
6 Eylül 1950 yılında İstanbul'un Beykoz ilçesinde, petrol şirketlerinde çalışan 25 akaryakıt işçisinin kurduğu Petrol-İş'in 60. kuruluş yıldönümü, örgütlü olduğu ve Türkiye'nin dört bir yanında faaliyet gösteren fabrikalardaki 500'ü aşkın işyeri temsilcilerinin, baş temsilcilerinin, şube başkanları ve yöneticilerinin, genel merkez yöneticilerinin, sendika çalışanlarının katılımı ve çeşitli etkinliklerle Antalya- Kemer Grand Haber Hotel'de kutlandı.
Emek mücadelesinde her dönem öncü bir rol üstlenen ve yürüttüğü mücadele ile toplumun vicdanı haline gelen Petrol-İş, 60. kuruluş yıldönümünde, her dört yılda bir yapılan Genel Temsilciler Kurulu'nu da topladı. 26 Kasım'da başlayan ve iki gün süren toplantıların ilk gününde, son dört yıllık döneme damgasını vuran gelişmeler, dünya ekonomisini büyük bir çöküşe sürükleyen ve ülkemizi de derinden etkileyen küresel kriz, dünya ve Türkiye sendikal hareketindeki gelişmeler tartışılıp değerlendirildi.
Öztaşkın"Mücadelemize rehber olmalıdır."
26.Dönem Genel Temsilciler Kurulu ve Sendikanın 60.yıl kutlamalarının yapıldığı Antalya Kemer'dki toplantının açılışında konuşan Petrol İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın,"Latin Amerika'nın umut çiçekleri bütün dünyada açmalı, bizim de mücadelemize rehber olmalıdır." Dedi.
Temsilciler Kurulunda Aliağa şubesini temsilen katılan Petkim Baştemsilcisi Ahmet OKTAY ve Denetim Kurulu Başkanı Veysel GÜNDÜZ (Tüpraş) şube adına bir konuşma yaptı.
"Alınteri" Ayakta alkışlandı.
60.yıl kutlamalarında bir tiyatro gösterimi ile katılan Aliağa Şubesi, Cihangir TURANTAŞ'ın yönettiği ve Aliağa Şubesi oyuncularından oluşan Ayaktakımı Tiyatro Topluluğu'nun oynadığı "Alınteri=?" adlı oyunda gösterilen performansla konukların beğenisini kazanan oyuncular ayakta alkışlandı.
Ayrıca, Petrol İş Aliağa Şubesi Kadın Komisyonu, aylardır sürdüğü el emeği çalışmalarını 2 gün boyunca LÖSEV yararına satışa sundu. Elde edilen gelirin LÖSEV Vakfına bağışlanacak olması diğer şubeler tarafından da takdir kazandı. İki gün süren toplantının ardından bir de sonuç bildirgesi yayımlandı.
"Emek örgütleri derhal bir araya gelmeli ve bir seçim stratejisi belirlemelidir."
Yayınlanan sonuç bildirgesinde özetle; aşağıdaki karar bidrildi.
"Ayrımsız ve kapsamlı iş güvencesi, sınırsız örgütlenme özgürlüğü, sendikal hakların uluslararası standartlara kavuşturulması, seçim barajlarının kaldırılması ve benzeri temel konularda ortaklaşılmalı ve buna uygun program öneren bir partinin iktidara taşınması sağlanmalıdır.
-"Kamuda bu TİS döneminin temel stratejisi AKP'nin emek karşıtı politikalarının geriletilmesi, esnek çalışmayı öngören hiçbir hükmün sözleşmelerde yer almaması ve ücretlerde geçmiş dönem kayıplarının telafi edilmesi üzerine inşa edilmelidir. Konfederasyonumuz Türk-İş'e, imzalanacak çerçeve protokolüne işyeri sorunlarının çözümünü engelleyecek maddeleri asla koymamasını hatırlatıyoruz." denildi.
16 maddelik bir bildiride geniş olarak aşağıki konular ele alındı.
