21 Kasım 2017, Salı

TÜPRAŞ VE KOÇ HOLDİNG; FABRİKALARIN FABRİKASI, SANAYİNİN SARAYI KAR İCİN HEPİMİZİ TEHLİKEYE ATIYOR

14 Ekim 2017, Cumartesi

     


Turan KARA

TÜPRAŞ en büyük, en çok kazanan, en çok kar eden, en çok satış yapan, bütün “en”leri toplayan Türkiye sanayisinin adeta zirvesinde, fildişi bir kule, sermaye sınıfının sarayı görünümünde. Eğer Türkiye’yi yöneten bir saray olduğunu söylersek, aynı simgesellikte sanayiyi yöneten bir saray KOÇ holding. TÜRAŞ bu sarayın bayrağı! Şimdiye kadar iş cinayetlerinin merdiven altı, kaçak işletmelerde gerçekleştiği kanısını yıkan, kaçak işçilerin, denetimsizce, tüm hukuksuzlukların, yasa dışılıkların, vahşiliklerin yaşandığı yerlerde öldüğü inancını sarsan adeta işçiler için tüm Türkiye’nin bir vahşi çalışma sahası, hukuksuz, denetimsiz ve cezalandırılmama alanı olduğunu açığa çıkaran bir facia! Patronları ve dolayısıyla hükümeti de endişelendiren yanı bu oldu. Pislik en zirveden taşmış, el birliği ile temizlemek kalmıştı.

Her şeyin her zaman nizami olması gereken, denetimin varlığı için şart olması gereken bir yer. 4 değil 400 ya da 4000 insanın ölmesinin işten bile olmadığı, tehlikeli ve ağır bir endüstri bölgesi. İşte burada senelik karı onlarca şirketin toplamından çok olan, geliri ülke gelirine eş olan bir holdingin denetiminde böyle önemli bir işletme alanında sendikalı, güvenceli az buçuk uluslararası normları taşıması gereken 1000 işçi varken, Soma gibi, kaçak göçek, vasıfsız, Suriyeliler gibi çalışan 800 işçi var. Ve Koç'a kimse dur diyemiyor. Bu yasak, en azından burada yasak diyemiyor. Uluslararası kurumlar da göz yumuyor.

Kazadan sonra gerek şirket görevlileri, gerek devlet ve hükümet yetkilileri ilk elden, telaşla “endişelenecek bir şey yok normal bir kaza oldu. Üretim devam ediyor” dedi. İlk bakışta bunun işletmede büyük bir engel yaratmayacak, borsayı, yatırımcıyı, bu şirketten mal bekleyen diğer şirketleri rahatlatmak için veya güvenlik sorunu kaygılarını gidermek için söylendiği düşünülse de tam olarak öyle olduğu söylenemez. Elbette bu kaygılar başat kaygılar ancak söz konusu TÜPRAŞ olduğunda patronların endişeleneceği bir başka şey daha var.

Aliağa bölgesi de Türkiye de pek çok facia yaşadı, özellikle AKP döneminde. 3-5-10-302 işçinin birden öldüğü facialar. Soma faciası hariç devlet en küçük idare amiri olan kaymakamdan başlayarak, milletvekiline, bakanına kadar ufak bir açıklama, başsağlığı yapmaya değer görmediler bu faciaları. Burada önemli olan TÜPRAŞ fabrikasının büyüklüğü, tüm sanayiyi etkileyecek yapısı gibi görünmesine aldanmadan şunu söyleyebiliriz; burası Türkiye’nin tüm zaafları ve zayıflıklarına karşın işçilerinin en örgütlü ve en mücadeleci olduğu bir işletme. Üretim kaygısı işçilerin iş bırakma korkusu ile birleşti.

