
Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, sanayinin itici gücü olan Petkim’e sahip çıkılması gerektiğini belirterek, Petkim’in apar topar satılmak istendiğini söyledi. Petkim’in yabancılaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Öztaşkın, Petkim’in özelleştirilmesinden elde edilecek gelirin seçim kaynağı olarak kullanılacağını ileri sürdü.
Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Öztaşkın, petrokimya sanayinin 700 milyar dolar değerinde bir pazara sahip olduğu
TEK TEMSİLCİ
Petkim’in, Türkiye’de tek başına petrokimya sanayini temsil ettiğini vurgulayan Öztaşkın, Petkim’in 1990’lara kadar yurtiçi talebin yüzde 70’ini karşıladığını hatırlattı. 11 Eylül 1987 yılında özelleştirme kapsamına alınan Petkim’de büyük kapasiteli yeni tesislerinin kurulmasının engellendiğini ileri süren Öztaşkın, Petkim’in rafineri bağlantısının da, 1990’lardan sonra giderek zayıflatıldığını söyledi.
Tüm bu olumsuz uygulama ve yaklaşımlara rağmen Petkim’de, toplam 3 bin 595 kişinin dünya standartlarındaki ürün kalitesini koruyarak, üretime ve tevsii yatırımlarına devam ettiğini dile getiren Öztaşkın, Petkim’in apar topar satılmak istendiğini iddia etti.
“SEÇİM HALKBANK’I KURTARDI, PETKİM’İ KURBAN ETTİ”
Öztaşkın, “İktidara geldiklerinden beri, Türkiye’deki toplumun birikimi olan tüm varlıkları satılık olarak gören AKP Hükümeti, seçim ortamına girilen bu süreçte; enerji özelleştirmeleri, Halkbank, Tekel fabrikalarının satışı ve Sosyal Güvenlik Reformu gibi seçim tartışmalarında kendilerine karşı kullanılabilecek uygulamaları seçim sonrasına ertelerken, Petkim konusunda farklı bir tutum sergiledi” diye konuştu.
“HÜKÜMET PETKİM’İ GÖZDEN ÇIKARDI”
16 Mart’ta apar topar Petkim’in özelleştirmesi için ihale ilanı verildiğini hatırlatan Öztaşkın, hükümetin, bu ilanla Petkim’i gözden çıkardığını belirtti. İhale ilanında, ön yeterlilik başvurusunda bulunacak firmalardan, sektörde uzmanlaşma ve tecrübe sahibi olmaları kriterinin yer almadığına dikkat çekti
“PETKİM YABANCILAŞTIRILIYOR”
Petrokimya sektöründe uzmanlaşmış ve güçlü bir finansal etkinliğe sahip olan dev sanayi kuruluşunu, finansal ve teknik performansı yetersiz herhangi bir özel şirketin ele geçireceğini belirten Öztaşkın, ihale şartlarının, Petkim’in yabancılaştırılmasına işaret ettiğinin altını çizdi. 2005 yılında, Petkim’in yüzde 34’lük kamu payının halka arz edildiğini ve bu hisselerin yüzde 24’lük kısmının ise yabancılara satıldığını ifade eden Öztaşkın, Petkim’in sahip olduğu entegre yapıya sahip özel firma bulunmadığını söyledi.
“PETKİM SATIŞI KOBİ’LER İÇİN YIKIM OLACAK”
Petkim’in özelleştirilmesinin, Türkiye ekonomisi ve KOBİ’leri için yıkım olacağına dikkat çeken Öztaşkın, Petkim’in, plastik, kauçuk, lastik, tekstil, ambalaj ve kimya gibi katma değer ve istihdam yaratan sanayilerin gelişmesine öncülük yaptığını söyledi. Geçmişte plastik ticaretinin, İstanbul merkezli az sayıda firma tarafından ve ithalata dayalı olarak yapıldığını belirten Öztaşkın, Petkim’in kurulmasıyla birlikte plastik üretim ve ticaretinin Anadolu’ya yayıldığını kaydetti.
