13 Ocak 2026, Salı

“ BEN KAYBETMEDİM, ALİAĞA KAYBETTİ”

05 Mayıs 2014, Pazartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
“ BEN KAYBETMEDİM, ALİAĞA KAYBETTİ”

Röportajda, Hakkı Ülkü yerel seçim zamanında, aday adaylığı sürecinde ve sonrasında yaşananları ‘OccypyCHP 35 İZMİR’ adlı topluluğa anlattı. Ayrıca Hakkı Ülkü , ‘ OccypyCHP 35 İZMİR’ hareketi başarıya ulaşırsa hem sol hareketin hem de Türkiye’nin diktatörlüğe gidişinden kurtulmuş olur diyerek, topluluğa başarılar diledi.
‘ OccypyCHP 35 İZMİR’ adlı topluluk , röportajdan önce Aliağa’nın sesi olan gazetemize toplulukları hakkında bilgi verdi. Topluluk adına konuşma yapan Burcu Kumral, “Biz ;din, dil, ırk, siyasi görüş, felsefi inanç ayrımı yapmaksızın, evrensel hukuk ve insan haklarını referans alan bir topluluğuz ve herkesi topluluğumuza katkıda bulunmak ve Türkiye’yi daha ileri demokrasi seviyesine ulaştırmak için grubumuza katılmaları için davet ediyorum” diye konuştu.
Topluluklarının temel amacının, CHP’yi daha demokratik bir yapıya kavuşturduktan sonra iktidara gelerek, ülkenin içinde bulunduğu sorunları çözmek olduğunu söyleyen Kumral, “Hiçbir grubun, topluluğumuza kendi ideolojisini enjekte etmesine ve temel amacımızdan saptırmasına ve zayıflatmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
“SON ANKETTE 2. ARKADAŞIMIZ İLE ARAMDA 27 PUAN FARK VARDI”
İlk önce Aday adaylık sürecini anlatan Hakkı Ülkü, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na gidip aday olmak istediğini söylemiş, Kılıçdaroğlu’ da niye olmayasın, deneyimli biri olduğun için başvur dediğini söyledi.Ve aday saptanmasının ilkelerini anlattı. Büyük Şehir Başkanı Aziz Kocaoğlu’na da gittiğini söyleyen Ülkü, yaklaşık aynı cevapları aldığını ifade etti. Ama yinede tereddütleri olduğu için anket yaptırdığını belirten Ülkü, “Düşündüğümden yüksek çıktım. Arkadaşlarıma sordum, zaten sen olmazsan seçim de kazanamayız dediler. Buna göre son gün, son saat eşimle birlikte partiye gidip başvurumu yaptım. Önseçim yapılacak dendi çok sevinmiştim.çünkü parti içi demokrasiyi soluyacaktık ama vazgeçildi, anket yapacağıza dönüştü, ona da peki dedik. 5 anket yapıldı artık anketi yapanlar da pes dedi üstelik son ankette 2. Arkadaşla ile aramda 27 puan fark vardı.bu
süreç altı - yedi ay devam etti” dedi.
Onca deneyimine rağmen ne olur ne olmaz diye, CHP Genel Merkez’ine bir kez daha gittiğini ifade eden Ülkü, “Sen öndesin ama Turgut Oğuz’da da istiyor gibi laflar gevelemeye başladılar. O anketlerde en sonuncu dedim, iyi ama falan filan diye kem küm ettiler. Bu tereddütler canımı sıktı ve Genel Başkan Yardımcılarından birisine gittim. Merak etme sen zaten öndesin bir şey yapamazlar dedi. aynı gün tekrar Genel Başkanla görüştüm, anketlerde çıkan sonuç bizim için önemlidir, sen çalışmana devam et dedi. İzmir’e döndüm, Aziz Kocaoğlu ile fuarda tekrar görüştüm. Benimle ilgili bir tereddütünüz var mı diye sordum. yok abi olur mu? Ben de seninle birlikte çalışmaktan onur duyarım gibi sözler söyledi.
Peki öyleyse, sevindim ama görüşlerini 5’ li komisyona da söylersen sevinirim dedim 0, elbette abi merak etme söyleyeceğim dedi ve ayrıldık. 5 li komisyon toplandı bende karar kıldı. MYK toplandı oybirliğiyle beni seçti. ilk haberi de Muharrem İnce, Haluk Koç ve Engin Altay’dan aldım, kendilerine teşekkür ettim. Balçova’daydım, partililer telefon edip, CHP ilçe binasına çağırdılar. Gittim, beş altı yüz kalabalık beni coşkuyla karşıladı ve partinin balkonundan , kalabalığa kısa bir konuşma yaparak, “ Yarından itibaren örgütlü bir biçimde, yerel seçimlere hazırlanacağız, dedim. Konuşmamı bitirdikten sonra , mikrofonu uzattığım CHP İlçe Başkanı Özcan Durmaz ,bize yazılı olarak ulaşan bir sonuç yok dedi ve gece yarısından sonra olan oldu. sonrası malum” diye konuştu.