KOÇ Holding patronundan, kaymakamına, Türk-İş Ege bölge yöneticisinden milletvekiline, Petrol-İş genel merkez yöneticilerinden milletvekili, bakanına kadar hepsinin buraya gelip açıklama yapmasının en büyük sebebi, işçileri kuşatmak, onları baskı altına almaktı. Bu hiç bir kuşkuya yer vermeyecek kadar açıktı. Neden mi? Bu saydıklarımızın hiç birisi, Aliağa Kaymakamı, AKP-CHP-MHP milletvekilleri, Petrol-İş Aliağa Şube yöneticileri, Türk-İş ege bölge başkanı ve Türk-İş’e bağlı sendikaların başkanları ya da başka sendikalardan hiç kimse, hiç birisi hastane morgunun önünde oğlunun, eşinin cesedini görmek için bekleyen hiç bir acılı insanı merak edip de yanına gitmedi. hepsi de TÜPRAŞ kapısı önünde basına demeç verip “endişe edecek bir şey yok üretim devam ediyor” dedi. Bu sadece borsa, ekonomi kaygısı güdülen bir şey değil, işçilerin tepki vermesinden endişe edilen bir ruh haliydi. İşçiler gün boyu haber almaya çalıştı üretimi durdurma çağrısı yaptı.

TÜPRAŞ ve yanı başında PETKİM işçileri özelleştirmeden bu yana hala daha, hem de bir kaç gün öncesine kadar, bu iki fabrika patronuna işletme içinde eylemler yaparak, “taşeron son bulsun, işletmelerin yapısıyla oynamayın, riski artıyor herkesin canını tehlikeye atıyorsunuz, bakım gruplarını özelleştirmeyin, bir faciaya sebep olacaksınız” diyordu. tabi ki seslerini duyan kimse yoktu. Kaymakam, Vali, milletvekili, bakan, Türk-İş, Petrol-iş Merkezi hiç kimse!

Kendisi de Türk metal’in hem İzmir şube başkanlığını, hem de genel merkez yöneticiliğini yapmış olan Türk-İş ege Bölge temsilcisi Süleyman Yıldırım ve Türk Metal Aliağa temsilcisi Ali Ekber Tali Petrol-İş Aliağa Şube başkanı ile beraberdi. Aynı saatlerde Habaş’ta 1. Ocakta ocak altını temizleyen bir işçi de ölümden dönmüş ve yanık yaraları ile Aliağa Devlet Hastanesi’ne gelmişti.  Ocak altında temizlik yaparken oksijen tutmuşken ocağa hurda boşaltılması ile alev püskürmüş. Ocak dediğimiz 100 tonluk eriyik demir çukuru, alev 1500 derecelik lav. Yüzü yanmış sırtüstü yatarak kurtulmuş. Ambulansla hastaneye göndermişler, sahipsiz ve refakatçi olmadan. İlk tedaviyi yapıp salmışlar hastanede, bahçede yaşanan acılara bakarak yüzünü ıslak tutmaya çalışıyor, tedavisi bu. Oturuyor öyle. Türk Metal temsilcisinin de Ege Bölge temsilcisinin de haberleri yoktu, öğrenince de kim olduğunu bile merak etmediler. Ege Bölge temsilcisi faciayla ilgili “Genel merkezi bilgilendirme yaptık o bir açıklama yapacak” dedi. Tabanın inisiyatifi kesilip atılırken Türk İş Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaptı.

 

DEMOKRASİYİ BUHARLAŞTIRAN SİHİRLİ SÖZCÜK

ÜRETİM DEVAM EDİYOR

Son yıllarda liberal sol sosyal demokrat kesimler ısrarla su soruyu tartışıyor, OHAL’in olduğu, demokrasinin olmadığı ortamda yatırımcı gelir mi, büyüme sürer mi? Sürmez diyerek bu yüzden demokrasi istiyor. Liberal teoriler kitaplarda aksini söylese de Türkiye'de sürüyor. Hatta yüzünü işçi sınıfına dönmeyen, kurtuluşu Avrupa ya da diğer liberal demokrasilerde arayanlar da TÜSİAD'ın OHAL kalksın demesine umut bağlıyor. Avrupalı yatırımcılar gelmez diyerek baskı altına almak istiyor. Oysa tüm dünyada, Avrupa’da da otoriter yönetim şekilleri ağırlık kazanıyor, işçiler ve emekçiler daha vahşi sömürüye tabi oluyor. İşte bunu sağlayan büyülü sözcük, liberal efsanelerin sonunu getiren, demokrasinin anahtarı bir sözcük: ÜRETİM DEVAM EDİYOR endişe etmeyin. Üretim durmadan hiçbir yere demokrasi de hukuk da geldiği görülmemiştir. “Dünyadaki modern demokrasinin kurucusu burjuvazidir, hak dağıtmak zorunda kalacaktır, sabredin” teorisini de çöpe atan, Türkiye'de onlarca facia, katliam, işten atma, demokrasi gaspınının üstünü örten büyülü sözcükler “üretim devam ediyor endişe etmeyin”. Bizler ölüyoruz tabii, sorun mu? Üretim devam etmeli!

