17 Ekim 2017, Salı

Tüpraş eylemleri ne gösteriyor?

6 Mayıs 2017, Cumartesi

     


Turan KARA

Petkim gibi Tüpraş’ta da işçiler bir süredir canla başla mücadele sürüyor. Petrol-İş Aliağa şube oldukça hareketli, belki de uzun zamandır en yoğun günlerini yaşıyor. Her iki patron da atak ve talepkar davranıyor. Koç Holding 2016 yılı net karını 1.880 milyon TL civarında olan bir işletmede 11 kat artırmış. Son 10 yılda ana ham madde adeta sudan ucuz değilmiş, vergi affı olmamış, karşılıksız teşvikler, faizsiz krediler, yurt dışı bağlantılar emrine amade olunmamış da, zar zor çarkı çeviriyormuş gibi, işçinin şurada şu kadarcık daha hakkı var alayım havasında.

Sendikacılar işçinin haklarını anlatmada başarılı denilebilir mi?

Patron işçinin haklarını almaya çalışırken kendi kazandıklarını bahsetmiyor. İşçilerin kazanılmış haklarını örgütsüz işçilerle arasına rekabet koyarak, birbirinden ayırarak yapıyor. Bakın diyor şu kadar kazanıyorlar ama hala grev diyorlar, eylem diyorlar.Tüpraş işçisi göğsünü gere gere evet kardeşim kazanıyorum ama artı değeri yüksek bir işin parçasıyım, büyük riskler taşıyorum. Hem de uluslararası standartlardan daha az kazanıyorum. Kazancımı ve haklarımı örgütlülüğüme, şimdiye kadarki mücadeleme borçluyum demiyor.

Ne diyor?

Mahcup bir şekilde Vehbi Koç’un sözünü diyor “iyi eleman seç iyi para ver, kötü eleman sana pahalıya mal olur”. Oysa, neresinden baksan tutacak yeri yok bu lafın. İşçiyi ve emeği yok sayan bir söz; bir kere eleman nedir, eleman diye bir şey yok. Üretenler işçi. İkincisi, işçi patrona mal olmaz, maliyet değildir yani, bizzat ve başat olarak patronun varlık sebebidir. Her şeyini ona borçludur. Ben demiyorum bunu, kapitalizmin kanunu bu.

Konuşmaya bile değmeyecek bir laf, hele de bir sendika ve işçiler açısından. Ama bu söz pankart yapılmış ve yürünüyor, ilginç. Genel Merkez’in icadı mı, şubenin mi, temsilcilerin mi, işçilerin mi bilmiyorum. Ama sıkıntı var. Nedir o sıkıntı? Bakış açısı sorunu, Sınıf bilincinden yoksunluk, kendi kaderini diğer işçilerle bağlayamama sorunu.

KOÇ Holding’in Tüpraş’taki Hakları Geriye Çekme Tutumu Tesadüf mü?

KOÇ HOLDİNG sadece ülkemiz değil uluslararası tekellerle ortaklığı bulunan, hem ekonomik hem de politik alanda karar alıcıların başında gelen bir şirket. Halkla ilişkilerde başarılı bir şirketler topluluğu. Başarılı çünkü tam bir sevgi pıtırcığı, demokrasi ve çağdaşlık abidesi gibi görünüyor.

TÜPRAŞ İŞÇİLERİ YALNIZ MI?

Mesela Türkiye'de yakın zamanda Tofaş, Ford, Arçelik ve Renault'ta başlattıkları 3 yıllık sözleşme dayatması ile bilinmezler. Buralardaki çalışma koşulları, düşük ücretler ve fabrikalarda baskılar ile bilinmezler.

Ford, Arçelik, Tofaş işçilerinin sarı sendika diyerek istifa ettiği Türk Metal'e dönme baskısı yapan, işçiler anayasal hakları olan mücadeleci sendika isteme hareketinde işten atmalar ve uzlaşmaz tavrı ile sarı sendikayı koruyan KOÇ'tur. Fransız Renault bile tamam demişken onu engelleyen de odur.

1980’e kadar uğraşıp, darbe sonrası işçilerin sendikasının kapatılması ile bir anda yerine Türk Metal'i, milli tip sendikacılık adıyla Amerikan tipi sarı sendikayı (literatürde işletme tarzı sendikacılık olarak geçer: emek-sermaye uzlaşmazlığını redderek, esasen işçilerin ve patronların işin yapılması etrafında ortak çıkarlarının olduğunu savunur) getiren de odur. Burada sendikacı işçilerin eğitimi MESS tarafından verilir, denetlenir, eğitilir, işçilikten çıkarılıp ‘eleman’ haline getirilir. Her temsilci ve delege mutlaka, işçiler mümkün olduğunca genel eğitimlerle hizaya getirilir.

Bunu derken ülkedeki işçi sınıfı hareketini yönetmeye çalışan, işini ‘tesadüfe’, 'şansa’, ya da işçi sınıfına kendi kaderini eline almasına izin vermeyecek kadar planlı hareket eden ve bunun için 'milyonlarca lira’ harcayan, üniversitelerde profesörler çalıştıran, araştırma yaptıran yani meseleye ciddi bir profesyonel olarak yaklaşan bir şirketten bahsettiğimizi anlatmaya çalışıyoruz.

