13 Ocak 2026, Salı

SİVAS'I ANDILAR

03 Temmuz 2014, Perşembe Paylaş Gönderiyi Yayınla
SİVAS'I ANDILAR

Aliağa Alevi Kültür Derneği ile Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, 2 Temmuz 1993 yılında Sivas'ta Madımak Oteli'nde hayatını kaybeden aydınlar için bir anma etkinliği düzenledi.


Eski garaj mevkiindeki Cem Evi önünde toplanan grup, buradan sloganlar atarak Demokrasi Meydanı'na kadar yürüdü. Burada, 21 yıl önce hayatını kaybedenler için 1 dakikalık saygı duruşunun ardından 33 aydının ismi teker teker okunarak yoklama yapıldı. Ardından, Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri adına bir basın açıklaması okuyan Alevi kültür derneği Başkanı Celal Süslü, şunları söyledi:

"Bundan tam 21 yıl önce, türkiye en karanlık günlerinden birini yaşaddı. Devletin gözü önünde 35 kişi bir avuç yobazın elinde, yakılarak Hakk'a yürüdü. Suçları ne idi? Suçları, Pir sultan Abdal'ı sevmekti. Pir Sultan Abdal'ı anmak üzere Sivas'a giden ozanlar, yazarlar, gençler önceden planlanan bir oyunla diri diri yakıldı.

Her ne kadar Aziz Nesin bahane edilse de etkinliklerden önce yerel gazetelerde yazılan haberler, böylesi bir olayın yaşanacağını gösteriyordu. Halkın galeyana geldiği yalanı da söyleniyor, ama aynı anda kentteki camilerden çıkanların aynı hedefe yönelmesi bunun bilinçli, organize bir eylem olduğunu göstermekte idi.

Bizler her yıl Alevi örgütleri, sivil toplum örgütleri olarak Madımak Oteli'nin önüne gidip, katliamda aramızdan ayrılanların anısına otele karanfil bırakıyoruz.

Madımak Oteli'nin utanç müzesi olması için toplanıyoruz. Bizler otelin utanç müzesi olması için mücadele ederken, hükümet oteli Bilim ve Kültür Merkezi yaptı.

Ancak oteli ateşe verenlerin isimlerini de en başa yazmayı ihmal etmedi. Katliam mağdurları ile katliam sanıkları aynı listede.

Katliamı protesto etmek isteyen vatandaşlar, Sivas'a girerken alınan güvenlik önlemleri, üst aramaları 21 yıl önce Sivas'ta yapılsaydı bu katliam yaşanmazdı.

Ayrıca son bir kaç yıldır görüyoruz ki Sivas Valisi, Sivas'a girmemizi bile engellemeye çalışıyor.

Bütün güçleriyle halka saldırmaktan utanmıyorlar. Saldıracakları, yargılayacakları insanlar dışarıdayken, devlet kadrolarında görev alırken AKP masum halkın üzerine gitmektedir.

Katliamın 1 numaralı sanığı Cafer Erçakmak'ın nerede saklandığı bilinmez, ama Sivas'ta yaşamını yitirip toprağa veriliyor. Yine aynı şekilde katliamın diğer sanığı Vahit Kaynar, Polonya'ya giriş yaparken yakalanmış ancak AKP'nin uygulamalarıyla tekrar serbest bırakılmıştır.

Devlet, artık bu katliamla yüzleşmelidir. AKP'nin katliam sanıklarını koruduğu çok net bilinmektedir. Sivas olaylarının zaman aşımına uğraması sonusu Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Hayırlı Olsun..." sözleri yürekleri yeniden yakmıştır. Katliam sanıklarının avukatlığını yapanların AKP'de görev almaları AKP'nin sanıklarla işbirliği içinde olduğunun göstergesidir.

Geçmişte Maraş'ta, çorum'da ve ülkemizin çeşitli yerlerinde yaşanan katliamları tertip eden ve faillerini koruyan zihniyet aradan geçen yıllara rağmen bugün de varlığını sürdürmektedir.

Yanı başımızda Irak ve Suriye'de din adına işlenen cinayetlere çanak tutan AKP anlayışı, katliamlara sessiz kalan bir toplum anlayışını yerleştirmeye çalışmaktadır.

Rojova'da bebekleri kılıçtan geçiren IŞİD'in silah sevkiyatına göz yuman AKP, Irak'ta Türkmenlere karşı yapılan kıyımlara da sessiz kalarak katliam zihniyetini ortaya koymaktadır.

Talepqlerimiz açık ve net ortadadır. Bu konuda kararlıyız, asla geri adım atmayacağız. İnsanlık suçlarında zaman aşımı kararını tanımıyoruz. Katliamın aranan sanıkları yakalanarak adil bir şekilde yargılanmalıdırlar. Madımak Oteli utanç müzesi olsun.

2 Temmuz din adına yapılan katliamlara sessiz kalmayacağımızın meşalesidir. Unutmadık ve asla unutturmayacağız..."

Basın açıklamasının ardından, 2 Temmuz 1993 tarihinde hayatını kaybedenlerin fotoğrafları etrafında 15 dakikalık bir oturma eylemi gerçekleştiren topluluk olaysız şekilde