17 Ekim 2017, Salı

Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-4

26 Ağustos 2017, Cumartesi

     


Turan KARA

Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-4

Patron tezleri ile işçi hakkı savunmak

Türk Metal Sendikası genel başkanı 2017 yılı toplu sözleşme taleplerini açıklarken patronlara seslenerek iyi niyet görmek istediklerini, aynı gemide olduklarına inanmak istediklerini ifade etti. Çünkü çok çalışarak bunu hak ettiklerini düşündüklerini söyledi. “Biz ürettikçe işletmeler büyüyecek. İşletmeler büyüdükçe Türkiye güçlenecektir” dedi. Daha önce de Tüpraş sözleşmesi sırasında Tüpraş'taki sendikacılarda benzer bir ideolojik yaklaşım gördük. Onlar da Vehbi Koç’un işçi düşmanı bir lafını ağızlarına slogan etmişlerdi.
Türk Metal Sendikası genel başkanının bu lafı ilk bakışta MESS ya da konuşmayı yaptığı fabrika olan MAN CEO’sunun işçileri boş laflar ederek motive etmeye çalışma çabası gibi görünebilir, oysa öyle değil. Bu Türk Metal Sendikası genel başkanının konuşması. İyi de işçilerin su an içinde bulunduğu ve boğuştuğu sorunlar ne patronların, ne işletmelerin ne de Türkiye'nin büyüyemesi ve güçlenememesi ile ilgili bir sorun. Aksine içine girdiği ulusal yada uluslararası her krizden büyüyerek ve güçlenerek çıkmış, hem servetini hem de işletmesini büyütmüş patronlara söylüyor bunu. Asıl sorun yıllar içinde bu krizlerde gittikçe küçülen, yoksullaşan, tasarruf ve birikim imkanları elinden alınmış, modern tefecilere bankalara geleceğini ipotek ettirmek zorunda kalmış üyelerinin karşısında söylüyor. Kendini kimin temsilcisi olduğunu kimin için konuştuğundan anlayabiliriz. Türk Metal Sendikası genel başkanı aynı zamanda Türk-iş sekreteri. İşi işçilerin sadece işletmelerde ücretli çalışma şartlarını iyileştirmek değil konfederasyon olarak da hem iş yasalarını işçiler lehine güçlendirmek hem de GÜÇLÜ TÜRKİYE'de işçilerin bu GÜÇten payını en yüksek seviyede almasını sağlamak. Şimdiye kadar bu konuda tek bir mücadelesine tanık olmadık. Soma katliamında bile. Görünen tek şey sürekli güçlü işletmeler güçlü patronlar güçlü devlet olursa işçiler güçlenecektir demesi. Bu da patronların söylemi. Dediğimiz gibi patronlar kendi sınıf çıkarlarını tüm toplumun çıkarlarıymış gibi göstermekte başarılı ve bunu her ayak işini yaptırdığı ve güçlendirdiği ayrıcalıklı kesimler haline gelmiş sendikacılar yoluyla yapıyor.

Ücretlerimizin içinde milli servetteki payımız da var

Demir çelik üretimi ve işçilerin durumu diye anlattığımız ilk yazıdan bu yana var. Türkiye ortalama%5-8 arası büyürken, patronlar 8-10 kat büyüdü. Koç holding, Sabancı ve diğer holdingler, yerel tekeller devasa karlar yaptı. Serveti milyon doları geçen zenginlerin sayısı 2002den bu yana %32 artmış. AKP'li yıllarda servet dağılımının durumuna bakalım: 1 milyon TL ve üzeri mevduatların (bankada yatan para) toplam mevduat içindeki payı %24,2'den %52,6'ya sıçradı. Ülkedeki milli ve yerli servet tabana yayılmaktan uzak ve gittikçe tepedeki küçük bir azınlıkta toplanıyor ve bu daha da hızlanıyor. İşçilerin bankalarda ne kadar mevduatı var? Bankaya tek ilişkisi borç ödeme olan işçilerin bankalara borcu da aynı oranda artış gösteriyor. Bu bir tesadüf değil. Yani olan biten her şey Türk Metal Sendikası genel başkanını YALANLIYOR. O ise hala aynı şarkıyı tutturmuş yağan yağmurda ıslanıyor.  Ahmak ıslatan dedikleri yağmurda ıslanmaktan büyük haz alıyor.

Aynı gemide miyiz?

