Haber : SONER TÜLEK Sabah saatlerinde Petrol İş'in önünde buluşan, Petrol-İş, Eğitim-Sen, Bes , Ses, Tar.Or.Sen, Emekli Sen, A.k.d, Chp, Ödp, Emep, Aliağa Taşeron İşçileri Temsilciliği ,Esm, Eğitim-İş, Genel -İş, Alevi Kültür Derneği, Siyasi Parti Üyeleri, Petrol İş'in önünden sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. Atatürk caddesi üzerinden İstiklal caddesine geçen emekçiler,'' Yaşasın İş Ekmek Özgürlük Mücadelemiz'', ''İşte 1 Mayıs alanlardayız'','' Taşeronlaşmaya hayır'', sloganları eşliğinde Aliağa'nın merkezini dolaştıktan sonra emekçiler demokrasi meydanında buluştu. Demokrasi meydanı renkli görüntülere sahne oldu. Basın açıklamasını Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu adına Eğitim- Sen Başkanı Ahmet Tüfekçi yaptı.
BİRLİĞİN,DAYANIŞMANIN,MÜCADELENİN ADIDIR 1 MAYIS Basın açıklamasını okuyan Ahmet Tüfekçi,'' İnadın ve direnmenin adıdır 1 mayıs'' diyerek şunları söyledi: ''Ellerimizle, beynimizle,alın terimizle ürettiğimiz tüm değerleri alçakça sömüren karanlığın padişahlarına karşı bir kez daha bir aradayız. Bir kez daha özgürlük, barış ve ekmek şiarımızı hep bir ağızdan dünyanın bütün emekçileriyle birlikte haykırmak için alanlardayız. Bugün 1 Mayıs Birliğin,dayanışmanın,mücadelenin adıdır 1 mayıs. İşçiye,emeğe,insan haklarına,özgürlüklere ve demokratik haklara saldırılara hep birlikte karşı durduğumuz gün'' dedi.
EMEKÇİLERİN ALIN TERİNİN DEĞERİ HER GÜN DAHA DA AZALDI Hayatın her alanının ticarileştirildiği, halkın giderek yoksulluğun derinlerine itildiği belirten Tüfekçi, herkesin artık bir dilim ekmeğe, tedavi edecek bir ilaca muhtaç hale getirildiği belirterek'' Emekçilerin alın teriyle yarattığı değerlerin hızla yok edildiği, ağır vergilerin toplandığı fakat sadece bir avuç sermayeye peşkeş çekildiği günleri yaşıyoruz. Daha pahalı ve kalitesiz hizmetle emekçilere her geçen gün artan biçimde eşitsizliğin dayatıldığı, kentsel yağma ve talanla yaşam alanlarının yıkıldığı, “Daha ucuz emek, sermaye için daha fazla kar” hırsını dizginlemeden saldırıya dönüştürerek güvencesizliği, bugüne kadar on binlerce işçinin hayatına mal olan taşeron düzenini ve her geçen gün artan sömürüyü dayatan bir avuç sömürücü zorbanın siyasi iktidarı AKP düzenine, muhalefet eden herkese daha fazla baskı ve halka sömürüden başka bir şey sunmayan politikalarına karşı mücadelemizi büyütelim' diye konuşmasını sürdürdü.
ÇÖZÜM SÜRECİNE DESTEK Bugüne kadar siyasi iktidarların Kürt sorunu karşısındaki çözümsüzlük ısrarı demokrasi ve toplumsal barışın önündeki en önemli engellerden biri olmuştur. Şiddet ve baskı politikaları ile katmerleşen bu engeller halkların barış ekseninde bir arada yaşam umutlarını her geçen gün daha fazla zedelemiş, egemenler tarafından kardeşliğin önüne kalın barikatlar örülmüştür. Silahları susturacak, anaların gözyaşlarını dindirecek, onurlu ve kalıcı bir barışın sağlanmasını esas alacak bir diyalog zeminini güçlendirmek, bu ülkede yıllardır barış mücadelesini kararlılıkla veren herkesin tarihsel bir sorumluluğudur. Türkiye halklarının eşitlik ve özgürlük mücadelelerinin de önünü açabilecek böylesi bir iklim, kuşkusuz bir arada gönüllü yaşam esasına dayanan çözüm taleplerini benimseyen herkesin ortak mücadelesiyle yaratılacaktır.
BELEDİYE TAŞERON İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ Taşeron sistemi yalnız taşeronda çalışan işçileri değil, hepimizi tehdit etmektedir diyen Tüfekçi, ''Taşeron işçiliği Ülkemizde yaygınlaşmakla birlikte, Aliağa gibi bir emek kentinde daha bir önem kazandığını belirterek,'' Yerel yönetimden özel sektör temsilcilerine kadar işyerlerinde taşeron sistemi yerleştirilerek,örgütlülüğümüze ve birliğimizin önüne engeller çıkarılıyor. Sendikalaşmamıza bile tahammül edemiyorlar. Taşeron sistemi yalnız taşeronda çalışan işçileri değil, hepimizi tehdit etmektedir. Hep birlikte Taşeron cumhuriyetini yıkmak zorundayız. Aliağa Belediyesinin 400 taşeron işçisi arkadaşımıza verdiği sözü yerine getirmesini bekliyor ve bunun takipçisi olacağımızı bildiriyoruz''dedi.