13 Ocak 2026, Salı

BEKLENEN BEKLENDİĞİ AN GELMEZ

21 Kasım 2017, Salı Paylaş Gönderiyi Yayınla
Serkan SELİNGİL

‘Beklemek bizim yaşamımız, Vapur beklemek, Gün beklemek, İnsan beklemek...’   sözleri  ile başlar Yeni Türkü'nün 'Beklemek ' şarkısı. Beklemek... İnsanın ömrü boyunca yaptığı süreklilik arz eden eylem... Bazen bir tercih bazen ise mecburiyet... Birini beklemek, bir tarihin gelmesini beklemek, bir sınavın geçmesini beklemek...

Beklemek nedir, neden bekler bir insan? Bir şeyleri beklediğinin bilincine vardığı andan itibaren başlıyor aslında hayat hikayemiz. Kaç yıl yaşayacağımızı bilmezken gerçekleştirmek için yıllarca beklememiz gereken hedefler koyuluyor önümüze. Önce büyümeyi bekliyoruz. Sonra hayat içerisinde  sevmeyi/sevilmeyi, mezun olmayı, işe girmeyi, hafta boyunca hafta sonunun gelmesini, yıl boyunca yaz tatilini, insanları anlamayı, insanlar tarafından anlaşılmayı, ömür boyunca mutluluğu.. vs. vs. liste böyle uzayıp gidiyor. Sonra bir bakıyoruz ki bekleye bekleye yolun sonuna gelmişiz aslında. Kalbimizde ufacık bir umut ve çokça hayal kırıklığıyla.

İnsan her daim bir şeyler bekliyor. İster umutla olsun; isterse umutsuz. Ama şu da bir gerçek ki, gelecekte ne olacağı hiçbir zaman belli olmuyor. Bazen beklediğimiz ne ise  geliyor, bazen gerçekleşmesini büyük bir umutla beklediğimiz  şey gerçekleşmeyebiliyor; ya da gerçekleşmesinin mümkün olmadığını düşündüğümüz  şey, hiç beklemediğimiz bir anda gerçekleşiveriyor.  Biraz zor ama en iyisi beklememek aslında.  Hiçbir şeyi beklememek lazım. Hak edeni de hak etmeyeni de beklememek lazım. Gerçekleşecek şey zaten gerçekleşir beklemeden de. Gerçekleşmeyecekse de beklemek yerine gerçekleştirilebilir belki.  Çalışmaya başlamak için en iyi işi... Sevmek için sevilmeyi... Tebessüm etmek için bir gülümsemeyi....Sevdiklerinizin değerini anlamak için, yalnız kalmayı.... Paylaşmak için çok olmasını... Öğütleri hatırlamak için düşmeyi... Duaya inanmak için zorda kalmayı…Yardım edebilmek için zaman olmasını...Özür dilemek için karşındakinin üzülmesini... Ve barışmak için ayrılığı beklemeyin. Çünkü ne kadar zamanımız olduğunu bilmiyoruz.

OKUMALI/ PERİ GAZOZU

"Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? Göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. Kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. Duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor. (Tanıtım Bülteni'nden) Taşranın sıcak kucağı ve serin kasveti üzerine... Orayı hem içinden hem dışından bilen bir evladının gözüyle. Türkiye'nin ipin ucundaki yakın tarihinin gölgesi... Kalbi avucunda birinin gözüyle. Ercan Kesal'dan, aynanın kenarındaki fotoğraflar misali hayat parçaları, sohbet makamında insan hikâyeleri.

İZLEMELİ/KARDAN ADAM

Oslo’da kar yağışlı bir kasım akşamında işinden dönen Birte Becker, eşinin oğlu ile yaptığı kardan adamı görmek için heyecanlanmaktadır. Fakat eve vardığında bütün hayalleri suya düşer. Bir süre sonra dışarı baktıklarında gördükleri görüntü oldukça ilginçtir. 

DİNLEMELİ/KIRIK HAVA

Müzik otoriteleri tarafından Türkiye'nin gelmiş geçmiş en özgün besteci ve yorumcularındanbiri olarak gösterilen Hüsnü Arkan'ın  Kırık Hava  albümü 10 şarkıdan oluşuyor. “Nefes alıp veriyorsak zulme inat / şarkılar söylüyorsak barışmak için” diyen Hüsnü Arkan dinleyicilerini bir kırık hava eşliğinde hayatı ve dünyayı sorgulamaya davet ediyor. 

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları