yapabilecek güç ancak iş yeri komiteleri ile oluşur. Ağrı Dağı kadar kar etmesine rağmen işçilere saldıran her iki fabrikada da  gördük ki patronların saldırısı sendikayı yok edene ya da göstermelik yapana kadar son bulmayacak. Çünkü onların temel ideolojisi bu: Sendika bir nevi Personel Müdürlüğü gibi çalışsın.

Bizleri; siyasi partilere, çeşitli ideolojilere, din ve milliyetlere göre bölen sermaye güçleri gördük ki, hak mücadelemiz karşısında devletiyle, sermayesiyle, patron medyası ve kolluk güçleri birleştiler. Alacağımız en büyük ders, ne olursa olsun, iş yerlerimizde birlik olmaktır. Bu birliğin ifadesi de her koşulda işçinin iradesini hayata geçirecek olan iş yeri örgütlenmeleridir. TİS ve mücadele komiteleridir.  



Yazarın Tüm Yazıları
Tüpraş Faciası kapandı mı? 21 Ekim 2017, Cumartesi
TÜPRAŞ VE KOÇ HOLDİNG; FABRİKALARIN FABRİKASI, SANAYİNİN SARAYI KAR İCİN HEPİMİZİ TEHLİKEYE ATIYOR 14 Ekim 2017, Cumartesi
İTİBAR LÜKS VE ŞATAFATTA DEĞİL HALKIN ZENGİNLİĞİNDEDİR 7 Ekim 2017, Cumartesi
EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ? 23 Eylül 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-4 26 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-3 19 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-2 12 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler 5 Ağustos 2017, Cumartesi
TEMEL EĞİTİME CİHADÇILIK NEDEN GİRDİ? 22 Temmuz 2017, Cumartesi
Türk İşçisi Haçlı İttifakının Kölesi mi? 15 Temmuz 2017, Cumartesi
Bizleri bölenler kendileri ayrışıyor mu? 1 Temmuz 2017, Cumartesi
PATRONLAR 3 YILI OHAL ZORBALIĞI İLE DAYATIYOR 24 Haziran 2017, Cumartesi
15-16 HAZİRAN İŞÇİ SELİ 17 Haziran 2017, Cumartesi
Körfez ülkelerinin temel zenginlik kaynağı petrol mü, Kafala Sistemi kölecilik mi? 10 Haziran 2017, Cumartesi
Türkiye’de ekonomi kimin için kötü? 3 Haziran 2017, Cumartesi
Grev Yasaklamakla Ülkeyi Nasıl Kurtarıyoruz 27 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş işçileri 3 yıllık sözleşmeyi çöpe attı 20 Mayıs 2017, Cumartesi
PATRONLARIN TARİHİ TEZİ ÇÖPE 13 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş eylemleri ne gösteriyor? 6 Mayıs 2017, Cumartesi
İNSANLIĞIN TEK EVRENSEL BAYRAMI 29 Nisan 2017, Cumartesi
Evet diyen illerde şehir merkezleri bile hayır dedi 22 Nisan 2017, Cumartesi
PETKİM ve TÜPRAŞ İŞÇİLERİ OHALDE DİRENİŞ DEDİ 15 Nisan 2017, Cumartesi
ALİAĞA’DA YAP BOZ DEVRİ BİTTİ YAPMADAN BOZMA DEVRİ YAŞANIYOR 8 Nisan 2017, Cumartesi
SENDİKALARDAKİ TEK ADAMLIK 1 Nisan 2017, Cumartesi
Sendikal Demokrasi Güçlü Sendika ve Güçlü Toplum 25 Mart 2017, Cumartesi
İŞÇİLERİN TOPLU SÖZLEŞME DÖNEMİ SÜRÜYOR 18 Mart 2017, Cumartesi
8 Mart yine bir Facia ile karşılandı başımız sağolsun 11 Mart 2017, Cumartesi
EMEK KENTİ 4 Mart 2017, Cumartesi