21 Eylül 2018, Cuma

TÜRK METAL SENDİKACILIK MI YAPIYOR ESNAFLIK MI?

27 Ocak 2018, Cumartesi

     


Turan KARA

Metal işçileri ülkenin en organize örgütüne karşı mücadelesini sürdürüyor ya Türk Metal?

3 ayrı sendikada yaklaşık 140 bin metal işçisinin toplu sözleşme süreci Eylül ayından bu yana sürüyor. Başında KOÇ Holding’in olduğu ülkenin en organize ve güçlü, en çok kazanan patronlardan oluşan MESS (Metal Sanayicileri Sendikası) işçilere kölelik seviyesinde ücret ve çalışma koşulları dayatıyor. (Kölelik, sefalet hatta ölümüne çalışma.)

MESS en organize örgütü, çünkü hükümette kim olursa olsun dedikleri ekonomik anlamda ya da siyasal anlamda olsun hep hayata geçer. 24 Ocak kararları da MESS'in isteğiyle geçmiştir. Bakan MESS başkanı olan Turgut Özal'dır. Grev yasağı da onların isteğiyle geçmiştir, iş yasaları da, vergi yasaları da, teşvik yasaları da, emeklilik yasaları da.

Sendikalı işçilerin olduğu, en çok iş cinayetinin yaşandığı iş kolu metal sanayi bu örgüt tarafından yönetiliyor. Demir Çelik işçisinin içinde 3 ikramiye, sosyal haklar vs dahil ortalama ücreti 2100 TL. Üstelik yeni işe başlasa da, 10 yıldır çalışıyor olsa da hemen hemen aynı ücrete çalışıyor. En kalabalık üyeye sahip Türk Metal üyesi Demir Çelik işçileri de bu sürece dahil ve bekliyor.

TÜRK METAL SENDİKACILIK MI YAPIYOR ESNAFLIK MI?

Gözler, kulaklar Türk Metal Sendikası'nda. Daha doğrusu, tek kişide; başkanda. 140 bin işçiden Birleşik Metal İş üyesi olan yaklaşık 20 bin işçi de izliyor. Ama onların bir yandan elleri de kendi sendikasında. Türk Metal üyesi işçiler gibi değiller. Geçen sözleşmede bakanlar kurulu bile toplanmadan bakanlar kurulu kararı ile grevleri yasaklanmıştı, bu sefer yasaklansa dahi greve çıkacağız diyorlar.

En çok sorunun yaşandığı fabrikalarda Türk Metal Sendikası örgütlü. HABAŞ, İzmir Demir Çelik, Ege Çelik ve CMS’nin yanı sıra Renault, Tofaş, Ford, BSH ev aletleri, Arçelik gibi en çok kar eden fabrikalar da Türk Metal'de. Buralarda ücretler ve çalışma koşulları asgari; modern insanlık seviyesinin en alt sınırı düzeyinde.

Buradan bakınca Türk Metal sendikasına neden en güçlü sendika diyemediğimiz daha kolay anlaşılır. Türkiye çapında neredeyse en çok üyeye sahipsin, hem de en çok kazanan, kar eden fabrikalarda "örgütlüsün" ama üyelerin modern çağın endüstri işçilerinin gerisinde asgari şartlarda çalışmak ve yaşamak zorunda kalıyor. 150 bin üye de olsa 1,5 milyon üye de fark etmez, orada tek güçlü olan 3-5 patrondur başka kimse değil.

Neden sendikacılık mı yoksa esnaflık mı diye sormamızın altında yatan şeye gelirsek, toplu sözleşme sürecinde iş yerlerinde yaşanan sorunlar ki; bunlar hayati sorunlar halini almış durumda, aç kalmak, sakat kalmak, ölmek ve yaşamak gibi, hiç gündeme gelmeden adeta MESS’in istediği biçimde affedersiniz kaba tabirle "at pazarlığı" yaparak işçilerin emeğini pazarlayan bir pazarlamacı gibi davranır hale gelmeleri.

Başını KOÇ Holding’in çektiği MESS, işçilerin çalışma ve yaşam koşullarını belirleme süreci olan toplu sözleşme sürecinde işçilerin emeğini at pazarlığı yaparak belirlemek isteyebilir. Bu patronların doğası, onlar insana kıymet vermez, sadece para ve kardan oluşan dünyalarında başka bir şey görmezler, ama ya sendika? Yani ücretlerde 3'ün 5'in pazarlığını yapma tuzağına düşmüşseniz baştan söyleyelim konu pazarlamacılıksa, patronların en iyi olduğu şey pazarlamacılıktır. Hele hele de doğası gereği bu bezlerde hiç işi olmaması gereken sendika karşısında ise kusura bakmayın dereye götürür susuz getirir.

Eğer yok canım ne esnafçılığı, ne pazarlamacılığı diyen olacak olursa demir çelik işçileri için soralım:

Demir Çelik işkolu için ayrıca, onlara özel, işkoluna özgü sorunlara dair talepler var mı? Her işyerinde ayrı yaşanan sorunlara yönelik ne tür mücadele veriliyor? Fabrikalarda yaşanan iş cinayetlerine karşı bu ölümleri ve sakatlanmaları önlemek için işyerlerinde çalışma biçimini işçiden yana değiştirecek talepleriniz içinde ne var? HABAŞ'ta yasalara aykırı açık seçik ve aleni bir biçimde suç olan taşeron çalışmayı engellemek için ne var? HABAŞ’ta amirlerin baskı, hakaret, zorlama ile aşırı çalışmasını engelleyecek ne tür talepler var? Örneğin bir müdürün bu TİS sürecinde mesaiye kalmama eylemi yapan işçiye, "si…. sendikasını, git dediğimi yap" dediği söyleniyor. Hadi biz bunu abartılı bulalım ama genel yaklaşımın buna yakın olduğu da bilinen bir gerçek. Bu yaklaşıma karşı mücadelenin içerisinde ne var? Yani insanca çalışma ve emeğe, işçiye saygı, işyerlerinde demokrasi ve insan hakları adına ne var? Kuşkusuz bütün bunları işçilerin istemesi, zorlaması ve bunun için mücadele etmesi gerekir. Şimdi bunlara cevabınız hayırsa şu önemli soruyu sorduğumuzda doğru cevaba daha da yaklaşırız.

