
İzmir- Bergama, Eşme, Sivrihisar, Havran/Küçükdere elele hareketi üyeleri geçtiğimiz gün Koza Altın işletmeciliği tarafından üç adet ocak açılması planlanan Bergama-Kozak Yaylasına giderek yöre halkıyla görüş alış verişinde bulundu.
Hareket üyeleri, önce altın madenciliği ile ilgili bilgi verdiler.
EGEÇEP Dönem Sözcüsü Arif Ali Cangı, “Bergama Ovacık Altın Madeni’nde hukuksuzluğun olağan hale geldiğini, Ovacık’ın gözden çıkarıldığını, bu nedenle şimdi de Kozak Yaylası’ndan ve diğer yerlerden çıkartılacak toprağın işletilmek için Ovacık İşletmesine taşınma işine girişildiğini, Ovacık Madeni ile ilgili mücadele deneyiminden yararlanılarak, Kozak’da da bir mücadele başlatılmasını gerektiğini…” belirtti. Cangı, “…sağlıklı bir çevrede yaşamak sizin ve çocuklarınızın hakkı, hak sahibi olarak hakkınıza sahip çıkmalısınız, çocuklarınıza bırakacağınız en güzel miras bu olacaktır” dedi.
JFY. Mühendisi Erhan İçöz, “Altın madenciliğinin teknik özelliklerini, altın işletildiğinde yörede oluşabilecek sorunları dile getirirken, bir yandan toz kirliliğinin oluşacağını, diğer yandan ise çok sayıda kamyonun Ovacık’a malzeme taşırken oluşacak trafik sorunları ve egzoz dumanının oluşturacağı olumsuzlukları anlattı.Ayrıca, kuvars tozunun akciğerlere yerleşerek kanserojen etki yapacağını vurguladı. Arama ruhsatında, hemen tüm Kozak Yaylası için tahsis alındığı, ancak tepkileri azaltmak için küçük küçük ocaklar açılacağını” belirtti.
ZMO Yönetim Kurulu üyesi Z. Vezan Karabulut ise madenin, tarıma ve yöre bitkilerine vereceği zararları anlattı.
Elele hareketi Dönem Sözcüsü Av. Berrin Esin Kaya, hukuki sorunları dile getirerek, madende istihdam edilecek insan sayısının çok fazla olamayacağını vurgulayıp, zararın faydasından çok olacağını, üstelik bu istihdamın geçici olduğunu belirtti.
Daha sonra, Yukarıbey Köyü halkı’ndan Mustafa söz alarak, madene karşı olduklarını, ancak çeşitli başvurularına cevap alamadıklarını, Ovacık, Çamköy Köylüleri ile birlikte eylemlere de katıldım, tüm karşı çıkışlarımıza rağmen maden çalışmaya devam ediyor. Yöneticilerimiz neden buna engel olmuyor.
Bergama Çevre Platformu Sözcüsü Erol Engel, Ovacık Köylülerinin örgütlenmesi sonucu, hareketin tüm dünya tarafından duyulduğunu, köylülerin kendine güveninin geldiğini, pek çok kazanım elde edildiğini, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemeleri’nin, köylüleri haklı bulduğunu, devleti tazminat ödemeye mahkum ettiğini anlattı. Ayrıca, son zamanlarda, köydeki kadınlardan yedisinin göğüs kanseri olduğuna değindi.
Mehmet Şahin: Umutsuzluğa gerek yok. Bu bir yaşam mücadelesi. Her birimiz 90ına merdiven dayamış dedemizi bir gün fazla yaşatmak için varını yoğunu ortaya koyabilen insanlarız. Bu durum geleceğimizi ilgilendiriyor. O halde daha duyarlı ve dirençli olmalıyız. Sorunun çözümü bizleri yönetenlerde değil sizlerde.. Onlar oyu sizsen alıp, hizmeti sermaye kuruluşlarına veren ve onlar için göreve gelmiş “başarılı siyasetçiler” dir. Onlardan çare beklemek, sevdiklerimizi dağa kaldıran kadıdan çare beklemek olur. Onlar maalesef oy verenlerin değil hizmet bekleyen egemenlerin temsilcisidir.
Köy halkından Selim Demircan, Çamköy hareketinin olumsuz sonuçları bizi yılgınlığa götürmemeli. Eylemlerimizi sürdürmeliyiz. Çünkü bu topraklar bizim. Fıstığımızı ihraç ettiğimiz Avrupa tüccarları, fıstık çamlarının Ovacık Altın Madenine kuş uçuşu ne kadar uzaklıkta olduğunu sormaya başladı. Bu gidişe engel olamazsak fıstığımız ihraç edilemez duruma gelecek.
Mehmet Akkın, hayvancılık ve tarla ziraatı artık yok oldu. Tek geçim kaynağımız fıstık. Onu da kaybedersek her şey biter.Öğretmen Seçkin Üstte, Yörede, sadece fıstık çamı bulunmamakta, aynı zamanda en çok bülbül çeşidi barındırmaktadır.Harmandalı Sorunlarını Önleme Girişiminden Cebrail Sürücü, kendi mücadelelerinden örnekler vererek, önceleri dikkate alınmamalarına karşın örgütlü mücadele sonucu şimdi tüm yörenin ortak hareket ettiğini belirtti.
Çevre Mühendisleri Odası’ndan Halil Gezer, örgütlülük konusunda hemen harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Yapılan diğer konuşmalarda da medyanın dikkatini çekecek şeyler yapılması belirtilerek, Çevre Günü kapsamında, Kozak’ta geniş katılımlı bir piknik düzenlenmesi ve toplantı yapılarak sorunların daha kapsamlı olarak ortaya konulması önerildi.
Daha sonra meydan kahvesinin önünde toplanarak görüşlerini bildiren yöre halkından toplantıya katılanlar, kozalaklarını korumak, hem örgütlenmeyi sağlamak ve hem de Dünya Çevre Günü kapsamında 3 Haziran Pikniği’ni organize etmek için, beş kişilik bir organizasyon komitesi kurdu.