12 Aralık 2017, Salı

15-16 HAZİRAN İŞÇİ SELİ

17 Haziran 2017, Cumartesi

     


Turan KARA

15-16 Haziran günleri Türkiye’de işçilerin sınıf olarak ortaya çıktığı ve sınıfsal talepler etrafında birleştiği tarihtir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana yapılan harf, kılık kıyafet, seçme seçilme, kadın hakları gibi modern yaşamdaki reformlarla övünülür hatta buna devrim bile denir. Türkiye’de sanayileşme 1925’lerde başlar ama ilk sendikalar yasası 1947’de ancak çıkarılır.  Sendikalar yasası çıkarılır ama bu grevsiz ve toplu sözleşme hakkı olmayan bir yasadır. 1952’de Türk-İş kurulur, sonrasında 1961’de ‘grev hakkı’ tanınır, ancak yeterli bir yasal bir tanımı yoktur. Ta ki 1963 yılında Kavel Kablo işçilerinin başlattığı greve kadar. Kavel grevi Türkiye’de grev yasası yaptıran bir direniş, aynı zamanda 15-16 Haziran’a kadar işçilerin sınıf mücadelesinin başlangıç tarihi olmuştur. Kavel grevinden sonra 1963 yılında yeni bir Sendikalar Kanunu ve 275 sayılı toplu sözleşme ve grev yasası çıkarılır.

1966 yılında Paşabahçe işçileri “İş Hayatında Köleliğe Paydos!”, “Emeği Savunmak Kutsal Vazifemizdir” diyerek  greve çıkar. Bu grev işçilerin ilk sendikaları olan Cam-iş’in tutumunu ve sendikacılığını reddederek Kristal-İş Sendikası’na geçmelerinden sonraki ilk eylemleridir. Yevmiye zammı talebiyle başlayan grev aynı zamanda sınıfsal bir tutum barındırır. 2200 kişidirler ve haklarını aramak konusunda kesin kararlıdırlar. Grevleri ocak ayının sert koşullarında başlar, dayanışma fonları, otelleri, dolu kasaları, araç filoları ve benzeri zenginlikleri olan bir sendikaları da yoktur. Yeni kurulmuş Cam-iş ve Türk-İş’e bağlı Kristal-İş sendikası da yenidir ve neredeyse tabeladan ibarettir. TİSK üyesi 12 patron, gazetelere ilan vererek grevi şiddetle protesto ettiklerini duyurduktan sonra Mart ayında Türk-İş oldu bittiyle grevi bitirmek ister. Paşabahçe işçileri Türk-İş’in imzaladığı protokolü tanımaz ve greve devam der. Uzun grev boyunca Türk-İş içinde tartışma başlar; Paşabahçe işçileriyle dayanışma gösterelim mi, kaderine mi terk edelim? Paşabahçe işçileri ile dayanışma gösteren sendikalar kendi arasında Sendikalar Arası Dayanışma (SADA) Komitesi kurarlar ve Türk-İş bu sendikaların üyeliklerini askıya alır. Artık işçilerin işçileri örgütlediği ve Türkiye’de sınıf olarak davranmaya başladığı zamanlar gelmiştir. 1967 yılına kadar ülkenin hemen her havzasında, büyük işletmesinde sendikalar kuruluyor, direniş ve grevler yaşanıyordu. 1967 yılında bu bağımsız sendikalar birleşerek DİSK kurulur. Sonrasında hükümet hem sermaye ve hükümetten bağımsız gelişen işçi hareketini dizginlemek, hem de örgütlenmeyi zorlaştırmak için sendikalar yasasını değiştirmek ister. İşçiler kendi mücadelesini kazanımını hükümet ve patronlara karşı korumak zorunda kalmıştır.


İşçilerin işçileri örgütlediği hareket

 

15-16 Haziran eylemleri “ayakların baş olmaya” başladığını gören patronlarca işçilerin kendi hareketinden doğan sendikaları kapatmak ve sendikalar yasasını daraltmak için yapılmak istenen hamleye karşı işçilerin sınıfsal duruşunun adıdır. Türkiye işçi sınıfının doğum günüdür dersek abartmış sayılmayız. Elbette ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomik durumdan bahsetmeden anlamak da pek mümkün olmaz ama biz burada işçilerin kendi aydınlanma hareketi ve kendi hür, bağımsız hareketi olduğunu belirtmekle yetinelim. Zaten karakter olarak önemli olan budur. İşçiler kendi kurdukları komiteleri, birlikleri ve sonrasında sendikaları ile haklarını kazanmıştır.

