13 Ocak 2026, Salı

PETKİMİ ALANA YATIRIM ŞARTI ŞART

02 Haziran 2007, Cumartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
PETKİMİ ALANA YATIRIM ŞARTI ŞART

Yaklaşık 9 milyar dolarlık yurtdışı satışı ile Türkiye ihracatının yüzde 10’unu gerçekleştiren petrokimya sektörü, Petkim’in özelleştirmesi ile yeni bir döneme merhaba diyecek.

Halen yüzde 38.68’i halka açık bulunan Petkim’in yüzde 51’lik kısmının satışının 22 Temmuz seçimlerine yetiştirilmesi amaçlanırken, başta kimya ve plastik sektörü olmak üzere birçok sektör de satış sürecini yakından izliyor. Petkim’in ürettiği hammaddeler inşaat, tarım, otomotiv, elektrik, elektronik, ambalaj, tekstil, ilaç, boya, deterjan, kozmetik gibi birçok sanayi için girdi oluşturuyor. 

Türk sanayisi için bu kadar önemli bir konuma sahip bulunan Petkim’in yüzde 51’lik kamu hissesinin blok satış ihalesinde ön yeterlilik kriterlerini 18 katılımcı karşılarken; ihaleyi kazanacak yatırımcı Türk sanayisi üzerinde de önemli bir gücü eline almış olacak.

Kimya sektörü temsilcileri, Petkim’in iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayacak özelliğini yitirmemesi gerektiğini vurguluyorlar.

İhracat düşer

Petkim’in blok olarak koşulsuz satışına kesinlikle karşı olduğunu ifade eden Kimya Sanayicileri Derneği Başkanı Timur Erk, ihale şartnamesine Türkiye’nin ihtiyacını karşılama şartı konulması gerektiğini vurguladı. Petkim özelleştirme sürecine girmeden önce Türkiye ihtiyacının yüzde 50’sini karşılar iken şimdi bu oranın yüzde 28’lere kadar düştüğünü anımsatan Erk, “Bu düşüşe rağmen iç piyasanın talebi yüzde 8-10 oranında artıyor. Türkiye’nin ihtiyacını karşılama oranı önümüzdeki dönemde daha da düşerse başta plastik sektörü olmak üzere hammadde olarak kullanan onlarca sektörde maliyet ve fiyatlar artacak. Petkim iç piyasanın ihtiyacını karşılamadığı sürece sanayici ithalata yönelmek zorunda kalacak. İthalat maliyetlerin artması, kârın düşüşü anlamına geliyor. Plastik sektörü bugün 140 ülkeye ihracat yaparken, bu maliyet artışı nedeniyle ihracat ve rekabet şansını kaybedecek” dedi.

KEÖ’lerle cirosu ikiye katlanır

Petkim’in yanında bulunan bin 200 dönümlük arazinin Özelleştirme İdaresi amacına uygun olmayacak şekilde satma peşinde olduğunu kaydeden Erk, bu bölgenin Petrokimyasal Endüstri Öbekleri (KEÖ) için çok uygun olduğunu, bu amaç dışında kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Petrokimyasal üretim merkezleri olacak olan bu öbeklerin hayata geçirilmesi halinde ekonomiye - ivme kazandırabileceğini aktaran Erk, “Petkim’in 1.5 milyar dolarlık üretiminden satış cirosu bu öbekler ile 2’ye katlanır. Petrol ham girip C4 ürünleri olarak katma değeri artarak çıkacak. Şu anda koşulsuz satış olursa sinerji yaratmayı engeller” yorumunu yaptı.

Sektöre yabancı olan almamalı

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Akyüz, Petkim’in özelleştirilme şartnamesine bazı hammadde çeşitlerinde yatırım yapılması koşulunun getirilmesi gerektiğini savundu. Akyüz, satış ihalesinde yatırım şartı konulmaması halinde Petkim’i alan firmanın Türkiye’deki birçok sektörün maliyet fiyatına hakim olabileceğini dile getirdi.

Petkim ihalesine her sektörden ve her kesimden yatırımcının teklif vermesine karşı olduğunu da ifade eden Akyüz, plastiğin ?p’sini bile bilmeyenlerin sadece hükümete yakınlıktan dolayı bu ihaleye girmesinin kesinlikle yanlış olduğunu kaydetti. İhaleyi Petkim’i ve sektörü bilmeyen bir yatırımcının alması durumunda büyük sıkıntılar oluşabileceğine dikkat çeken Akyüz, “Yatırımcının yerli ya da yabancı olmasının bir önemi yok. Önemli olan bu işi bilip bilmemesi. Bilmeyen bir yatırımcının alması durumunda Türk sanayicisi çok büyük sıkıntı çeker” yorumunu yaptı.

Petrokimya, dışa bağımlı durumda

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Selçuk Aksoy, Petkim’in yeni sahibinin yerli ya da yabancı olmasının kendileri için önemli olmadığını belirterek, “En önemli koşulun yatırım olması gerektiğini söylüyoruz. Petrokimya sektöründeki yatırımların tek başına yerli firmalar tarafından gerçekleştirilmesinin sermaye gücü açısından pek mümkün görünmediğini de belirtmek gerekiyor” dedi.

Ciddi cezai şartlarla desteklenmiş yeni ve kapsamlı yatırım şartı aranması gerektiğini, petrokimya yatırımların Türkiye için büyük önem taşıdığını aktaran Aksoy, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bir Petkim daha yok. 20 yıl boyunca özelleştirme kapsamında tutulurken talep artışıyla orantılı yatırım yapması engellendi. Özel sektör de yatırım yapması için teşvik edilmedi. İç talep artarken dışa bağımlı hale geldik. Petkim özelleştirmesi bu hatadan dönülmesi için bir fırsat niteliğinde. Özelleştirme geliri ikinci planda kalmalı. Yeni yatırımlar ve yaratılacak istihdam ön planda tutulmalı. Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesi sırasında doğudaki kamuya ait çok büyük sanayi kuruluşları, 1 mark gibi sembolik rakamlara satılmıştı. Gelir elde etmekten çok, yatırımın sürmesi, modernizasyon, istihdamın korunması ön planda tutulmuştu.”