 

KOÇ HOLDİNG TÜM SORUMLULUKLAR YERİNE GETİRİLECEK DEMİŞ; SAMİMİ Mİ?

Sorumluluk alanını nasıl tanımlıyor bilinmez, o bir sermayedar! Kaza icinde yer alan “elemanları” işten atmak, ölenlerin ailelerine akşamki lüks restoranda yiyecegi yemek parasını vererek, burs sağlayarak acı dindirmek mi nedir? İlk iş cinayeti değil, gördük ki hep böyle yapıyor. Biz diyelim sorumluluk alanını: Bay Koç taşeron sisteminin kaldırılmadığı, iş yükünün azaltılıp fazla çalışmanın olmadığı, bakım grupları üzerinde oyunlar oynamadığı, işçilere mobbing yapmayı kesmediği, ve sendikayı gerçek muhattab almadığı sürece sorumluklarını yerine getirmiş olmayacak.



Yazarın Tüm Yazıları
Tüpraş Faciası kapandı mı? 21 Ekim 2017, Cumartesi
TÜPRAŞ VE KOÇ HOLDİNG; FABRİKALARIN FABRİKASI, SANAYİNİN SARAYI KAR İCİN HEPİMİZİ TEHLİKEYE ATIYOR 14 Ekim 2017, Cumartesi
İTİBAR LÜKS VE ŞATAFATTA DEĞİL HALKIN ZENGİNLİĞİNDEDİR 7 Ekim 2017, Cumartesi
EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ? 23 Eylül 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-4 26 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-3 19 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-2 12 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler 5 Ağustos 2017, Cumartesi
TEMEL EĞİTİME CİHADÇILIK NEDEN GİRDİ? 22 Temmuz 2017, Cumartesi
Türk İşçisi Haçlı İttifakının Kölesi mi? 15 Temmuz 2017, Cumartesi
Bizleri bölenler kendileri ayrışıyor mu? 1 Temmuz 2017, Cumartesi
PATRONLAR 3 YILI OHAL ZORBALIĞI İLE DAYATIYOR 24 Haziran 2017, Cumartesi
15-16 HAZİRAN İŞÇİ SELİ 17 Haziran 2017, Cumartesi
Körfez ülkelerinin temel zenginlik kaynağı petrol mü, Kafala Sistemi kölecilik mi? 10 Haziran 2017, Cumartesi
Türkiye’de ekonomi kimin için kötü? 3 Haziran 2017, Cumartesi
Grev Yasaklamakla Ülkeyi Nasıl Kurtarıyoruz 27 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş işçileri 3 yıllık sözleşmeyi çöpe attı 20 Mayıs 2017, Cumartesi
PATRONLARIN TARİHİ TEZİ ÇÖPE 13 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş eylemleri ne gösteriyor? 6 Mayıs 2017, Cumartesi
İNSANLIĞIN TEK EVRENSEL BAYRAMI 29 Nisan 2017, Cumartesi
Evet diyen illerde şehir merkezleri bile hayır dedi 22 Nisan 2017, Cumartesi
PETKİM ve TÜPRAŞ İŞÇİLERİ OHALDE DİRENİŞ DEDİ 15 Nisan 2017, Cumartesi
ALİAĞA’DA YAP BOZ DEVRİ BİTTİ YAPMADAN BOZMA DEVRİ YAŞANIYOR 8 Nisan 2017, Cumartesi
SENDİKALARDAKİ TEK ADAMLIK 1 Nisan 2017, Cumartesi
Sendikal Demokrasi Güçlü Sendika ve Güçlü Toplum 25 Mart 2017, Cumartesi
İŞÇİLERİN TOPLU SÖZLEŞME DÖNEMİ SÜRÜYOR 18 Mart 2017, Cumartesi
8 Mart yine bir Facia ile karşılandı başımız sağolsun 11 Mart 2017, Cumartesi
EMEK KENTİ 4 Mart 2017, Cumartesi