13 Ocak 2026, Salı

TRAFİK 'BEYGİR ALİ'DEN SORULUR

03 Şubat 2014, Pazartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
TRAFİK 'BEYGİR ALİ'DEN SORULUR Şahap Avcı yazıyor
Her kentin renkli simaları vardır. Kimisi, bilgedir, kimisi şaklabandır. Onu, farklı kişiliği ile o kentte yaşayanların neredeyse hepsi tanır. O kentten uzaklarda yaşayanlar bir hemşerisiyle tanıştığında; Falan kişiyi tanır mısın, filancağızı tanır mısın? diye sorarken mutlaka O kişiden bahsederler.
İşte, Aliağa’dan söz açılırken mutlaka namı değer ‘Trafik Ali’den bahsedilir.
Asıl adı Ali Çoban olan ‘Trafik Ali’yi bazıları da ‘Beygir Ali’ olarak bilir.
Geçmişte Aliağa sokaklarında bir beygirin üzerinde dolaşırken görülen Ali Çoban’a Aliağalar ‘Beygir Ali’ ismini takmışlardı.
Ali, çocukluğundan beri hep polislerine hayranlık duymuş ve hep beyaz şapkalı bir polis olmak istemiş.
Aliağa’nın kentleşmesiyle birlikte O da atı ahıra bağlayarak, lacivert montunu giyip, beyaz şapkasını takıp, eline de düdüğü alıp trafik sorunu yaşanan caddelerdeki kavşaklarda yerini almış.
Aliağa’da yaşayanlar O’nu tanıdığı için ikazlarına pek aldırmıyorlar, ama tanımayanlar gerçekten bir trafik polisi sanıp, hemen ikazlarına uyuyorlar. Ama Ali, ister kendisini tanısınlar ister tanımasınlar ciddi bir trafik polisi gibi düdüğünü çalarak ikazlarını yapıp dövme ve sövme hariç her türlü yaptırımı yapma çabası içerisinde oluyor. Özellikle kalabalık cenazelerde mutlaka Merkez Camii önünde.
Ali, bu işi hiç bir ücret almadan yapıyor. Ama harçlık verene de gülümseyerek davranıyor.
Lütfen Trafik Ali’ye saygı...