13 Ocak 2026, Salı

"İŞİMİZE GERİ DÖNMEKTEN BAŞKA BİR DÜŞÜNCEMİZ YOK"

04 Haziran 2014, Çarşamba Paylaş Gönderiyi Yayınla
"İŞİMİZE GERİ DÖNMEKTEN BAŞKA BİR DÜŞÜNCEMİZ YOK" Aliağa Belediyesinden tasarruf gerekçesiyle çıkarılan 104 işçi direnişlerinin 28. Gününde basın açıklaması yaptı. İşçiler, işlerine geri dönmekten başka bir düşüncelerinin olmadıklarını ifade ettiler

Yapılan basın açıklamasında, faturanın her zaman işçilere, emekçilere çıkarıldığı, özelleştirmelerin  iptal edilmesi gerektiği,Taşeronluk ve kuralsız çalışmanın yasaklanmasını ve Belediye Başkanı Serkan Acar'ın İşçilerin temsilcileriyle ön şartsız masaya oturması  gerektiği  gibi konular vurgulandı. Ve sık sık, "baskılar,  bizi  yıldıramaz", "direne direne kazanacağız", "Ölmek var, dönmek yok" sloganları atıldı. Basın açıklamasını okuyan Selda Hüseyni, kendilerinin 7 Mayıs 2014’te hiçbir gerekçe gösterilmeden iş akdi feshedilen ve 28 gündür direnen işçiler olduğunu ifade ederek, Direnişlerinin 7. Gününde Soma’dan gelen katliam haberiyle sarsıldıklarını ve  direnişlerini Soma Maden işçilerininin mücadelesiyle bütünleştirdiklerini söyledi.Gezi direnişinin birinci yılı anma etkinliklerinde Türkiye'nin yine gaza boğulduğunu ve barışçıl gösterilerin siyasi iktidarın saldırısıyla kana bulandığını vurgulayan Hüseyni, "Bugünün bir başka önemi de büyük ozan Nazım’ın ölümünün ve  gezi Direnişçisi Abdullah Cömert’in katledilişinin yıldönümü. Nazım Hikmet’i, Abdocan ve Gezi Direnişinde kaybettiklerimizi saygıyla anıyoruz. Bunun için yüreğimiz gezi’de, Soma’da, direnişimiz Aliağa’da" diye konuştu.

Fatura her zaman işçilere, emekçilere çıkıyor, çıkarılıyor…

Sermaye, işveren mantığı ve onların siyasi iktidarlarının her zaman kendilerinin haklı olduğunu iddia ettiklerini söyleyen Hüseyni, bu iddialarının ve yalanların yaşamda karşılığı ise gezi’de gaz, toma, ölüm, Soma'da katliam, Aliağa’da  işten atmak olduğunu vurguladı.Hüseyni, "Aliağa Belediyesi Başkanı Serkan Acar’da, Belediye Başkanı seçilmeden önce "Belediye de çalışan, emek veren hiç bir kimseyle, hangi siyasi düşüncedeymiş, hangi memlekettenmiş önemli değil emek veren-çalışan herkesin hakları korunur." diyordu. Seçildikten sonra ilk icraatı 104 taşeron çalışanının iş aktini feshetmek oldu" şeklinde konuştu.

Özelleştirmeler iptal edilmeli, Taşeronluk ve kuralsız çalışma yasaklanmalıdır…

Aliağa’da işten atmaların temel nedeninin, özelleştirme, kuralsızlaştırma ve taşeron sisteminin olduğunu ve bu sistemin; sermayedarların daha çok kar etmesi, kamu hizmetlerinin paralı hale getirilmesi, işçi haklarının kısıtlanması, yok edilmesidir diyen Hüseyni,  "Bu sistemin düşüncesinde insan unsuru alınıp-satılan bir metadır. Bu nedenlerle bu sistem insan hak ve özgürlüklerine düşmandır" dedi.

Hüseyni, "Özellikle kamu hizmeti yürüten belediyelerde bu sistemin uygulanması kent halkının ödediği vergilerin ve kentin ürettiği rantın kent için değil bir avuç sermayedara ve yakın çevreye peşkeş çekilmesidir. İşte Aliağa’da işten atmaların ve Serkan Acar’ın dayandığı mantık budur.Bu nedenlerle özelleştirmeler iptal edilmeli, kuralsızlık, esnek çalışma ve taşeron sistemine son verilmelidir. Merkezi ve yerel iktidarlar bu uygulamalardan derhal vazgeçmelidir. Kamucu bir anlayışa, kadrolu işçi istihdamına geçilmelidir" diye konuştu.