SENDİKALARIN EN BÜYÜK KAZANIMI İŞÇİLERE SINIF KARAKTERİ KAZANDIRMAKTIR

Şimdilerde Türkiye işçi sınıfının ağırlıklı bir bölümü hakları için bu şirketle mücadele içinde. Sadece Tüpraş'ta degil, Tofaş, Ford, Arçelik, Opet, Aygaz buralarda da öyle, TÜSİAD ve MESS’e bağlı diğerlerinde de. Bu pankartı yazan veya ona itiraz etmeyen sendikacı/işçi arkadaş; eleman ayrı bir şey işçi ayrı bir şey, hadi işçi mücadelesi tarihi hakkında pek bilgin yok, sınıf mücadelesinin alfabesi olan emek-sermaye uzlaşmaz çelişkisini de görmezden geliyorsun, ortak dil kurma gayretin onu gösteriyor, yukarıda saydığımız fabrikalardaki işçileri de mi takip etmiyorsun? Oralarda KOÇ HOLDİNG’in yönetim politikası çok mu iyi? Tam tersi! Şimdi bunları göz ardı ederseniz, PETKİM ve Tüpraş işçilerine buraların da diğer fabrikalar gibi iradesiz ve inisiyatifsiz, söz sahibi olmadan her an işten atılma korkusuyla ‘hadi hadi’ çalışma sistemi ile çalıştırılmak istendiğini nasıl anlatabilirsiniz? Bunu anlamaz ve anlatamazsanız haklarınıza olan saldırıları nasıl durdurabilirsiniz? bu bakış açısına dur denilmezse Petrol-iş Aliağa Şube İzmir Şube gibi olur; 40 yıl boyunca tek adam, habersiz sözleşmeler, işten atmalar baskılar sonu gelmez.

O pankartın, dolayısıyla mücadeleye yaklaşımın yanlış olduğunu düşünen işçiler yok mu?

Var olduğunu direnişi ziyarete giden herkes gibi bende gördüm. Yukarıda bahsettiğim şekilde meselenin özünü de onların itirazlarından anladım. Ama çekingen, bu değerli fikrini ifade etmekten geri duran ve açıktan tartışmaktan kaçınan bir ruh halide sezdim, umarım yanlıştır. Çünkü çok kararlı ve mücadeleci bir işçi kitlesi halindeler. Alışkanlıktan ya da yeterli sendikal eğitim alamadığı için, ‘belki’ sürecin doğası gereği sanarak , merkezi yönetim dahilindeler. Ancak  karar almak hakkı bir tek tabanda olduğu unutulmamalı, en yakın örnek PETKİM. Yoksa bu kadar basit yanlışa gerekli olduğu halde müdahale edemezken, daha önemli şeylere nasıl müdahale edebilecekler? Kaldı ki yüksek hakeme gitmesine sayılı günler kaldı.

 

 



Yazarın Tüm Yazıları
TÜPRAŞ VE KOÇ HOLDİNG; FABRİKALARIN FABRİKASI, SANAYİNİN SARAYI KAR İCİN HEPİMİZİ TEHLİKEYE ATIYOR 14 Ekim 2017, Cumartesi
İTİBAR LÜKS VE ŞATAFATTA DEĞİL HALKIN ZENGİNLİĞİNDEDİR 7 Ekim 2017, Cumartesi
EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ? 23 Eylül 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-4 26 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-3 19 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-2 12 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler 5 Ağustos 2017, Cumartesi
TEMEL EĞİTİME CİHADÇILIK NEDEN GİRDİ? 22 Temmuz 2017, Cumartesi
Türk İşçisi Haçlı İttifakının Kölesi mi? 15 Temmuz 2017, Cumartesi
Bizleri bölenler kendileri ayrışıyor mu? 1 Temmuz 2017, Cumartesi
PATRONLAR 3 YILI OHAL ZORBALIĞI İLE DAYATIYOR 24 Haziran 2017, Cumartesi
15-16 HAZİRAN İŞÇİ SELİ 17 Haziran 2017, Cumartesi
Körfez ülkelerinin temel zenginlik kaynağı petrol mü, Kafala Sistemi kölecilik mi? 10 Haziran 2017, Cumartesi
Türkiye’de ekonomi kimin için kötü? 3 Haziran 2017, Cumartesi
Grev Yasaklamakla Ülkeyi Nasıl Kurtarıyoruz 27 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş işçileri 3 yıllık sözleşmeyi çöpe attı 20 Mayıs 2017, Cumartesi
PATRONLARIN TARİHİ TEZİ ÇÖPE 13 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş eylemleri ne gösteriyor? 6 Mayıs 2017, Cumartesi
İNSANLIĞIN TEK EVRENSEL BAYRAMI 29 Nisan 2017, Cumartesi
Evet diyen illerde şehir merkezleri bile hayır dedi 22 Nisan 2017, Cumartesi
PETKİM ve TÜPRAŞ İŞÇİLERİ OHALDE DİRENİŞ DEDİ 15 Nisan 2017, Cumartesi
ALİAĞA’DA YAP BOZ DEVRİ BİTTİ YAPMADAN BOZMA DEVRİ YAŞANIYOR 8 Nisan 2017, Cumartesi
SENDİKALARDAKİ TEK ADAMLIK 1 Nisan 2017, Cumartesi
Sendikal Demokrasi Güçlü Sendika ve Güçlü Toplum 25 Mart 2017, Cumartesi
İŞÇİLERİN TOPLU SÖZLEŞME DÖNEMİ SÜRÜYOR 18 Mart 2017, Cumartesi
8 Mart yine bir Facia ile karşılandı başımız sağolsun 11 Mart 2017, Cumartesi
EMEK KENTİ 4 Mart 2017, Cumartesi