1- Genel Temsilciler Kurulu, 60 yıldır eşitlik, adalet, ekmek, barış, özgürlük mücadelesi yürüten sendikamızın, sadece kendi üyeleriyle yetinmeden tüm emekçileri kapsayan bir çatı olabilmesi ve sömürülen yoksul işçilerin umudu olabilmesi için bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da aynı kararlılık, özveri ve cesaretle kapitalizmin ve emperyalizmin tüm yıkıcı etkilerine karşı mücadele etme kararlığında olduğunu bir kez daha teyit eder.
2- Genel Temsilciler Kurulu, kazanılmış kıdem tazminatı hakkımıza bir saldırı gelmesi halinde bu saldırıya aynı şiddetle karşılık verileceğini bir kez daha ifade eder. Kıdem tazminatına dönük bir hamleye karşı, Türk-İş Genel Kurul kararları doğrultusunda genel grev ve genel direniş dahil üretimden gelen gücümüz başta olmak üzere, sonuç alınıncaya kadar meşru her yolu kullanacağımızı açıklıyoruz. Aynı kararlılığımızı zaten insanca bir hayat sağlamakta yetersiz olan asgari ücret üzerinde oyunlar oynanmaya kalkılması, istihdam büroları aracılığıyla geçici işçiliğin gündeme getirilmesi durumunda da göstereceğimiz bilinmelidir. Bu bağlamda, asgari ücretin insanca bir düzeye çekilmesi için sendikamız da her türden mücadele içine girecektir.
3- Genel Temsilciler Kurulu günümüzde uluslar ötesi şirketlerin ülke ve sektör sınırı tanımayan küresel üretim zincirlerinin dünya sendikal hareketinin gündemini, stratejik yaklaşımını ve çalışma yöntemlerini etkilediğini tespit eder. Bu süreçte dünya sendikal hareketiyle ilişkileri giderek yoğunlaşan sendikamızın gündeminin, stratejik yaklaşımının ve çalışma yöntemlerinin de küresel bir sendikacılık anlayışına yöneldiğini ilan eder.
4- Genel Temsilciler Kurulu küresel metal federasyonu İMF, küresel tekstil ve deri federasyonu İTGLWF ile küresel kimya ve enerji federasyonu İCEM'in tek bir küresel sanayi federasyonunun çatısı altında birleşmek üzere başlattığı çalışma sürecini desteklediğini beyan eder.
5- Ülkemizde 20 yılı aşkın bir süredir uygulanan özelleştirme uygulamalarına karşı kararlı bir mücadele sürdüren Petrol-İş Sendikası, başta ülke ekonomisi için stratejik önemi bulunan TPAO ve BOTAŞ'ta olmak üzere uygulanacak tüm özelleştirme işlemlerine karşı mücadelesini sürdüreceğini ilan eder ve Genel Temsilciler Kurulu olarak özelleştirmelerin derhal durdurulmasını talep eder.
6- Sermaye yanlısı politikaların neden olduğu krizin faturası yine emekçilere kesilmeye çalışılmaktadır. Ülkemizde her beş kişiden biri işsiz, milyonlarca emekçi yoksuldur. İşsizlik ve yoksulluğun derinleşmesine yol açan krizin faturasını, bu krize kim yol açtıysa onun ödemesi şarttır. Bu krizin faturasını, milyonlarca mağdur insanımızı görmeden, kendisi milyarlar kazanırken bize hayaller sunan sermaye ve sermaye yanlısı AKP hükümeti ödemelidir.
