23 Eylül 2017, Cumartesi

PATRONLARIN TARİHİ TEZİ ÇÖPE

13 Mayıs 2017, Cumartesi

     


Turan KARA

Yıllardır, özellikle Türkiye İşverenler Sendikası (TİSK) başkanının “şimdiye kadar işçiler güldü bundan sonra biz güleceğiz” diyerek karşıladığı 12 Eylül darbesinden bu yana, patronlar kazanırsa işçilerin de kazanacağı, bu yüzden işçilerin çok çalışması gerektiği iddiasıyla yönetildik. Devlette de sendikalarda da bu görüş hakim kılındı, öyle ki; eğitimiyle,kültürüyle, sanatıyla bile bunu dediler. Halk içinde, özellikle yoksullar ve işçiler içerisinde de böyle düşünenler oluşturdular, hala da vardır… Hala öyle olduğunu iddia eden sendikalar da var! Hak arama eylemlerinde, mücadele veya grevlerde “işimi seviyorum, kazandırdık kazanmak istiyoruz” “lütfen”, “güzel fabrikam, tatlı patronum” tarzı pankartlar da açmışlıkları var. Ama şimdi öyle bir örnek var ki, bütün bunları çöpe atar cinsten. KOÇ Holdinge bağlı Tüpraş’tan bahsediyoruz. 4 ayda 880 milyon civarında kar etmiş, bu geçen sene 83 milyonmuş. İşte bunun 11 katı! Bu vatandaş isçilere 0 -SIFIR- zam öneriyor.

Nice fabrikalar, okullar, hastaneler yapılabilir, nice açlar doyar, nice savaşlar biter bu, sadece 1 yıllık servete. Bu servet bundan bir kaç yıl önce devletindi, dolaylı olarak da olsa halkındı, bizim diyebiliyorduk. Elimizden alındı ve peşkeş çekildi. Şimdi tek bir kişinin; canı ne isterse onu yapan, bütün kuralları kendisinin koyacağını düşünen birinin.

Halkın serveti bir kişinin oldu, vergiler halkı vurdu

Bize düşen ise Tüpraş’ın satılması ile devletin, kaybedilen geliri karşılayabilmesi için bize yüklediği vergiler oldu. Dolaylı, doğrudan, depremzedeler için, lüks tutkunlarının ithalat yapabilmesi için şu ya da bunun için. Ücretlerimizin, yani patrona gün boyu karın tokluğuna çalışmamızın karşılığı olan “gelirimiz”in en az, 3 te 1’i vergi, kesinti, harç haraç kesiliyor. Yetmiyor, şu dünyada yaşayabilmek, basitçe var olabilmek için, Adem’den bu yana değişmeyen ihtiyaçlardan bile vergi, ekmek, su, barınma, beslenme, nefes alma, sağlığı koruma, sevme, eğlenme, neşeli olma, öğrenme, bilme, sevinme her şeyden vergi alınıyor. Gitti mi toplam yarısı! Bunların ücretsiz olması lazım, ücretsiz! Ama karşılaştığımız şey acımasız vergilerle katlanan, sanki bizi var olduğumuz için cezalandıran fiyatlar. Tüpraş satıldı diye, Petkim satıldı diye, şeker fabrikaları, kumaş fabrikaları, madenler, enerji kaynakları satıldı diye oldu bunlar.

Patronlar ücretsiz işçi istiyor

Patronlar? Onlar için “ohh şükür” olayı olmadı. Sürekli dediler ki; “bana şu kadar kredi, şu kadar teşvik, şu kadar vergi affı, büyümem lazım şunu hibe et…” hepsi oldu. Yetti mi? “hey bu fabrikalar kendi başına çalışmıyormuş, işçi lazım, bana bedelsiz çalışacak adam versene” dedi. İnanılmaz! Devlet tamam dedi, “al şu kadar adam sana istediğin gibi çalıştır, 6 ay 1 sene senindir, beleş!”. 6 ay 1 sene vatandaşı sayılan, kazancının %30 doğrudan %20-30 da dolaylı kesip aldığı adamı, kadını, çocuğu arayıp sormadı, patronun insafında çalıştık. Sadece Türk de değil Amerikan, Fransız, Hollandalı patronlara da sundu bizim emeğimizi, hava kadar beleş. Bize sürekli Türk olduğumuz, bununla yetinmemizi söyledi. Türklük gururu, büyüklüğü, şatafatı ile doyduk. Onlar? Onlara bu da yetmiyor.

Şimdi bu KOÇ ve diğer patronlar neredeyse bütün fabrikalarında ücretsiz işçi çalıştırırken burada Aliağa’da diyor ki; “beni enayi mi sandınız? Her yerde beleş çalıştırırken size neden bu kadar ücret ödeyeyim? Neden öyle olsun? Size versem Tofaş var, Ford var, Arçelik var, bilmediğiniz daha onlarcası var” Sadece Tüpraş’ta bu kadar kar etmişken, bir de bu fabrikaları ekleyin, işte efsanelerdeki doymak bilmez açlığın dünyaya inmiş hali.

