13 Ocak 2026, Salı

Aliağa MHP iftar yemeği düzenledi

02 Eylül 2010, Perşembe Paylaş Gönderiyi Yayınla
Aliağa MHP iftar yemeği düzenledi

MHP  Aliağa İlçe Teşkilatı iftar yemeği düzenledi. Yemeğe  İzmir milletvekillerinden Kamil Erdal Sipahi, Şenol Bal, Manisa milletvekili  Ahmet Orhan, İl Başkanı Musavat Dervişoğlu ve İzmir il yönetim kurulu üyeleri, çevre ilçe ve belde  başkanları,  İzmir  Ülkü Ocakları İl Başkanı Recep Akan  ve bin beş yüze yakın davetli katıldı.
Tasavvuf müziğinden örneklerin verildiği iftar yemeğinde semazen gösterisi de gerçekleştirildi. 

MHP Aliağa  ilçe başkanı Abdurrahim Aydemir  iftar yemeğine  katılanların 30 ağustos zafer bayramını kutlayarak başladığı konuşmasında şunları kaydetti: “Ülkeyi yöneten AKP kadrolarının her fırsatta özellikle başbakanın mitinglerinde yapmış oldukları konuşmalarsa MHP kadrolarına “mhp'li kardeşlerim” diye hitap ederek bir şeyler koparacağını, birilerinin aklını çeleceğini zannediyorlar. Oysa ki bu zatı muhteremler şunu iyi bilsinler yel kayadan ne götürürse onlarda bizden onu götürürler “
Çalışma programımız, yakında yapılacak olan referandum oylaması ile ilgili olmakla beraber, asıl çalışma ve hazırlığımız 2011 yılı ortalarında yapılacak olan genel seçimlere yönelik olan çalışmalardır.  Amacımız, gayretimiz, hedefimiz ve bütün gücümüz bu kutsal davanın iktidar olması, devletin başına devlet'in gelmesidir.  Bu duygu ve düşünceler ile iftar yemeğimizin,  mübarek ramazanın ve önümüzdeki mübarek bayramın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
12 Eylül 1980'nin şerre hizmet ettiğini hepimiz çok iyi bilmekteyiz. 12 Eylül 2010'nun ise hayırlı olmasın diliyorum.  Bu mübarek günde soframızı paylaşmaya, gönüllerimizi birleştirmeye gelen bütün misafir ve gönüldaşlarıma sevgi ve saygılarımı sunuyorum. 

İftarda yoğun programı nedeni ile erken ayrılmak zorunda kalan İzmir milletvekili Erdal sipahi konuşmasına günün anlam ve önemini belirten ve 30 ağustos zaferine gelen süreci ayrıntıları ile anlattı.
Sipahi, “1922 yılında 26 Ağustos'ta başlayıp, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Mustafa Kemal'in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni  İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder.  Bugün yaşanan  olaylar ile benzerliklerin çok olduğu bu anlamlı gün sonrası da yapılacak olan referandum ve genel seçimlerden sonra AKP iktidarı yaptıklarının  hesabını vermeden kaçamayacaklar, Açılım adı altında yapılan ihanetin, yapılan yıkımın yolsuzluğun, soysuzluğun hesabını vermeden kaçmak yok. Vahdettin İngiliz gemisi ile kaçtı. Sen Amerikan gemisi ile kaçmayı planlıyorsun bilemeyiz ama, planların bozulacak yaptıklarını hesabın vereceksin.”dedi
Sipahi, harbiye marşını son kıtası olan “Şahikalar üstünde meydan okur bu erler ,
yaklaşacak düşmana mezar olur bu yerler , bağlayamaz bir kuvvet bu kasırga milleti ,
tarihlere sorun ki bize "Ölmez Türk" derler.” Dörtlüğü ile sözlerine son verdi.
İzmir milletvekili Şenol bal TBMM ye dayatılan anayasa değişikliğinin Türk halkına da dayatıldığının altını çizdiği konuşmasına toplumsal ve siyasal mutabakat sağlanmayan anayasa değişikliği referandum oylamasında hayır ısrarının gereçlerini anlattı. Anayasa oylamasında gerçekleştirilecek olan maddeleri tek tek  anlatan bal, yapılacak olan değişiklerin zaten uluslararası sözleşmeler ile garanti altına alındığını iddia etti. Bal,” demokratik parlamenter rejim kuvvetler ayrılığı prensibine dayanır. Yasama yürütme yargı'nın birbirinden bağımsız olarak çalışmasını gerektirir. Fakat sekiz yıldır yasama ve yürütme bir gücün elinde, bu anayasa değişiklik paketi ile    yapılmak istenen yargı erkini de aynı gücün altında toplamaktır. Üç ayrı bağımsız gücün tek çatı altında toplanmaya çalışılmasında veya başarıldığında o ülkede artık demokrasiden bahsedilmez. Diktatörlükten bahsedilir. Yapılmak istenen de budur. “dedi
Bal referandumda oylanacak olan tüm maddelerin, neden hayır denmesi konusunda parti görüşünü açıklayan bal,  konuşmasında sık sık Kuran'ı Kerim'de bulunan  sure ve ayetlerinden örnekler verdi. Bal, konuşmasına doğru bildiğini toplum ile paylaşmalarının bir milli görev olduğunu hatırlattı.

