18 Nisan 2026, Cumartesi

BİR EMEKLİ ÖĞRETMENİN OKUL SALDIRILARINA İLİŞKİN NAÇİZANE GÖRÜŞLERİ

18 Nisan 2026, Cumartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
Nazike YAŞIR

Yazıma başlarken saldırılarda yaralananlara acil şifa, katledilen öğretmen ve öğrencilerimize rahmet ve bütün milletimize başsağlığı diliyorum. Sözlerime bizim zamanımızda böyle şeyler olmazdı diye başlamak asla tercih ettiğim bir başlangıç değil. Emeklilik hayatımın 9.yılındayım. Öğretmenlik; toplumun ve dünyanın nasıl değiştiğini en iyi gözlemleyen mesleklerden biridir. Önünüzden nesiller akar gider. Öğrenci, veli profilini her yıl kıyaslarsınız. Sistem, davranışlar, değerler, kurallar, kullandığınız araçlar değişir. Çalışma hayatı içinde olan meslektaşlarımı dinlediğimde bu değişimin hızının insanı ürkütecek kadar çok olduğunu anlıyorum. Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri takip etmeye çalışan biri olarak gözlem ve tespitim, müthiş bir hızla değişen bir dünyada gidişata ayak uydurmak çok zor ve bu durum herkese ağır bir gerilim yüklüyor. Bunun üstüne bir de Türkiye’de yaşıyorsanız ve ergenlik dönemindeyseniz gerilim daha da artıyor. Hepimizi derinden sarsan saldırıları sadece bir nedene bağlamak yanlış elbette. Şiddet içeren bilgisayar oyunları, mafya içerikli diziler, ülkemizi teslim alan nefret dili, hukuk ve adaletin yerini güce bırakması gibi daha pek çok nedeni art arda sıralayabiliriz. Toplumu iyi okuyan eğitimci ve akademisyen Selçuk Şirin, aylar önce okullarda gerekli önlemler alınmazsa saldırılar olabilir uyarısını sosyal medyada ve yazılarında dile getirmişti. Okullarda her kapıya bir güvenlik görevlisi önerisi sorunu çözer mi tartışılır. Uzmanlar 15-25 arası gençlerde önce gaz sonra fren sisteminin geliştiğini söylüyor. Beyin gence risk almasını söylüyor. Bu yüzden genç, bu riski spor alanlarında almalı, enerjisini arkadaşlarıyla ekip çalışması içinde tüketmeli önerisinde bulunuyorlar. Veli toplantılarında anne babalara ilk söylediğim şey sadece başarıya odaklanmayın, geleceğiyle ilgili en çok endişelendiğim öğrenciler, hiç arkadaşı olmayan içe kapanmış gençlerdir, çocuklarınızı sosyalleşmeye teşvik edin önerisi olmuştur.

Ülkemizde sorunların çözümü siyasette ve siyaseti çözüm konusunda zorlayacak toplumsal baskıda. Gerçi ülkemizde siyaset, sorunları çözmek için değil belli bir makama gelmek için yapılıyor maalesef.24 yıllık AKP iktidarının en başarısız olduğu alan eğitim. Bu duruma nasıl gelindi? Dindar nesil yetiştireceğim derken toplumu ve gençleri dinden uzaklaştıran uygulamalar, eğitime harcanması gereken bütçenin tarikat ve cemaatlere aktarılması, kafasına uymayan her şeyi CİMER’e şikâyet etme hakkını veliye tanıyarak öğretmeni itibarsızlaştırması, okulları kendi politika doğrultusunda dizayn etmesi…

Araştırmacı-yazar Bekir Ağırdır,  son 40 yılda 40 milyon insanın köylerden kentlere geldiği Türkiye dışında başka bir ülke yok diyor. Toplumdaki bu büyük değişime ayak uyduramayan siyaset, okullardaki sorunun kaynağı olarak hâlâ laik eğitim sistemini gösteriyor, bazı yandaş gazeteler okullarda Hz. Muhammed’in hayatını öğreterek sorunun çözüleceğini savunuyorlar. Kaybolup gitmiş yıllarına acıyla bakan sevgili ülkem, yazımı Sabahattin Ali’nin bir cümlesiyle bitireyim: Perişan bir haldeydim, fakat içimde kendimden bile sakladığım bir ümit vardı. Saygılarımla…

 

 

Yazarın Tüm Yazıları