21 Ekim 2017, Cumartesi

Körfez ülkelerinin temel zenginlik kaynağı petrol mü, Kafala Sistemi kölecilik mi?

10 Haziran 2017, Cumartesi

     


Turan KARA

Bir süredir ülke gündemi Katar’a karşı Suudi Arabistan ve diğer körfez ülkelerinin baskısı ve Türkiye’nin aldığı tutum. Ekonomistler, stratejistler, milli menfaatçiler, ulusal çıkarcılar, Avrupacılar vesaire Katar’ın Türkiye ve dünya ekonomisindeki yeri, varlığı, serveti ve etkileri üzerine konuşup tartışıyor. Ülkemizde de temel alanlarda etki ve söz sahibi olacak kadar sermayesi var. Biz başka bir yönünden bakalım, sınıfsal karşıtlık ve islamiyetin doğduğu ve bugünde en güçlü biçimde var olduğu bu ülkelerin ekonomi politiğinde emekçilerin, işçilerin durumu nedir?

Dünyada lüksün, abartının ve ihtişamın ışıltı aydınlığının bile yanında sönük kaldığı; görgüsüzlüğün en ayan beyan parlaklığında yaşayan şeyhler, emirler, krallar ve köleler ülkelerinde, büyük bir kum diyarından maddi ve görsel cennet bahçeleri yaratılmasını sağlayan, acaba onların sonu gelmez gibi görünen petrol zenginliği mi?

Yoksa “kafala” dedikleri kölelik sistemi ile onlarca Asya ülkesinin korunmasız, umutsuz, aç ve sefil işçilerinin ölüm ya da hapis tehdidi ile ücretsiz, kölelik sisteminde çalıştırılması mıdır?

Milyonlarca göçmen işçi şehirleri ve ülkeleri inşa ediyor!

BAE(Birleşik Arap Emirlikleri) nüfusunun %90’ı, Katar’ın nüfusunun %70’i göçmen işçilerden oluşuyor. Suudi Arabistan’da 8 milyondan fazla göçmen işçi var. Körfez ülkelerinde bütün bu işçiler kafala denen bir çalışma sistemi ile esir muamelesi altında çalışıyor. Bu ülkelerde göçmen işçi yasası yok, en doğrusu şu ki işçi tanımı yok! İşçiler neredeyse sahip misyonu biçilmiş işvereninden izin almadan seyahat dahi edemiyor, işten ayrılıp ülkesine dönemiyor. Ülkede çalışma ve yerleşme izni adı altında pasaportları el konulan işçiler kaderi patronun iki dudağı arasında asgari ücret altında ve kötü koşullarda çalışıyor. 2022 deki dünya kupasına ev sahipliği yapacak olan Katar’da 1,5 milyona yakın işçiden daha şimdiden stadyum ve otel inşaatlarında çalışan 1300 işçinin öldüğü bu rakamın bu şartlar değişmezse 40,000 (kırk bin)i bulacağı söyleniyor.

İşçiler iş değiştirme özgürlüğüne de, işi bırakıp gitme özgürlüğüne de sahip değiller. İşveren izin vermezse ne işten ayrılabiliyor, ne ülkeden çıkamıyorlar ve çalışma kampından bir yere ayrılamıyorlar. Katı hapis cezaları ve ya diğer cezalar uygulanma riski taşıyorlar.

Modern köleci devletler modern insanlık tanımını da kabul etmiyor

Katar’da 2012’de binlerce göçmen işçinin ev sahipliği yaptığı Doha Sanayi Bölgesi'ndeki bir kimyasal fabrikada bir gaz kaçağı sonrasında onlarca kişi Doha'da hastaneye kaldırıldı. Aynı gün ayrı bir olayda, bir şehir merkezindeki restoranda bir gaz patlaması sonucu on bir kişi öldü ve otuz beş kişi yaralandı. Nepal, Hindistan, Filipinler ve Güney Asya ülkelerinden gelen işçilerin her iki olayda da yaralandığı bildirildi. Yaralanan işçilere buna rağmen kafala affı tanınmadı ve ancak uluslararası baskı ve işçilerin kendi ülkesinin hükümetlerinin girişimi ile işçiler esirlikten kurtarılabildi. Kazada mağdur olanlara dava açma hakkı tanınmadı ve olay araştırılmadı. Hiç kimse de ceza almadı.

Göçmen kadın işçiler taciz ve şiddet baskısı altında çalışıyor ve dava açamıyor, ayrılamıyor

BEA’da yaklaşık 150 bin göçmen kadın işçi ev işlerinde kafala koşullarında çalışıyor. Kölelik sisteminin 21. yy versiyonu olan kafala sisteminde göçmen kadın işçiler insan haklarına da aykırı uygulamalarla karşılaşıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü bu kadınların, taciz veya şiddet gördüğünü söyleyerek uluslararası kurumları uyarıyor. Ancak Suudi Arabistan, BEA, Katar gibi Körfez Ülkeleri neredeyse hiç bir uluslararası kural veya kurum tanımıyor.

Uluslararası sendikal hareket müzakere ve diplomasi yapıyor

ITUC (uluslararası sendikalar konfederasyonu) 2014 senesinden beri kölelik hukuku taşıyan kafala sisteminin kaldırılması ve körfez ülkelerindeki Modern köleliği durdurmayı ve çıkış izin sisteminin kaldırarak, asgari ücreti getirerek ve ırk temelli ücret sistemini sona erdirerek, bağımsız bir şikayet prosedürü oluşturarak ve işçilerin kendilerini temsil hakkına izin vererek, işçi hakları konusundaki uluslararası hukuki yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyor. Körfez ülkeleri ancak 2017’de bunu “konuşmayı” kabul ettiler. 2022den önce en azından dünya kupası bitene kadar uygulanamaması yönünde ciddi baskı var. Bir tek Umman işçilere sendika hakkını vermeyi kabul etti. Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE ve özellikle Katar’da çalışma kamplarında yaşayan binlerce göçmen işçi, hastalık ve iş kazalarında hayatını kaybediyor.

Şeyhlik, emirlik, Krallık şeklinde biçimlenen bu devlet yapılarında bütün zenginlik bir hanedanın egemenliği altında.

Uluslararası tekellerin barbarlıklarını yaşadığı arka bahçesi

 Çöl sıcağında günde 20 saati bulan çalışma sürelerinde, 10-15er kişilik odaların olduğu çalışma kamplarında hayatını sürdüren dünyanın en yoksul insanlarının emeği ile var olan bu ihtişamın, gereksizliğin, boşu boşunalığın, israfın merkezi ülkelerde, en büyük zenginlik kaynağı kölece emek sömürüsü olan bu işçi cehenneminde, çöldeki kumlar kadar fazla servet kimseyle paylaşılmıyor! Dünyadaki bütün acıları bitirebilecek zenginliklerin kuruşu dahi insanlığa hiç bir faydası olmadan yok edilmesi ise cabası.

...........................

Kaynaklar: ILO Katar'daki göçmen işçilerin zorla çalıştırılmasına karşı açıklaması; https://www.ituc-csi.org/ilo-extends-probe-into-forced?lang=en

Katardaki yaralı işçiler için kafala affı talebi; http://www.ituc-csi.org/kafala-amnesty-for-injured-workers

körfez ülkeleri ve zorunlu çalıştırılma; http://www.ituc-csi.org/gulf-countries-and-forced-labour

göçmen kadın işçilerin yaşadığı şiddet; http://www.spiegel.de/politik/ausland/uae-vereinigte-arabische-emirate-beuten-gastarbeiterinnen-aus-a-998644.html

 

 

 

 



Yazarın Tüm Yazıları
Tüpraş Faciası kapandı mı? 21 Ekim 2017, Cumartesi
TÜPRAŞ VE KOÇ HOLDİNG; FABRİKALARIN FABRİKASI, SANAYİNİN SARAYI KAR İCİN HEPİMİZİ TEHLİKEYE ATIYOR 14 Ekim 2017, Cumartesi
İTİBAR LÜKS VE ŞATAFATTA DEĞİL HALKIN ZENGİNLİĞİNDEDİR 7 Ekim 2017, Cumartesi
EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ? 23 Eylül 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-4 26 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-3 19 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-2 12 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler 5 Ağustos 2017, Cumartesi
TEMEL EĞİTİME CİHADÇILIK NEDEN GİRDİ? 22 Temmuz 2017, Cumartesi
Türk İşçisi Haçlı İttifakının Kölesi mi? 15 Temmuz 2017, Cumartesi
Bizleri bölenler kendileri ayrışıyor mu? 1 Temmuz 2017, Cumartesi
PATRONLAR 3 YILI OHAL ZORBALIĞI İLE DAYATIYOR 24 Haziran 2017, Cumartesi
15-16 HAZİRAN İŞÇİ SELİ 17 Haziran 2017, Cumartesi
Körfez ülkelerinin temel zenginlik kaynağı petrol mü, Kafala Sistemi kölecilik mi? 10 Haziran 2017, Cumartesi
Türkiye’de ekonomi kimin için kötü? 3 Haziran 2017, Cumartesi
Grev Yasaklamakla Ülkeyi Nasıl Kurtarıyoruz 27 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş işçileri 3 yıllık sözleşmeyi çöpe attı 20 Mayıs 2017, Cumartesi
PATRONLARIN TARİHİ TEZİ ÇÖPE 13 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş eylemleri ne gösteriyor? 6 Mayıs 2017, Cumartesi
İNSANLIĞIN TEK EVRENSEL BAYRAMI 29 Nisan 2017, Cumartesi
Evet diyen illerde şehir merkezleri bile hayır dedi 22 Nisan 2017, Cumartesi
PETKİM ve TÜPRAŞ İŞÇİLERİ OHALDE DİRENİŞ DEDİ 15 Nisan 2017, Cumartesi
ALİAĞA’DA YAP BOZ DEVRİ BİTTİ YAPMADAN BOZMA DEVRİ YAŞANIYOR 8 Nisan 2017, Cumartesi
SENDİKALARDAKİ TEK ADAMLIK 1 Nisan 2017, Cumartesi
Sendikal Demokrasi Güçlü Sendika ve Güçlü Toplum 25 Mart 2017, Cumartesi
İŞÇİLERİN TOPLU SÖZLEŞME DÖNEMİ SÜRÜYOR 18 Mart 2017, Cumartesi
8 Mart yine bir Facia ile karşılandı başımız sağolsun 11 Mart 2017, Cumartesi
EMEK KENTİ 4 Mart 2017, Cumartesi