
Aliağa Demokrasi ve Emek Platformu Bileşenleri 17 yıl önce 2 Temmuz 1993' tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilmiş olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin yakılması sonucu katledilen 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanını unutmadı.
Aliağa Demokrasi Platformu yaptığı basın açıklamasında; 17 yıl önce bugün, 2 Temmuz 1993'te, Sivas'ta, Madımak Oteli'nin kuşatılması ve ateşe verilmesi sonucunda aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok, Hasret Gültekin, Asaf Koçak, Behçet Aysan, Edibe Sulari'nin de bulunduğu 35 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdiğini hatırlatıldı.
Bilinen "karanlık güçler" aydınlarımızı öldürdü
Katliamın sorumluluğunun devlet olduğu belirtilen açıklamada şu görüşlere yer verildi; Sivas Katliamı aydınlara yönelik siyasi cinayetler zincirinin bir halkasıdır ve sorumlusu devlettir. Cumhuriyet tarihi boyunca da Sabahattin Ali, Cavit Orhan Tütengil, Abdi İpekçi, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Bedrettin Cömert, Çetin Emeç, Doğan Öz, Muammer Aksoy, Musa Anter, Uğur Mumcu, Namık Tarancı, Vedat Aydın, Vedat Demircioğlu, İlhan Erdost, Hrant Dink ve daha birçok aydınımız bilinen "karanlık güçler" tarafından öldürüldü. O karanlık güçler Sivas, Maraş, Çorum ve Gazi Mahallesi katliamları sırasında da iş başındaydı. Bu cinayetlerin sorumlularından hesap sorulmadı, onlar hâlâ aramızda dolaşıyor.
Karanlıkların aydınlanmasını istiyoruz
AKP hükümetinin siyasi cinayetleri aydınlatmak için hiçbir çaba sarf etmediği belirtilirken açıklamada "AKP hükümeti de karanlık tarihin örtüsünü kaldırmak, siyasi cinayetleri aydınlatmak için hiçbir çaba sarf etmiyor. "Açılım" adı verilen politikaların vardığı nokta daha fazla şiddet ve kan oldu. "Faili meçhul" cinayetlerin dosyaları hâlâ açılmadı. 1 Mayıs 1977 başta olmak üzere kitlesel katliamların, suikastların, gözaltında kayıpların sorumlularını açığa çıkarıp yargılayacak bir yasal düzenleme yapılmadı. Biz artık karanlıkların aydınlanmasını istiyor, Türkiye'nin demokratikleşmesi için gereken adımların atılması talebimizi bu 2 Temmuz günü bir kez daha yineliyoruz" denildi.
Aliağa Demokrasi Platformunun istekleri
"Darbe, tertip, linç, ırkçılık, provokasyon değil demokrasi, barış ve kardeşlik kazansın" denilen açıklamada "Türkiye'nin karanlık tarihi aydınlatılmalı, gerçekler ortaya çıkarılmalı, demokratikleşmenin önündeki engeller temizlenmelidir " ifadelerine yer verilirken Aliağa Demokrasi Platformu isteklerini ise şu şekilde;
-Türkiye tarihindeki tüm provokasyonlar, tertipler, cinayetler, 12 Eylül askerî darbesi başta olmak üzere bütün darbeler, plan ve girişimler soruşturulmalı; darbeciler, sorumlu kurum ve kişiler açığa çıkarılmalı, cezalandırılmalıdır.
- Türkiye demokratikleşmeli; basın, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılmalı, parti kapatmalara son verilmeli, tam siyasal demokrasi sağlanmalıdır.
- Kriz Yönetim Merkezi lağvedilmeli, Millî Güvenlik Siyaset Belgesi kaldırılmalıdır. TSK'nın siyasete müdahalesi son bulmalı, darbelere kaynaklık eden İç Hizmet Kanunu kaldırılmalıdır.
- Polise öldürme ve işkence yetkisi veren tüm yasalar demokratik bir ülkeye uygun biçimde değiştirilmelidir. Her türlü ortam ve insan dinlemesine son verilmeli ve özel hayatın dokunulmazlığı korunmalıdır.
- Karanlıkta kalan tüm olayların araştırılması için parlamento dışı kurumlardan; aydınlardan, emek ve meslek örgütlerinden oluşan bağımsız ve özel yetkilerle donatılmış, sadece halka karşı sorumlu olan "Karanlıkları Aydınlatma Komisyonu" kurulmalıdır. Bu komisyon karanlıkta kalan tüm davaları araştırmalı, belgeleri incelemeli ve sonuçlandırmalıdır.
- Silahlar susmalı, barış, ve diyalogun yolu açılmalıdır. Kürt sorununun tam hak eşitliği temelinde demokratik çözümü sağlanmalıdır.
- "Örtülü Ödenek" denen kaynakların bugüne dek nerelere ve nasıl harcandığı açıklanmalı, halka hesabı verilmeli ve geri getirilmemek üzere kaldırılmalıdır.
- İnanç ayrıcalıkları, inançlar üzerindeki baskı ve ayrımcılık son bulmalı; Aleviler başta olmak üzere tüm inanç gruplarının laiklik kapsamındaki hak ve özgürlük talepleri karşılanmalıdır.
- Cins ayrımcılığı son bulmalı, kadınlar için siyasal, sosyal ve ekonomik alanda tam eşitlik sağlanmalıdır.
- Doğanın, çevrenin ve tarihsel dokunun katliamına neden olan her türlü girişim durdurulmalı ve başlatılmış olan bütün projeler doğa ve tarih yararına olacak biçimde sonlandırılmalıdır.
- Irkçılık yasaklanmalı, linç, provokasyon girişimleri, halka karşı işlenen suçlar açığa çıkarılmalı, sorumluları cezalandırılmalıdır.
- Onlarca yıl hapis cezalarına çarptırılan çocukların da yargılandığı, muhalif siyaseti "terör" diye etiketleyen hukuk garabeti Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kaldırılmalıdır.
- Anti-demokratik tüm yasalar kaldırılmalı, 12 Eylül darbe Anayasası yerine, demokratik yöntemlerle belirlenmiş halk temsilcilerinin oluşturduğu Kurucu Meclis eliyle demokratik bir anayasa işlerlik kazanmalıdır.