”Bankamatik memuru” olduğumuzu ispatlayın...

Belediye Başkanı Serkan Acar'ın, İşçilerin “bankamatik çalışanı” olduğunu iddia ettiğinin altını çizen Hüseyni, "Oysa Aliağa halkı kısa sürede gördü ki atılan işçiler; yıllardır Aliağa’nın sokaklarını süpüren,çöpünüzü toplayan, parklarda çim biçen, çiçek diken, sokaklara taş döşeyen ve belediye hizmet binasında büro hizmetleri veren emekçilerdi. Bu yalan tutmayınca “tasarruf” gerekçesini dilendirmeye başladı. “Belediyenin borçlu olduğunu, maaş ödeyemez duruma düşeceğini” anlatmaya başladı. Bu yalanda tutmadı. Belediyenin çeşitli kademelerine ve başkan yardımcılıklarına 25 kişi almak istediği açığa çıktı" dedi.7 Mayıs’tan bugüne demokrasi meydanında onurlarıyla oynandığını, çalışma haklarının haksız yere ellerinden alınmasını Aliağa halkına anlattıklarını vurgulayan Hüseyni, Belediye Başkanı Serkan Acar'ı ve  yönetimini ispata davet ettiklerini ve ”Bankamatik memuru” olduklarının ispatlanması halinde hukuki olarak tüm haklarından vazgeçeceklerini söyledi.

"İşimize geri dönmekten başka bir düşüncemiz yok"

Hüseyni, "Belediye başkanının en son çevreye yaydığı söylenti esasında yeni yalanı “atılan işçilere iş olanağı sunuyorum, onlara iş buluyorum ama kabul etmiyorlar, demek ki bunların çalışmaya niyeti yok” diyerek “çalışmadan maaş almak istiyorlar” demektedir. Bilinmelidir ki, bizler hiçbir zaman çalışmadan, emek vermeden ücret almadık ve almayız. Bizlerin isteği bellidir. İşimize geri dönmekten başka bir düşüncemiz yoktur" dedi.

"Tasarruf” sadece işçi atmak yoluyla mı sağlanır?"

Hüseyni, cevaplanmak üzere şu soruları sordu. Hüseyni, "Madem “Tasarruf” yapılacak, yeni işçi almalar ve kadro açmak istenmesi nasıl açıklanacak? “Tasarruf” sadece işçi atmak yoluyla mı sağlanır?Belediyenin harcamalarından gereksiz olanlar yok mudur?  Bütünşehir yasasına bağlı olarak hizmet vereceği alanlar genişlemiş ve nüfus artması nedeniyle de istihdam edeceği işçi sayısı artmışken işten atmalar neden?  “Bankamatik çalışanı” diye ifade edilenler kimler? Bunları bilecek konumdasın. Bilmiyorsan o makamda boşuna mı oturuyorsun? Yoksa başkaları mı yönetiyor belediyeyi?  Emanetçi misin?  Bu sorularımıza cevap alamadık. Anlaşılıyor ki, işten atmalar siyasidir. Amaç, belediyeyi kendi kadrolarıyla doldurmaktır" diye konuştu.

"İşçilerin temsilcileriyle ön şartsız masaya oturulmalı"

1 Haziran akşamı iki arkadaşlarının saldırıya uğradığını ve yaralandığını ifade eden Hüseyni, "Saldırganın kimliği bellidir. Arkadaşlarımıza yapılan ve yapılacak olan saldırıların sorumlusu olarak belediye başkanıdır. Haklı ve meşru mücadelemizi ne yalanlar ne fiili saldırılar durduramayacaktır" dedi.Belediye Başkanı Serkan Acar'ın İşçilerin temsilcileriyle ön şartsız masaya oturması gerektiğini vurgulayan Hüseyni," Belediye başkanı yanlışından dönmeli, Atılan işçileri geri almalı, İşyerinde ve kentte huzuru ve barışı bozmamalı, İş, ekmek yoksa barışın olmayacağını bilmelidir.Gezi’de ve  Soma’da yitirdiğimiz canlarımızın, kardeşlerimizin acısı yüreklerimizde, gezi direnişi ruhuyla sizleri selamlıyoruz" diyerek konuşmasını noktaladı. ONUR YİĞİT