Büyükşehir’den iddialara cevap: “Siyasi değil hukuki”
19 Ekim 2026, Pazartesi Paylaş Gönderiyi Yayınlaİzmir Büyükşehir Belediyesi, Tunç Soyer'in yargılandığı kooperatif davasına müdahil olma talebine yönelik eleştirilere yazılı açıklamayla yanıt verdi. Başvurunun güncel tartışmalardan önce yapıldığı belirtilerek, işlemin siyasi bir amaç taşımadığı ve kurumsal menfaatlerin korunması amacıyla yapılan rutin bir hukuki süreç olduğu vurgulandı.
Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya’nın yargılandığı kooperatif davasında İzmir Büyükşehir Belediyesi, “kamu zararı olabilir” gerekçesiyle davaya müdahil olma talebinde bulunmuş ve kabul edilmişti. Soyer’in avukatı Murat Aydın, daha önce belediyenin kamu zararı bulunmadığı yönünde mahkemeye resmi yazı gönderdiğini hatırlatarak talebin Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesinin ardından gündeme gelmesine tepki göstermişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden bu iddialara yanıt geldi. Büyükşehir, müdahil olma talebinin yeni olmadığını açıklayarak, talebin siyasi değil hukuki bir süreç olduğu vurgulandı.
“Belediyemizin hukuki menfaatlerinin korunmasına yönelik bir işlem”
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, devam eden bir davayla ilgili belediyenin müdahil olma başvurusunun rutin bir işlem olduğu vurgulanarak, söz konusu başvurunun güncel tartışmalar öncesi 8 Eylül tarihinde yapıldığı belirtti. Uygulamanın belediyenin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik hukuki işlemler kapsamında olduğu ve siyasi bir amaç taşımadığının altı çizilen açıklamada, “İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, 08.09.2026 tarihinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 ve 238. maddeleri uyarınca görülmekte olan kamu davasına katılma talebinde bulunulmuştur. Belediyemiz tarafından yürütülen yargısal takip faaliyetlerinin temel amacı, belediye tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerinin korunması ve hukuki süreçlerde herhangi bir usuli hak kaybına neden olunmamasıdır. Bu kapsamda yapılan katılma başvurusu, kamu zararının gerçekleştiğinin kabulü veya herhangi bir sanığın suçluluğuna ilişkin bir irade açıklaması olmayıp, belediyemizin hukuki menfaatlerinin korunmasına yönelik olağan bir usul işlemidir” ifadelerine yer verildi.
“Başvuru yeni değil”
Başvurunun yeni olmadığı vurgulanan açıklamada, “Ayrıca, iddiaların aksine, söz konusu katılma talebi güncel gelişmeler üzerine yapılmış yeni bir başvuru olmayıp, 08.09.2026 tarihinde dosyaya sunulmuştur. Bu başvuru, belediyemizin geçmişten bu yana sürdürdüğü kurumsal hukuki takip uygulamaları ve hukuki sorumluluk anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Nitekim bu uygulama yeni veya söz konusu davaya özgü değildir. Önceki belediye başkanlarının görev dönemlerinde de benzer nitelikteki birçok ceza yargılamasında belediyemiz adına katılma talebinde bulunulmuş olup halen devam eden farklı ceza yargılamalarında da aynı hukuki yaklaşım doğrultusunda katılma talepleri rutin olarak gerçekleştirilmektedir. Söz konusu başvuru, 38 gün önce yapılmış olup aynı tarihten itibaren UYAP sistemi üzerinden dosyayı takip eden taraf avukatlarının inceleyebileceği durumdadır. Katılma talebinin, başvurudan sonraki ilk duruşmada mahkemece ele alınacağı da ceza yargılamasının bilinen usulüdür. Dolayısıyla bugün ortaya çıkmış yeni bir karar veya sonradan değişmiş bir kurumsal irade söz konusu değildir. Katılma talebi hakkında karar verme yetkisi mahkemeye ait olup, yargılamaya konu suçlamaların ve varsa kamu zararının değerlendirilmesi de yargı mercilerinin görev ve yetkisindedir” denildi.
“Siyasi değil hukuki bir süreç”
Bu işlemle siyasi bir hesaplaşma yürütüldüğü iddialarının da cevaplandığı açıklamada, “Hukuki niteliği ve geçmiş uygulamalarla sürekliliği açık olan bu işlemin, önceki değerlendirmelerden dönüldüğü veya siyasi bir hesaplaşma yürütüldüğü şeklinde yorumlanması, başvurunun amacı ve hukuki mahiyetiyle bağdaşmamaktadır. Belediyemiz, tüm yargısal süreçlerde olduğu gibi bu dosyada da kurumsal hak ve menfaatlerin korunması amacıyla, hukukun üstünlüğü ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda hareket etmektedir” ifadeleri yer aldı.
(HABER MERKEZİ)