Aşırı kar açlık, sefalet, acı, gözyaşı ve ızdırap sebebidir

Bu anlayış dünyadaki yokluğun, yoksulluğun, açlığın, sefaletin, acıların, savaşın göz yaşının sebebi olan anlayış. Eşitsizliğin Türkiye’deki zirvesine bakın! Bir insan, sadece Tüpraş’ta kazandıkları ile en az 20 milyon insanın hayatını yaşıyor. Topluma zerre kadar faydası yok. Ve yetmiyor!

Günlerdir Tüpraş işçilerinin yaşadığı eziyete bakın. Korkular, endişeler, uykusuz ve gergin geçen günler, mesailer. Tüpraş patronu Koç Holding ve yöneticileri şu an hemen 2 saat sonra tamam dese; işçileri hayatını değiştirmekle tehdit edip, açlık şantajı yapıp, ahlaksız demeye varan şeyler söyleyerek çektirdiği ızdırap, burnundan fitil fitil getirme ile kendine-kendi sınıfına yakışanı yaptı. İşçiye kazandığını ağız tadıyla yedirmemek. Bunu beddua olarak bile söylemeye dilimiz varmaz.

Kim kimden yana?

2017 de 150-200 binden fazla metal işçisi başta, cam, toprak, petro-kimya işçisi bu adam gibi 4-5 tane daha adamla aynı masaya oturacak. Kendisi otursa bir nebze, ama onların sadık uşakları var birde. Bu holdingler bu sadık uşaklarla sözde sözleşme yaparak 120 bin işçinin ekmeğini kendi kendilerine pazarlık etmeyi istiyorlar, yıllardır yaptıkları gibi. Ortada işçiye sorulmuş bir şey yok henüz! Doğrusu onların doğasında bu var, bu kapitalist sınıf öyle var oldu, işçilerin doğasında da mücadele.

Metal işçileri iyi izlememeliler, demir çelik işçileri de öyle. Türk Metal nabız yokluyor, ona göre şerbet ölçecek. Ohal var da, grev yasak da, kem küm  ediyor.

Mertçe çıksana meydana, hak etmen gereken şey senin tüm varlığın. Koç Holding senin de patronun değil mi? Hala ses çıkarmazsam, uzlaşma ararsam bir şeyler verir diye mi düşünüyorlar… Mal ortada; en çok kar yaptığı yerde bile kötü niyetli. İşte Petkim Tüpraş işçileri, bir destek açıklaması yap, bir dayanışma eylemi, fabrikalarında açıklama yap, yok! Teknorot işçileri var olsun, metal fırtına ateşinin kıvılcımlar çıkardığını gösterdi. İşkur, bakanlık, polis, asker, vali, savcı hepsi seferber oldu. Kimden yana? Kim kimden yanaysa o ondan yana.



Yazarın Tüm Yazıları
EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ? 23 Eylül 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-4 26 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-3 19 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-2 12 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler 5 Ağustos 2017, Cumartesi
TEMEL EĞİTİME CİHADÇILIK NEDEN GİRDİ? 22 Temmuz 2017, Cumartesi
Türk İşçisi Haçlı İttifakının Kölesi mi? 15 Temmuz 2017, Cumartesi
Bizleri bölenler kendileri ayrışıyor mu? 1 Temmuz 2017, Cumartesi
PATRONLAR 3 YILI OHAL ZORBALIĞI İLE DAYATIYOR 24 Haziran 2017, Cumartesi
15-16 HAZİRAN İŞÇİ SELİ 17 Haziran 2017, Cumartesi
Körfez ülkelerinin temel zenginlik kaynağı petrol mü, Kafala Sistemi kölecilik mi? 10 Haziran 2017, Cumartesi
Türkiye’de ekonomi kimin için kötü? 3 Haziran 2017, Cumartesi
Grev Yasaklamakla Ülkeyi Nasıl Kurtarıyoruz 27 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş işçileri 3 yıllık sözleşmeyi çöpe attı 20 Mayıs 2017, Cumartesi
PATRONLARIN TARİHİ TEZİ ÇÖPE 13 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş eylemleri ne gösteriyor? 6 Mayıs 2017, Cumartesi
İNSANLIĞIN TEK EVRENSEL BAYRAMI 29 Nisan 2017, Cumartesi
Evet diyen illerde şehir merkezleri bile hayır dedi 22 Nisan 2017, Cumartesi
PETKİM ve TÜPRAŞ İŞÇİLERİ OHALDE DİRENİŞ DEDİ 15 Nisan 2017, Cumartesi
ALİAĞA’DA YAP BOZ DEVRİ BİTTİ YAPMADAN BOZMA DEVRİ YAŞANIYOR 8 Nisan 2017, Cumartesi
SENDİKALARDAKİ TEK ADAMLIK 1 Nisan 2017, Cumartesi
Sendikal Demokrasi Güçlü Sendika ve Güçlü Toplum 25 Mart 2017, Cumartesi
İŞÇİLERİN TOPLU SÖZLEŞME DÖNEMİ SÜRÜYOR 18 Mart 2017, Cumartesi
8 Mart yine bir Facia ile karşılandı başımız sağolsun 11 Mart 2017, Cumartesi
EMEK KENTİ 4 Mart 2017, Cumartesi