Türkiye kurulduğundan bu yana işçi sınıfı ve emekçi kesimler yanı başındaki bir devden, kurulmuş en büyük işçi birliğinden, Sovyetler Birliği’nden, sosyalizmden etkilenmemesi için aşırı baskı altında ve yoğun bir hükümet-patron idaresi altında kalmıştır. Oysa şimdiye kadar gelinen tarihte demokrasi en çok işçi hareketinin yükseldiği bu dönemlerde var olmuştur. Türkiye’de demokrasinin hiç bir zaman gelişmemiş ve şimdilerde de eksikliği en çok hissedilen bir kavram olmasının temel sebeplerinden biri de budur. Çünkü demokrasinin ölçüsünü anlatanlar bu durumu “grev gibi bir bela”dan kurtarmakla, “ayaklar baş olamaz” diyerek ifade ediyorlar. Bu sermaye kesiminin düşüncesinin rafine edilmiş halidir ve kabalığına bile itiraz edilmemiştir. Türkiye’de tam demokrasi ve insan haklarına ulaşabilmesinin yolunun AB ya da çeşitli liberal değerlerin, piyasa ekonomisinin hayata geçmesiyle mümkün olacağını düşünenler de mevcut. Bu, sol içerisinde de kendine yer bulabiliyor.  Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu günlerde en önemli şey tüm hakların üstten, reformlarla hayata geçirilmesidir. Ancak işçi sınıfının hakları böyle olmamış, kazanıldığında da tersi reformlarla her zaman geri alınmak istenmiştir. Türkiye işçi sınıfı daima kendi bağımsız hareketi, mücadelesi ile haklarını kazanmıştır, hem de yoğun baskı altında. Türkiye’de demokrasinin hayata geçmesinin, var olmasının teminatı da işçilerin mücadelesidir.

 



Yazarın Tüm Yazıları
Tüpraş Faciası kapandı mı? 21 Ekim 2017, Cumartesi
TÜPRAŞ VE KOÇ HOLDİNG; FABRİKALARIN FABRİKASI, SANAYİNİN SARAYI KAR İCİN HEPİMİZİ TEHLİKEYE ATIYOR 14 Ekim 2017, Cumartesi
İTİBAR LÜKS VE ŞATAFATTA DEĞİL HALKIN ZENGİNLİĞİNDEDİR 7 Ekim 2017, Cumartesi
EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ? 23 Eylül 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-4 26 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-3 19 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-2 12 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler 5 Ağustos 2017, Cumartesi
TEMEL EĞİTİME CİHADÇILIK NEDEN GİRDİ? 22 Temmuz 2017, Cumartesi
Türk İşçisi Haçlı İttifakının Kölesi mi? 15 Temmuz 2017, Cumartesi
Bizleri bölenler kendileri ayrışıyor mu? 1 Temmuz 2017, Cumartesi
PATRONLAR 3 YILI OHAL ZORBALIĞI İLE DAYATIYOR 24 Haziran 2017, Cumartesi
15-16 HAZİRAN İŞÇİ SELİ 17 Haziran 2017, Cumartesi
Körfez ülkelerinin temel zenginlik kaynağı petrol mü, Kafala Sistemi kölecilik mi? 10 Haziran 2017, Cumartesi
Türkiye’de ekonomi kimin için kötü? 3 Haziran 2017, Cumartesi
Grev Yasaklamakla Ülkeyi Nasıl Kurtarıyoruz 27 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş işçileri 3 yıllık sözleşmeyi çöpe attı 20 Mayıs 2017, Cumartesi
PATRONLARIN TARİHİ TEZİ ÇÖPE 13 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş eylemleri ne gösteriyor? 6 Mayıs 2017, Cumartesi
İNSANLIĞIN TEK EVRENSEL BAYRAMI 29 Nisan 2017, Cumartesi
Evet diyen illerde şehir merkezleri bile hayır dedi 22 Nisan 2017, Cumartesi
PETKİM ve TÜPRAŞ İŞÇİLERİ OHALDE DİRENİŞ DEDİ 15 Nisan 2017, Cumartesi
ALİAĞA’DA YAP BOZ DEVRİ BİTTİ YAPMADAN BOZMA DEVRİ YAŞANIYOR 8 Nisan 2017, Cumartesi
SENDİKALARDAKİ TEK ADAMLIK 1 Nisan 2017, Cumartesi
Sendikal Demokrasi Güçlü Sendika ve Güçlü Toplum 25 Mart 2017, Cumartesi
İŞÇİLERİN TOPLU SÖZLEŞME DÖNEMİ SÜRÜYOR 18 Mart 2017, Cumartesi
8 Mart yine bir Facia ile karşılandı başımız sağolsun 11 Mart 2017, Cumartesi
EMEK KENTİ 4 Mart 2017, Cumartesi