21 Ekim 2017, Cumartesi

Evet diyen illerde şehir merkezleri bile hayır dedi

22 Nisan 2017, Cumartesi

     


Turan KARA

Referandumda oy kullanma süreci bitti. Seçim kampanyası sırasında aklımızda kalanlar; tercihini sorduğu halkının seçimi konusunda bağımsız ve tarafız kalması gereken kurumların iktidardaki partinin yanında taraf alması, “hayır” diyenlerin mümkün olduğunca hiç bir yerde görünmemesi, göründüğünde de kötü gösterilmesi, kafamızda “eyyyy” seslerinin yankılanması, geleceğe dair endişe, korku, konuşma ve düşünme özgürlüğünün kısıtlanması gibi demokrasi ve adaletten uzak şeyler.

Seçim günü sonuçların açıklanması ve sayım süreci bu ülkede hiç unutulmayacak kadar şüpheli. Zaten referandum kampanyası süresi boyunca da pek çok insanın beklentisi bu yöndeydi “ne yapar eder alır”. Hz. Ömer adaletini her fırsatta efsane olarak anlatanların ülkesindeki adalet “ne yapar eder alır” adaleti. Bu yönleri ile referandum hiç bitmeyecek gibi. Yani insanların adalet, eşitlik, özgürlük tartışmalarını bitirebilecek bir süreç yaşanmadı.

Tercih sonuçlarına gelince; Sanayi bölgeleri ve kentlerden hayır çıktı. Evet tercihi yapan Anadolu kentlerin şehir merkezlerinde bile hayır %55-60 arası çıktı. Bursa, Kocaeli, Sakarya gibi kentlerde de şehir merkezi hayır dedi. Yani sanayileşmeden ve kentlileşmeden ne kadar uzaklaşılırsa “eskiye dönük özlemler”, o kadar karşılık buldu.

Sanayileşme ve kentleşmenin yüksek oranda hayır demesinin sebepleri de çeşitlidir elbette. Ama başta bu fabrikalarda, hizmet sektöründe, kamu alanlarında ve bir çok işletmede çalışan işçiler ve emekçilerin büyük çoğunluğunun hayır dediği anlamını taşıyor. Bunun temel sebepleri ise yaşam kalitesinin artmasını sağlamayacak olan bu değişikliğin, daha fazla baskı ve hak kaybı getireceğinin bilincinde olması diyebiliriz. Bu açıdan işçiler, emekçiler kendi geleceklerinden kaygılılar ve haklarının daha geriye götürülmesine izin vermediler.

Kim kazandı?

Türkiye’de de Aliağa’da da siyasi partiler tarafından sahipleniliyor; seçimin kazananı bu parti, şu parti, bizim partimiz diyenler çıkıyor. Öyle olsun seçimi kazanan senin partin olsun, ya da sen öyle san, kimin umurunda, ülkenin yarısı adalet olmadığını düşündükten sonra?

Neden bu yasa değişikliğinin ülkenin hayrına olmadığı konusunda bu kadar umutsuzum? Başta kuvvetler ayrılığı ve demokratik hakları geriye götürdüğü için tabii ki, hem referandum hem de sayım günü başımıza gelenler gösterdi. Eşitsiz, adil olmayan, demokratik ilkelerin çiğnendiği, hayır diyen insanları terörist vb sıfatlarla halkın bir kesimini diğerine karşı düşmanlaştırıldığına şahit olmadık mı? Şimdi şu hayal satılıyor; Erdoğan oy kaybetmiş de iyi bir muhalefet çıkarsa yenilebilirmiş. Bu sistemi bütün partiler kullanabilirmiş. Mesele hangi partinin kazanacağı değil ki? Sayım başında kendi koyduğu kuralı Akp’li bir milletvekilinin verdiği dilekçe ile yok sayan bir hukuk var. Kim kazanabilir?

Kuvvetler ayrılığı prensibi 1700’lü yıllarda Avrupa’da cumhuriyet fikri ile tartışılan, aydınlanma ve reform çağını başlatan fikirdir. Krallıklar, derebeylikler ile Avrupa karanlık çağı bitirmiştir. Hatta sanayi devrimi ve sınıfların oluşmasıyla, işçi sınıfının mücadelesi Paris komünü gibi daha ileri demokrasi örnekleri de sunmuştur. Biz hala 1700 yıllarındaki Avrupa’dan uzak, Ortadoğu-Arap dünyasına has yönetim şekillerine heves ediyoruz.

 



Yazarın Tüm Yazıları
Tüpraş Faciası kapandı mı? 21 Ekim 2017, Cumartesi
TÜPRAŞ VE KOÇ HOLDİNG; FABRİKALARIN FABRİKASI, SANAYİNİN SARAYI KAR İCİN HEPİMİZİ TEHLİKEYE ATIYOR 14 Ekim 2017, Cumartesi
İTİBAR LÜKS VE ŞATAFATTA DEĞİL HALKIN ZENGİNLİĞİNDEDİR 7 Ekim 2017, Cumartesi
EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ? 23 Eylül 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-4 26 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-3 19 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-2 12 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler 5 Ağustos 2017, Cumartesi
TEMEL EĞİTİME CİHADÇILIK NEDEN GİRDİ? 22 Temmuz 2017, Cumartesi
Türk İşçisi Haçlı İttifakının Kölesi mi? 15 Temmuz 2017, Cumartesi
Bizleri bölenler kendileri ayrışıyor mu? 1 Temmuz 2017, Cumartesi
PATRONLAR 3 YILI OHAL ZORBALIĞI İLE DAYATIYOR 24 Haziran 2017, Cumartesi
15-16 HAZİRAN İŞÇİ SELİ 17 Haziran 2017, Cumartesi
Körfez ülkelerinin temel zenginlik kaynağı petrol mü, Kafala Sistemi kölecilik mi? 10 Haziran 2017, Cumartesi
Türkiye’de ekonomi kimin için kötü? 3 Haziran 2017, Cumartesi
Grev Yasaklamakla Ülkeyi Nasıl Kurtarıyoruz 27 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş işçileri 3 yıllık sözleşmeyi çöpe attı 20 Mayıs 2017, Cumartesi
PATRONLARIN TARİHİ TEZİ ÇÖPE 13 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş eylemleri ne gösteriyor? 6 Mayıs 2017, Cumartesi
İNSANLIĞIN TEK EVRENSEL BAYRAMI 29 Nisan 2017, Cumartesi
Evet diyen illerde şehir merkezleri bile hayır dedi 22 Nisan 2017, Cumartesi
PETKİM ve TÜPRAŞ İŞÇİLERİ OHALDE DİRENİŞ DEDİ 15 Nisan 2017, Cumartesi
ALİAĞA’DA YAP BOZ DEVRİ BİTTİ YAPMADAN BOZMA DEVRİ YAŞANIYOR 8 Nisan 2017, Cumartesi
SENDİKALARDAKİ TEK ADAMLIK 1 Nisan 2017, Cumartesi
Sendikal Demokrasi Güçlü Sendika ve Güçlü Toplum 25 Mart 2017, Cumartesi
İŞÇİLERİN TOPLU SÖZLEŞME DÖNEMİ SÜRÜYOR 18 Mart 2017, Cumartesi
8 Mart yine bir Facia ile karşılandı başımız sağolsun 11 Mart 2017, Cumartesi
EMEK KENTİ 4 Mart 2017, Cumartesi