Türk Metal Sendikası bu toplu sözleşme sürecinden işçileri memnun edecek bir sonuçla çıkabilir mi?

Eğer cevabı bulduğumuzu düşünüyorsak bir soruya daha kapı açmışız demektir: O halde ne yapılacak? Normal olan; taslağı savunup da kabul ettiremeyen sendikacılar istifa eder bırakır. Anormal biçimde ise üyeler istifa edip ayrılıyor. İşçiler bir türlü kendi sendikasına sahip çıkamıyor, engelleniyor. Her sözleşme döneminde hep aynı şeyleri söyleyen, her seferinde de patronların çizdiği çizgiden ayrılmayan bir yönetim var, işçilere yapacak bir şey bırakmıyor.

GREV YASAKLANDI, PATRONLAR ELLERİNİ OVUŞTURUYOR VE ŞÜKREDİYORDUR

Bu sefer de grev yasaklarına sığınıp belli şeyleri söyleyip kenara çekilecektir muhtemelen. Biz alacaktık da devlet girdi araya ne yapalım devlete mi karşı gelelim kalıbı ezbere zaten. Patron ve hükümet yanlarında sendika ağaları işçinin başına çökmüş bir görüntü ortaya çıkıyor. Ekmek aslanın ağzında derler, karşısında aslan olan aslan avcısı olmak zorundadır, yoksa sonu malum.



Yazarın Tüm Yazıları
Aziz Kocaoğlu İZBAN’da Adalet Arıyor muş 24 Şubat 2018, Cumartesi
YÜZ YILIN SÖZLEŞMESİ VE ÖNÜMÜZDEKİ 2 YIL 17 Şubat 2018, Cumartesi
TÜRK METAL SENDİKACILIK MI YAPIYOR ESNAFLIK MI? 27 Ocak 2018, Cumartesi
MİLLİ VE YERLİ SİSTEM: YOKSUL FEDA EDER ZENGİN CEFA SÜRER 23 Aralık 2017, Cumartesi
Tüpraş Faciası kapandı mı? 21 Ekim 2017, Cumartesi
TÜPRAŞ VE KOÇ HOLDİNG; FABRİKALARIN FABRİKASI, SANAYİNİN SARAYI KAR İCİN HEPİMİZİ TEHLİKEYE ATIYOR 14 Ekim 2017, Cumartesi
İTİBAR LÜKS VE ŞATAFATTA DEĞİL HALKIN ZENGİNLİĞİNDEDİR 7 Ekim 2017, Cumartesi
EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ? 23 Eylül 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-4 26 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-3 19 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler-2 12 Ağustos 2017, Cumartesi
Demir Çelik Üretimi ve İşçilerin Payına Düşenler 5 Ağustos 2017, Cumartesi
TEMEL EĞİTİME CİHADÇILIK NEDEN GİRDİ? 22 Temmuz 2017, Cumartesi
Türk İşçisi Haçlı İttifakının Kölesi mi? 15 Temmuz 2017, Cumartesi
Bizleri bölenler kendileri ayrışıyor mu? 1 Temmuz 2017, Cumartesi
PATRONLAR 3 YILI OHAL ZORBALIĞI İLE DAYATIYOR 24 Haziran 2017, Cumartesi
15-16 HAZİRAN İŞÇİ SELİ 17 Haziran 2017, Cumartesi
Körfez ülkelerinin temel zenginlik kaynağı petrol mü, Kafala Sistemi kölecilik mi? 10 Haziran 2017, Cumartesi
Türkiye’de ekonomi kimin için kötü? 3 Haziran 2017, Cumartesi
Grev Yasaklamakla Ülkeyi Nasıl Kurtarıyoruz 27 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş işçileri 3 yıllık sözleşmeyi çöpe attı 20 Mayıs 2017, Cumartesi
PATRONLARIN TARİHİ TEZİ ÇÖPE 13 Mayıs 2017, Cumartesi
Tüpraş eylemleri ne gösteriyor? 6 Mayıs 2017, Cumartesi
İNSANLIĞIN TEK EVRENSEL BAYRAMI 29 Nisan 2017, Cumartesi
Evet diyen illerde şehir merkezleri bile hayır dedi 22 Nisan 2017, Cumartesi
PETKİM ve TÜPRAŞ İŞÇİLERİ OHALDE DİRENİŞ DEDİ 15 Nisan 2017, Cumartesi
ALİAĞA’DA YAP BOZ DEVRİ BİTTİ YAPMADAN BOZMA DEVRİ YAŞANIYOR 8 Nisan 2017, Cumartesi
SENDİKALARDAKİ TEK ADAMLIK 1 Nisan 2017, Cumartesi
Sendikal Demokrasi Güçlü Sendika ve Güçlü Toplum 25 Mart 2017, Cumartesi
İŞÇİLERİN TOPLU SÖZLEŞME DÖNEMİ SÜRÜYOR 18 Mart 2017, Cumartesi
8 Mart yine bir Facia ile karşılandı başımız sağolsun 11 Mart 2017, Cumartesi
EMEK KENTİ 4 Mart 2017, Cumartesi