5 kıtadan 13 ülkede ‘Fosil Yakıttan Kurtul’ İnisiyatifi kuruldu. Türkiye'den "sembol" yer olarak 4 termik santralin planlandığı Aliağa seçildi. İklim değişikliğinin en büyük nedenlerinden biri olarak bilinen başta kömür olmak üzere, fosil yakıtlara karşı mücadele amacıyla, 5 kıtadan 13 ülkede Fosil Yakıttan Kurtul İnisiyatifi kuruldu. Hali hazırda 21 kömürlü termik santrali olan, yaklaşık 80 tanesinin de yapılması planlanan Türkiye de yer aldı.
TÜRKİYE'NİN SEMBOLÜ ALİAĞA
Bia Haber Merkezi’nden Nilay Vardar’ın haberine göre, inisiyatif tarafından 4-15 Mayıs arasında yapılacak eylemler için 13 ülkede fosil yakıt projelerinin en yoğun olduğu yerler seçildi. Türkiye’den sembol yer olarak ise, sanayi bölgesi olan ve aşırı kirlilikle mücadele eden Aliağa olarak belirledi. Bu kapsamda 15 Mayıs’ta Aliağa’da tüm dünyayla eş zamanlı olarak fosil yakıt projelerinden vazgeçilmesi gerektiği mesajı verilecek.
"SANAYİ BÖLGESİ" DEMEK "ÖLÜM BÖLGESİ" DEMEK DEĞİL
Fosil Yakıttan Kurtul İnisiyatifi tarafından eylemi duyurmak için gerçekleştirilen basın toplantısına katılan Foça Çevre ve Kültür Platformu’ndan (FOÇEP) Bahadır Doğutürk, Aliağa’nın sanayi bölgesi olduğu için gözden çıkarıldığını belirtti. Sanayi bölgesi Aliağa’daki tesislerin çevreye etkisi hakkında konuşan Doğutürk, “Rafineri merkezi, petro kimya tesisleri, LPG depoları, ark ocaklı demir çelik tesisleri, gübre fabrikaları, gemi söküm tesisi… Sayarken ruhumuz kararıyor. İrili ufaklı 2-3 bin tesis var. En ciddi tehlikesi olan 100 tanesini saydım sadece. Bu tesislerin hepsinin kümülatif etkisi var. Aliağa sanayi bölgesi olduğu için gözden çıkarılmış durumda. “Burası sanayi bölgesi kabul edin” deniyor. Ama sanayi bölgesi olması demek, ölüm bölgesi olduğu anlamına gelmiyor” dedi.
“ALİAĞA KRİTİK SINIRI ÇOKTAN AŞTI”
Bölgenin çevre kirliliği anlamında sınırı aştığını ifade eden Doğutürk, "Tüm bunlar yetmezmiş gibi şimdi bir de üstüne en kirli yakıt olan 4 tane kömürlü termik santral yapılmak isteniyor. Zaten demir çelik fabrikasının kendi termik santrali var. 2 yıldır dumanı tüten santrale bilirkişi daha geçtiğimiz gün geldi. Düşünün bu kadar fütursuz bir sanayi bölgesinden bahsediyoruz. 40-50 milyar ton cüruf atık üretiliyor. Yani Aliağa kritik sınırı çoktan aştı. Bunu kanıtlayan birçok bilimsel rapor var. Burası sanayi bölgesi olabilir ama aynı zamanda tarım, turizm, kültür kenti de” şeklinde konuştu.
TÜRKİYE EMİSYON SALINIMINDA 1. OLACAK
Toplantıda konuşan Avrupa İklim Eylem Ağı’ndan (CAN Europe) Elif Gündüzyeli ise, termik santrallerin hava kirliliği, insanlarda akut solunum hastalıkları, tarım alanları ve yeraltı sularının kirlenmesi, yerelde gıda güvenliğinin ortadan kalkmasına neden olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin hali hazırda dünyada kömür kullanımında 15. olduğunu belirten Gündüzyeli, planlanan 80 santral daha yapılırsa dünyanın en büyük kömür kullanıcısı ve emisyon salıcısı olacağına dikkat çekti. Gündüzyeli, “Paris anlaşmasına göre küresel ısınmayı 2/1,5 derece tutmak için mevcut santrallerle zaten bu mümkün değilken yenilerinin açılması meşru değil. Bu yüzden fosil yakıtlara karşı ulusal ve uluslararası mücadele şart” dedi.
ÇİN KÖMÜRÜ AZALTTI, TÜRKİYE'YE SATMAK İSTİYOR
350.org’dan Mahir Ilgaz da, Çin’de kömürün neden olduğu hava kirliliğine dikkat çekerek “Kömürden kaynaklı yaşadıkları sağlık sorunları ortada. Çin 2015 yılında kömür tüketimini yüzde 3,7 düşürdü. Ve şimdi bunu Türkiye dâhil başka ülkelere pazarlamak istiyor. Biz tüm bunlarla mücadele etmeliyiz” şeklinde konuştu. Şu anda 21 meslek örgütü ve çevre örgütünden oluşan ‘Fosil Yakıttan Kurtul İnisiyatifi’, fosil yakıtları toprakta bırakmak, yüzde 100 yenilenebilir enerjiye adil dönüşümü hızlandırmak ve herkes için sürdürülebilir bir gelecek inşa edilmesi için çalışmalar yürütmeyi amaçlıyor.
(EMEL OTURAK)