MHP İzmir il başkanı Müsavat Dervişoğlu ise konuşmasına yapılacak olan anayasaya değişikliği referandumunda çıkacak evet ve hayır'ın  çözüm olmayacağını ve tartışmaların son bulmayacağını iddia etti. Dervişoğlu, “ maden bu değişikli yeterli değil, yeni değişim paketleri gelecek hatta ve hatta yeni anayasa tartışmalarının konuşulduğu bu gönlerde o halde bu değişikliğin acelesi ne onan anlam veremiyoruz. Sunulan değişiklik paketinde bizim de hayır diyeceğimiz bazı maddeler var. Ama bu maddelerin sekiz yıllık akp iktidarı tarafından değiştirilmemiş olması, genel seçim öncesi hükümet tarafından kamuoyu gündemine taşınarak siyasi istismar kullanılması bizim daha dikkatli ve özenli davranmamızı gerektiriyor. Hükümet 12 Eylül ile hesaplaşmak istiyordu da elinden tutan mı vardı.  Zaman aşımı olan 12 eylül 2010 tarihini niye beklediniz. 12 eylül ile hesaplaşmanın telaşının da anlamış değiliz. Burnunuzun dibinde 28 Şubat var. Milli görüş gömleği üzerinizde iken, hocamız deyip ayağını havlu ile sildiğiniz Necmettin Erbakan'ı iş başından uzaklaştıran ve bir “ beyaz Darbe” diye tarif edilen 28 şubat'ı gerçekleştirmiş olan paşalarda bugün sizin himayenizde  ve sizi himayesine almış, cemaatlerin bünyesinde danışmanlık görevi yapıyor. 12 eylül ile biz tarih sahnesinde de  idam sehpalarında da hesaplaşmaya muktediriz. Siz sizi iktidardan indiren 28 şubatlar ile hesaplaşın; hesaplaşabiliyorsanız.
Sayın başbakan 12 eylül ile hesaplaşacağını iddia ederken cumhuriyet tarihi ile hesaplaşmaya kalkıyor. Biz başbakandan ülkenin bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü savunmasını beklemiyoruz. Bu alanda umudumuzu yitirdik. Ama sayın başbakan hiç olmaz ise tarihimizi bize bıraksın. Siyasal tarihimize altın harfler ile kazınmış bir çok olayı ve kişinin adını sık sık kullanarak duygu sömürüsü yapıyor. Üstelik dünyanın hangi ülkesinde kendi tarihini aşağılayan bir başbakan gördünüz.  Sayın başbakan 12 eylül ile değil istiklal mahkemeleri ile hesaplaşmaya kalkıyor. Bu cumhuriyeti kurmasını bilen millet onu yaşatmasını bilecek ve sana hak ettiğin dersi 12 eylül referandumunda da ve sonrası yapılacak olan genel seçimlerde vermeye Muvaffak olacaktır.  Bizler Anayasa profesörü değiliz uzmanı olmadığımız konularda teste tabi tutuluyoruz. Mesel çok basit Tayyip Erdoğan'a karşı isen hayır oyu vereceksin, Tayyip Erdoğan'a evet diyenler alsınlar mübarek olsun. Mesele budur. “dedi
Dervişoğlu, referandumda sandığa mutlaka gidilmesi gerektiğinin hatırlattı. Dervişoğlu “ sandığa gitmemek, yada sahip çıkmamak Evet demek anlamıdır. Ha evet demişiniz ha sandığa gitmemişiniz.  MHP li kadroların görevi tanıdığınız herkesi sandık başına götürmektir. Fakat oy kullanmak da yetmiyor attığınız oy aziz milletimizin namusudur. Atılan oyların bekçiliğini de yapma gibi bir sorumluluğumuz var. Referandumda sandıklar açılıncaya kadar her Türk milliyetçisi görevlidir. “dedi