Öztaşkın, petrokimyasalların üretiminde tek kuruluş olan Petkim’in, kamusal niteliğini kullanarak, KOBİ’lerin hammaddeye ucuz ve kolay ulaşmalarını sağladığının altını çizerek, “Petkim’in özelleştirilmesi durumunda, petrokimya sektöründe denetim ve kontrol özel şirkete geçecektir. Petrokimya ürünlerinin üretim miktarı, bileşimi ve fiyatları özel kesimin kar eğilimine göre belirlenecektir. Bu durumdan petrokimyasal ürünlerinin kullanıcıları ve ekonominin dinamikleri olan KOBİ’ler ve tüketiciler zarar görecektir” dedi.
YENİDEN KURULUŞ BEDELİ 5 MİLYAR DOLAR
Petkim’in özelleştirilmesinin, üretim yerine ticarete kayma riskini doğuracağını kaydeden Öztaşkın, Petkim’in, 14 adet ana üretim fabrikası, 8 adet yardımcı işletmesi ve 150 milyon metreküp hacminde bir barajı bulunduğunu dile getirdi. “Petkim, iskele ve rıhtımı olan gelişmiş limanı ile hizmet vermekte ve 20 kilometrekarelik faaliyet alanına, ticaret merkezlerine ve yurtiçi pazara ulaşımı sağlayan karayolu, demiryolu gibi büyük altyapı olanaklarına sahiptir” diyen Öztaşkın, geniş altyapıya sahip olan Petkim’in, yeniden kuruluş değerinin yaklaşık 5 milyar dolar olduğunu dile getirdi.
“IMF MEMNUN EDİLECEK”
IMF tarafından sıkıştırılan hükümetin, Petkim’in özelleştirmesi ile IMF’yi memnun etmeyi ve gelecek kaynağı da seçim için kullanmayı hedeflediğini vurgulayan Öztaşkın, şöyle konuştu:
“AKP iktidarı, Nisan 2005 tarihinde Petkim’in yüzde 34’lük kamu payının halka arzından sağladığı 267 milyon doları, Petkim’e aktarması gerekirken, borç ödemesinde kullanılması için Hazine’ye aktarmıştır. Bu blok satıştan gelecek meblağ da seçim kaynağı olarak kullanılacaktır. Aynı zamanda, Petkim’in ihale ilanı ile IMF’ye ve uluslararası finans çevrelerine özelleştirmelere devam edildiğinin mesajı verilmektedir.”
NET KAR 41 MİLYON DOLAR
Petkim’in, 2006 yılında pazar payını artıracak olan 437 milyon dolar değerindeki yatırımlarını tamamladığını ifade eden Öztaşkın, Petkim’in 2.2 milyon ton petrokimyasal ürün üretimi, 1.6 milyar dolar ciro, 5 milyon dolar vergi ödemesi ve 41 milyon dolar net kar gerçekleştirdiğini sözlerine ekledi. Öztaşkın, “Petkim, yatırım ve personel harcamaları dahil tüm giderlerini kendi özkaynaklarıyla sağlayan ve devlete hiçbir yükü olmayan, güçlü bir sanayi kuruluşudur.
Türkiye sanayinin itici gücü olan Petkim’in yeni tesisler kurma gücü bulunmaktadır. Türkiye’nin yeni Petkim’lere ihtiyacı vardır” dedi.
kaydederek, petrokimya sanayisinin, dünya kimyasal ürünler pazarının yüzde 30’unu, toplam ticaret hacminin ise yüzde 8’ini oluşturduğunu belirtti. Genç bir sanayi dalı olan petrokimya sanayinin ekonominin gelişmesine önemli katkı sağladığını söyleyen Öztaşkın, “Türkiye’de, petrokimya sanayine gelişmiş sanayi ülkeleriyle hemen hemen aynı dönemde girmiştir. Sanayileşme ve kalkınmanın itici gücü olarak kabul edilerek, 1965 yılında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) öncülüğünde İzmit Yarımca’da, birinci petrokimya kompleksi (PEKTİM) kurulmuştur. Zamanla artan talebi karşılamak amacıyla, 1985 yılında da İzmir Aliağa’da ikinci petrokimya tesisi kurularak devreye alınmıştır” dedi.