7- 2011 Haziran ayında yapılacak genel seçimlerde tüm emekçilerin oylarını işçi sınıfının çıkarlarına uygun olarak kullanmasının önemine bir kez daha işaret ediyoruz. Emekçilerin yakındığı konuları değiştirme fırsatı vardır; bu fırsat değerlendirilmelidir. Genel Temsilciler Kurulumuz sorumluluk sahibi örgütlerden soyut sözlerin ötesine geçerek hızla adımlar atmasını beklemektedir. Emek örgütleri derhal bir araya gelmeli ve bir seçim stratejisi belirlemelidir. Ayrımsız ve kapsamlı iş güvencesi, sınırsız örgütlenme özgürlüğü, sendikal hakların uluslararası standartlara kavuşturulması, seçim barajlarının kaldırılması ve benzeri temel konularda ortaklaşılmalı ve buna uygun program öneren bir partinin iktidara taşınması sağlanmalıdır. Bütün Petrol-İş üyelerini temsil eden Kurulumuzun getirdiği bu önerinin derhal hayata geçirilmesi için ilgili taraflar derhal harekete geçmelidir.
8- Genel Temsilciler Kurulumuz, Afganistan ve Irak'ı haksız, gayri meşru, insanlık dışı bir şekilde işgal eden ABD ve İngiltere'nin bu işgale derhal son vermesini istemektedir. Siyonist İsrail rejiminin de Lübnan'a, Filistin'e ve komşularına yönelik bütün saldırılarını nefretle kınıyor ve mazlumların mutlaka galip geleceğini belirtiyoruz.
9- Emperyalizm, Kuzey Kore ve İran gibi sisteme muhalif ülkelerin nükleer silah sahibi olmasını engellerken, İsrail'in, Hindistan'ın, Pakistan'ın ve onlarca emperyalist ülkenin elindeki nükleer silahlardan bahsedilmemesi ikiyüzlülüktür. Bugün ise, yine ABD ve NATO öncülüğündeki emperyalistler Kuzey Kore merkezli nükleer, İran merkezli füze kalkan projesi adıyla, içine ülkemizi da katmaya çalıştıkları yeni bir istila dalgası peşindeler. Bizler, Petrol-İş yönetici, temsilci ve üyeleri olarak, tüm emekçiler gibi barıştan, demokrasiden, eşitlikten, adaletten, insan haklarından, özgürlüklerden ve halklar arası dostluktan yanayız.
10- Ülkemizin ihtiyacı yeni bir anayasadır. Yeni anayasanın sosyal adaleti gözeten, her türlü eşitsizliği ortadan kaldırmaya dönük ve ülkemizde yaşayan tüm kesimlerin özgürlüklerini sınırsız biçimde geliştiren bir eksende hazırlanması gerekmektedir. Anayasada işsizliğin yasaklanmasına, herkesin eğitim ve sağlık hizmetinden eşit ve ücretsiz olarak yararlanmasına, yoksulluğa karşı gelir dağılımını düzeltecek esaslara yer verilmelidir.
Ayrıca, yeni bir anayasa hazırlanırken, kalıcı bir barışı tesis etmek üzere eşit ve özgür bir toplum hedefiyle Kürt sorununun demokratik yöntemlerle ve eşit haklara dayalı olarak çözülmesi talebinde bulunan toplumsal kesimlerin de sürece katılması gözetilmelidir. Kürt sorununun çözümü için uygun bir ortamın oluştuğu günümüzdeki bu olumlu havanın bir kez daha hayal kırıklığına dönüşmemesi, sorunun karanlık güçlerce provoke edilmemesi, emperyalizmin müdahalesine asla izin verilmemesi için tüm emek örgütleri ve siyasi partiler de ellerini taşın altına koymalıdırlar.
11- Genel Temsilciler Kurulu, kamudaki toplu sözleşmelerin giderek daha az sayıda işçiyi ilgilendirmeye başladığı tespitini yapmaktadır. Bu TİS döneminin temel stratejisi AKP'nin emek karşıtı politikalarının geriletilmesi, esnek çalışmayı öngören hiçbir hükmün sözleşmelerde yer almaması ve ücretlerde geçmiş dönem kayıplarının telafi edilmesi üzerine inşa edilmelidir. Konfederasyonumuz Türk-İş'e, imzalanacak çerçeve protokolüne işyeri sorunlarının çözümünü engelleyecek maddeleri asla koymamasını hatırlatıyoruz. Genel Temsilciler Kurulumuz, toplu iş sözleşmelerinin Yüksek Hakem Kurulu marifetiyle bitirilme tehlikesine karşı mücadeleye kararlı olduğunu ifade etmektedir.
