18 Nisan 2026, Cumartesi

DİYANET’E TEPKİLER SÜRÜYOR

04 Ocak 2018, Perşembe Paylaş Gönderiyi Yayınla
DİYANET’E TEPKİLER SÜRÜYOR

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın web sitesinde yer alan nikah tanımı sosyal medyada tepkiyle karşılandı. Bulûğ çağına girmiş olanların da dinen nikahlanabileceğinin belirttiği tanımlamada Diyanet, bulûğ yaşının alt sınırını kız çocuklarında 9, erkek çocuklarda ise 12 olarak belirtmesi tartışmalara neden oldu

Diyanet İşleri Bakanlığı’nın resmi web sitesinde yer alan Nikah tanımı ve kız çocuklarının 9 yaşında gebe kalabileceklerini, erkeklerin de 12 yaşına girdiklerinde baba olabileceklerini içeren ‘Buluğ Çağı’ tanımı sosyal medyada ve kamuoyunda tepkilere neden oldu.

Resmi web sitesinde nikahı tanımlayan Diyanet, “Nikâhın, iki şahit huzurunda tarafların irade beyanında bulunmak suretiyle akdedilmesi gerekir. Buluğ çağına erişmiş kadının velisi olmaksızın kendisinin nikâhlanabilmesi mümkün olmakla birlikte, velisinin de bulunması menduptur (yapılması daha iyi olan).” sözleriyle ifade ediliyor.

Buluğ Çağı tanımı ise; “Sözlükte ‘ulaşmak, yetişmek, iş gayesine varmak gibi' anlamlara gelen bulûğ, fıkıh terimi olarak, bir kimsenin çocukluk dönemini bitirip, ergenlik çağına ulaşması demektir. Bulûğ çağına ulaşan kimseye bâliğ denir. Ergenlik yaşı çocuğun vücut yapısına ve iklim şartlarına göre değişebilir. İslâm hukukçularınca bulûğ çağının alt sınırı, erkekler için 12, kızlar için 9 yaş olarak belirlenmiştir. Bu yaşa ulaştıktan sonra erkeğin ihtilam olması, baba olabilme devresine girmesi; kızın da adet görmesi, gebe kalabilme çağına ulaşması fiilî olarak bâliğ olmalarıdır. Ancak erkek ve kızlar 15 yaşlarına ulaştıklarında, kendilerinde bu erginlik alametleri görülmese de bâliğ olduklarına hükmedilir. Buluğ, kişinin dinen mükellef sayılıp, yetişkin insan statüsünü kazandığı dönemdir. Bu çağa ulaşan ve akıllı olan kimse artık tam edâ ehliyeti kazanır. Böylece, ibâdet, helal ve haram gibi dinî hükümlere muhatap; cezâî, malî ve hukukî yükümlülüklere ehil olur.” şeklinde ifade ediliyor.

#Diyanetkapatılsın paylaşımları yapıldı

Dini kavramlar sözlüğünde yer alan bu tanımlamalarının haber olması üzerine, vatandaşlardan, siyasi çevrelere tepkiyle karşılanırken, psikologlar ve aktivistler bu tanımlamanın ‘Pedofili’ye neden olabileceğini vurguladı.

Sosyal medya hesapları üzerinden yürütülen tartışmalarda #diyanetkapatılsın hasttag ile yapılan paylaşımlarda;

“Dokuz yaşındaki kız çocuğunun evlenip hamile kalabileceği yönünde fetva veren Diyanet yetkilileri utanç kaynağıdır.”

“Hiç kimse çocukların hayallerine dokunmaya, onların tertemiz hayallerini, geleceğini satın alacak güce ve yetkiye sahip değildir.”

“Çekin ellerinizi çocuklarımızın üzerinden!” cümleleri yer aldı.

Aliağa’dan da tepkiler yükseldi

Eğitim-Sen Aliağa Temsilcisi Alp Kuyumcu tanımlamayla ilgili “BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, 18 yaşından küçük olan herkes çocuktur. Çocuk yaşta evlendirmeyi özendirmek, çocukların istismar edilmesini açıkça teşvik etmektir. Her fırsatta çocuk istismarına davetiye çıkaran bu tür açıklamalar sosyal, hukuki ve ahlaki sonuçlar doğuracaktır. Diyanet artık kendini tartışmaya açmıştır. Bu cesareti nasıl kendisinde bulduğunu toplumca çok iyi sorgulamalıyız. Üstelik açıklama amacıyla paylaşım yaptıkları metindeki belirsizlikler, işlenen suçun vehametini artırmaktadır.” dedi.

‘Diyanet hayata dair öngörülerini paylaşmalı’

CHP 2014 Belediye Başkan Adayı Barış Eroğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım da Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sitesinde yer alan tanımlamaya itirazlarını sundu. Eroğlu, “Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesindeki Dini Kavramlar Sözlüğü'nde yer alan "İslâm hukukçularınca bulûğ çağının alt sınırı, erkekler için 12, kızlar için 9 yaş olarak belirlenmiştir" cümlelerini görünce insanın aklı tutuluyor.

Bizim diyanetten beklediğimiz hayata dair güncel konular ile ilgili öngörülerini paylaşmalarıdır.

Meselâ; Kadına şiddetin önüne geçilmesi için “ Cennet, annelerimizin ayaklarının altındadır.” sözünü örneklendirerek kadınlarımıza daha çok saygı duyulmasını sağlamalıdır.

Meselâ; Hz. Ali‘nin kendi özel işlerini yaparken, devletin parasıyla aldığı mumu söndürüp, kendi parasıyla aldığı mumu yaparak işini görmesini örneklendirerek siyasi yönetim kadrolarına nasıl hareket etmelerinin gerektiğini göstermelidir.

Meselâ; Kul Hakkı yenmemesinin önemi anlatılarak, dürüst insan olmanın erdemi anlatılmalıdır.

Meselâ; Kutsal kitabımızın ilk emri olan “OKU”manın önemini çok daha iyi anlatarak, okuyan, düşünen ve sorgulayan bir toplum oluşturulmasına ön ayak olmalıdır.” dedi.

Diyanet’ten açıklamalara yanıt

Haber üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, tanımların çarpıtıldığı savunularak “Başkanlığımız, tarihi boyunca erken yaşta evliliklere asla onay vermemiştir, vermeyecektir Kurumumuz tarafından gerçekleştirilen Din Şuraları ve İl Müftüleri Seminerleri gibi üst düzey toplantıların Sonuç Bildirgelerinde, kız çocuklarını erken yaşta evlendirmenin asla dini referanslarla desteklenemeyeceği defalarca kayda geçirilmiştir. Din İşleri Yüksek Kurulumuzun görüşü de bu yöndedir.” denildi.

(EREN SARAN)