Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Ege Ajans’ın organizasyonuyla bir araya gelen İzmir Belediye Başkanları Birliği Derneği Başkanı Cengiz Bulut, milletvekillerinin dokunulmazlığına dokunulmaması gerektiğini, hatta gazetecilerin de görevlerini özgürce yerine getirmek için “dokunulmazlık” kapsamına alınması gerektiğini savunurken Hakkı Ülkü, dokunulmazlığın “Kürsü dokunulmazlığı” ile sınırlı olması gerektiğini ifade etti.
İzmir’de Kent Sorunları ve Gazetecilik konusunda İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencileriyle tartışan Bornova, Aliağa ve Zeytindağ eski belediye başkanları, belediyelerin kaynak sorunlarından, kentin özelliklerine; parlamenterlerin dokunulmazlığından gençlerin belediyelerden beklentilerine kadar birçok konuyu masaya yatırdı.
Ege Ajans’ın organizasyonuyla, Aliağa Belediyesi eski başkanı Hakkı Ülkü’nün moderatörlüğünde gençlerle görüşlerini paylaşan İzmir Belediye Başkanları Birliği-Derneği Başkanı Cengiz Bulut ve Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Çiftçi, yasal düzenlemelerde değişen koşullar ve gelişen kentleri, sorunları ve sorumluluklarıyla tartıştı. Belediye Başkanlarının siyasetçi kişiliğinden, yerel siyaset ve parlamentoya kadar uzanan çizgide milletvekillerinin dokunulmazlığı konusuna da değinen Cengiz Bulut, “Parlamenterin dokunulmazlığına dokunulmamalıdır. Hatta sadece milletvekillerinin değil özgürce görev yapabilmeleri için gazetecilerin de dokunulmazlığı olmalıdır” dedi. Hakkı Ülkü ise parlamenterlerin dokunulmazlığının “Kürsü dokunulmazlığı” ile sınırlı kalması gerektiğini savundu. Ülkü, konuyla ilgili olarak kendi siyasi yaşamından örnekler verdi.
ŞEHİR VE ŞEHİRLEŞME
Kent ve çevre sorunlarına ilişkin bilgilendirmelerde bulunan başkanlar şehircilik ve çevre planlama konusundaki tecrübelerini anlatarak öğrencilere bu konudaki görev bilincini aşıladı. İzmir kentinin 8500 yıllık bir geçmişi olduğunu belirten Hakkı Ülkü, “İzmir kent yönetiminin dünle bugün arasında büyük farklılıklar vardır. Eskiden İzmir’i sadece belediye başkanı yönetirdi. Şimdi ise büyükşehir kapsamında 30 ilçesinden 21’i bu bünye de bulunmaktadır” dedi. 1960 yılına kadar kendi halinde olan İzmir kenti bu tarihten itibaren göç almaya başlayan bir kent oldu. Sanayinin yükselmesi ile birlikte göçün iyice hızlanması ucuz işçi çalıştırma sorununu ortaya çıkarmıştır. Gelen göç ile birlikte barınma sorununu ortaya çıkmış ve gecekondulaşma giderek yaygınlaştı. Kentsel dönüşüm ve projeler için ciddi kaynakların aktarılması gerektiğine değinen eski Bergama Belediye Başkanı Nuri Çiftçi, “ belediyelerin maddi anlamda daha fazla desteklenmesi yerel yönetimlerin ve şehirlerin kalkınmasını sağlar. Bu olmadığı için belediye kendi içinde şirketleşmeye gider ve kendi yağında iyi ya da kötü kavrulmaya başlar” dedi.
“SON ZAMANLARDA BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI GELİŞTİ”
Son zamanlarda belediyecilik anlayışının geliştiğini belirten İzmir Belediye Başkanları Birliği-Derneği Başkanı Cengiz Bulut, “ 1983’ten itibaren değişen kanunlar ile birlikte belediyelerin gelirleri arttı. Bu artış mahallelere kadar yansıdı. Alt yapı gelişti” dedi.
“PARLAMENTERLER KISRAK GİBİ ÖZGÜR OLMALIDIR”
Dokunulmazlık konusunda olumlu görüş bildiren Bulut, “bugün mecliste 550 vekil var bunların hepsinin dokunulmazlığını kaldırırsanız işlerlilik ortadan kaybolur. Bırakın vekilleri gazetecilerin bile kısrak gibi özgür olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Toplantının sonunda öğrencilerle diyaloğa devam eden konuklar öğrencilerle bir de hatıra fotoğrafı çektirdi.