12- Türkiye işçi sınıfının son yıllardaki hareketliliği ve her yerdeki direnişleri övgüyü hak etmektedir. Ne var ki, bunca hareketlilik işçilerin ezici bir çoğunluğunun sendikalarda örgütlenmesini sağlayamıyor. İşçi sınıfımızın ancak yüzde on kadarı sendikalarda örgütlü. Genel Temsilciler Kurulumuz kendi işkolumuzdan başlayarak bu oranı yüzde yüze çıkartmayı hedeflemektedir. Kapsam dışı, müteahhit, taşeron, idari personel, teknik eleman, mühendis, kadrolu, kadrosuz ayrımı yapmadan tüm çalışanların sendikalı olması için mücadele yükseltilecek, ihmal edilen genç ve kadın işçilere yönelmek için çalışmalar yapılacaktır. Genel Temsilciler Kurulumuz sendikamızın bu doğrultuda vereceği her türden görevi üstlenmeye hazır olduğunu belirtip işçilerin topyekün, örgütlü mücadelesi için derhal harekete geçileceğini beyan etmektedir.
13- Sendikamızın da üyesi bulunduğu ülkemizin en büyük işçi konfederasyonu Türk-İş, bir an önce silkinmeli, kendine gelmeli ve önümüzdeki süreçte AKP hükümetinin yoğunlaştıracağı emeğe karşı saldırı politikalarına karşı verilecek mücadelenin öncülüğünü yapmalıdır. Ancak Türk-İş, sermaye yanlısı siyasetin gölgesinden kurtulmadan bu öncülüğe soyunamayacaktır. Genel Temsilciler Kurulu, hükümet ve sermaye ile hiçbir pazarlığa izin verilmeden, emek düşmanı politikalara ikirciksiz bir şekilde karşı çıkılması için çağrıda bulunulması gerektiğini belirtir.
14- Genel Temsilciler Kurulu, kadına yönelik şiddetle mücadele gününde kadınların uğradığı her türlü ayrımcılığı reddettiğini, kadınların hayatın her alanında erkeklerle eşit haklara sahip olması için örgütümüzün de gereken adımları atacağını beyan etmektedir. Hayatın yarısını yaratanlar hayatın diğer yarısında mutlaka yer almalıdırlar. Kadınların, kız çocuklarının her türden istismardan uzak tutulmaları, eğitimde, iş hayatında, yönetim kademesinde, ücretlendirmede erkeklerle aynı haklara sahip olmaları için elbirliğiyle mücadele etme kararlılığımız devam etmektedir.
15- İşsizlik sigortası fonunun, işsiz kalan işçilerin olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. İşçilerden ve işverenlerden kesilen vergilerle işsiz kalan işçilerin kullanması için oluşturulan bu fonumuz sermayenin ucuz hatta bedava kredi kaynağına dönüştürülmek isteniyor. Bu durumu asla kabullenmeyeceğiz. Fonun yönetimi derhal sendikalara devredilmeli, fondan yararlanma oran ve süreleri arttırılmalı ve siyasi müdahalelere son verilmelidir.
16- Petrol-İş Genel Temsilciler Kurulu olarak, bugün ülkenin dört bir yanında ve Petrol-İş'in örgütlü olduğu tüm işyerlerinde mücadele yürüten işçi sınıfımızı yürekten selamlıyoruz. Sendikamız sömürülen ve ezilen yoksul işçilerin örgütüdür. İşçisiyle işsiziyle, emeklisiyle, kadın erkek tüm emekçilerle birlikte kapitalizme karşı, emperyalizme karşı, sermayenin her alandaki egemenliğine karşı ortak tüm emekçilerle birlikte mücadele yollarının bulunması için sendikamızın elinden gelen her şeyi yapacağını bir kez daha beyan ediyoruz.