Gelelim o masala. Hepimiz aynı gemideyiz, her kriz döneminde söylenen ama kriz atlatıldıktan sonra unutulan şarkı. 2002, 2008, 2012 yakın zamanlı büyüklü küçüklü krizler atlattık. Her seferinde gerek iş yasalarında gerekse çalışma şartlarında haklarımıza dönük pek çok saldırı gördük. Çalışma saatleri uzadı, iscçi sayısı azaltılıp iş yükü arttı, sıfır zamlar aldık, ücretler düşürüldü, ikramiyeler sosyal haklar sınırlandı vb bunlar işletmelerde oldu ve hiç birisi de geri dönmedi. Demediler ki; fedakarlığınız sayesinde krizi atlattık haklarınızı geri verelim. Kim der bunu? Devlette durum daha mı farklı? 17 Ağustos deprem vergisi hala alınıyor! Taşeronlaşma, kıdem, esnek çalışma, vergilerin artırılması, kamu mallarının özelleştirilmesi, yer altı ve yer üstü zenginliklerinin geri dönüşü olmayan talanı onlarca şey oldu. Bize bunlardan ne düştü? Eğer hepimiz de aynı gemideysek bu nasıl bir gemi? Epey sorunlu bir gemi. Zaten bu söylem hep güçlülerin güçsüzlere tahakküm sözü olmuştur. Bu laf işçilerin inanabileceği, peşinden gidebileceği bir laf değildir. Toplu sözleşmelerde enflasyon artışı tartışmalarını bir yana atıp milli servetteki ve büyümeden doğan payını isteyen refah payı talep eden bir yönelime ihtiyaç da var gereklilik de. Kendisi ve kendi gibileri üst sınıfların yaşamını yaşayan sendika ağalarına bırakılmayacak kadar büyük haklardan bahsediyoruz.

İşçilerin en büyük kaybı sendikaları olmuştur

Yazı dizimiz burada şimdilik burada noktalansın. Bitecek bir tartışma değil ama başka konulara da değiniriz. Yazı boyunca patronların kazançlarından, işçilerin kayıplarından ve bunların sebeplerinden bahsetmeye çalıştık. Anlatmaya çalıştığımız işçilerin en büyük kaybı kendi bağımsız sınıf karakteri ile yönettikleri sendikaları olmuştur. Olan biten bu şeylerin en büyük sebebi budur. Bütün kayıplarını karşılayacak olan şey ise patronların 1980 kanlı darbesiyle ülkemize yerleştirdiği Amerikan tipi işletme sendikacılığını tarihe gömüp sınıf ve kitle sendikacılığı mücadelesi vermek olacaktır. Elbette bu da kendi haklarını savunmayı sendikacılara bırakmamakla başlayacak bir süreçtir.



Yazarın Tüm Yazıları
TÜPRAŞ VE KOÇ HOLDİNG; FABRİKALARIN FABRİKASI, SANAYİNİN SARAYI KAR İCİN HEPİMİZİ TEHLİKEYE ATIYOR 14 Ekim 2017, Cumartesi
İTİBAR LÜKS VE ŞATAFATTA DEĞİL HALKIN ZENGİNLİĞİNDEDİR 7 Ekim 2017, Cumartesi
EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ? 23 Eylül 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-4 26 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-3 19 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-2 12 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler 5 Ağustos 2017, Cumartesi
TEMEL EĞİTİME CİHADÇILIK NEDEN GİRDİ? 22 Temmuz 2017, Cumartesi
Türk İşçisi Haçlı İttifakının Kölesi mi? 15 Temmuz 2017, Cumartesi
Bizleri bölenler kendileri ayrışıyor mu? 1 Temmuz 2017, Cumartesi
PATRONLAR 3 YILI OHAL ZORBALIĞI İLE DAYATIYOR 24 Haziran 2017, Cumartesi
15-16 HAZİRAN İŞÇİ SELİ 17 Haziran 2017, Cumartesi
Körfez ülkelerinin temel zenginlik kaynağı petrol mü, Kafala Sistemi kölecilik mi? 10 Haziran 2017, Cumartesi
Türkiye’de ekonomi kimin için kötü? 3 Haziran 2017, Cumartesi
Grev Yasaklamakla Ülkeyi Nasıl Kurtarıyoruz 27 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş işçileri 3 yıllık sözleşmeyi çöpe attı 20 Mayıs 2017, Cumartesi
PATRONLARIN TARİHİ TEZİ ÇÖPE 13 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş eylemleri ne gösteriyor? 6 Mayıs 2017, Cumartesi
İNSANLIĞIN TEK EVRENSEL BAYRAMI 29 Nisan 2017, Cumartesi
Evet diyen illerde şehir merkezleri bile hayır dedi 22 Nisan 2017, Cumartesi
PETKİM ve TÜPRAŞ İŞÇİLERİ OHALDE DİRENİŞ DEDİ 15 Nisan 2017, Cumartesi
ALİAĞA’DA YAP BOZ DEVRİ BİTTİ YAPMADAN BOZMA DEVRİ YAŞANIYOR 8 Nisan 2017, Cumartesi
SENDİKALARDAKİ TEK ADAMLIK 1 Nisan 2017, Cumartesi
Sendikal Demokrasi Güçlü Sendika ve Güçlü Toplum 25 Mart 2017, Cumartesi
İŞÇİLERİN TOPLU SÖZLEŞME DÖNEMİ SÜRÜYOR 18 Mart 2017, Cumartesi
8 Mart yine bir Facia ile karşılandı başımız sağolsun 11 Mart 2017, Cumartesi
EMEK KENTİ 4 Mart 2017, Cumartesi