“MESELE, ALİAĞA HALKI, GURURUM
VE ONURUM?”
Aday adaylığı sürecinden sonra neden DSP’ye geçtiğini, DSP’ye geçtikten sonra yaşananları, onuru ve gururuyla nasıl oynandığını, Türkiye Cumhuriyetini kuran CHP’de böyle şeylerin olmaması gerektiğini ve CHP’de değişimin şart olduğunu vurguladı.
Hakkı Ülkü, her şeyin Aliağa’da dönen büyük rantların yüzünden olduğunu ve onun Başkan olmaması için, Aliağa Eski Belediye Başkanı Turgut Oğuz ve en tepede olan Petkim’in Ceo’sunun pazarlıkları sonucu uzantılarıyla birlikte alınmış kararın değiştirildiğini söyledi. Hakkı Ülkü, “Çünkü; Petkim’ olmak üzere, Altı ayrı yapılacak olan Termik santrallere kolay kolay geçit vermeyecektim. Çevre sorunları konusunda ne kadar hassas olduğumu biliyorlardı. Kent yağmalanırken, karşıdan bakmayacağımı biliyorlardı. Belediyenin içerisinde var olan yolsuzlukların hesabını soracağımı biliyorlardı. Şirket gibi yönetilen bir belediyenin tekrar halkına hizmet eden bir belediyeciliğe dönüştürüleceğini biliyorlardı. Rantiyecilerin ve şantiyecilerin yerine, hizmetçilerin geleceğini biliyorlardı. İşte bu nedenlerler benin gelmemem için ellerinden geleni yaptılar” diye konuştu.
Hakkı Ülkü, bütün anketlerde birinci çıkmasına rağmen kendisinin seçilmesi gerektiğini ama kendisinin Başkan olacağı zaman bir sürü dengeleri değiştireceği için bu yüzden ona oyun oynanarak, diskalifiye edildiğini belirtti.
Hakkı Ülkü, “ Ön seçime gidilseydi ve ben seçilmeseydim. Seçilen arkadaşın arkasında sonuna kadar dururdum . Benim onurum ve gururumla kimse oynayamaz. Müsaade etmem. Ki bunun CHP ile alakası yoktu. Mesele, Aliağa ve halkıdır. Anketlerde birinci çık,beşli komisyondan çık, MYK’dan çık, sonra ayak oyunlarıyla hiç bir gerekçe olmadan, aday değiştir. Demokrasilerde insanlarla böyle alay edilmez. Benim ailem var, çocuklarım var, yakınlarım var, beni seven partililer var. Bütün bunlara karşı, benim başımı öne eğdirdiler. Bu duruma göre benim siyaset alanımı yok ettiler. Oysa geçmişte bunca hizmeti olan bir kişiye. Bu ihanet yapılmamalıydı. Benimle birlikte davranan arkadaşlarımda, benim gibi boynu bükük kalmışlardı. Bu duruma göre bir çare aradık. Nasıl olsa atanan aday ile seçim kazanılamaz diye düşünüp, DSP’ye geçtik. Ekibimizi kurduk kolları sıvadık. Son gece, benim CHP’ye geçtiğime dair binlerce broşür dağıtılmış, düşenebiliyor musun. Benden ne kadar korkuyorlar. Ama ne yazık ki Aliağa’da sermaye kazandı. Ben Kaybetmedim, Aliağa kaybetti” diye konuştu.
Hakkı Ülkü DSP’ye geçtikten sonra yaşananları yedi bölüme ayırarak teker teker şöyle anlattı.
1-“B.Şehir Belediye Başkanı, il başkanı ve M.Moroğlu kapalı spor salonu açılışına geliyor, oraya giden yolda ne kadar bayrağımız posterlerimiz varsa yollarda hepsini söküp atıyorlar. Salonda yaptığı konuşmada Büyükşehir Başkanı bana muhterem deyip sürekli saldırıyor. AKP ya da diğer muhaliflere veya ülkenin içinde bulunduğu duruma hiç ama hiç değinmeden bana hakaretlerini sürdürüyor.İl başkanı ve M. Moroğlu da “hain “ diyerek yuhalatıyorlar.
2-Ertesi gün de saldırılar sürüyor.Bayraklarımız ve Hakkı Ülkü resimleri yakılıyor.Bayraklar sökülürken bir vatandaş görüyor ve bize telefon edip, sökülen bayrakların CHP seçim bürosuna götürüldüğünü söylüyor. İki arkadaşımızı gönderiyoruz gerçekten de resimlerimiz ve bayraklarımız orada çıkıyor.
3-Miting düzenliyorlar, Umut Oran,Gürsel Tekin,Aytun Çıray geliyor Mitinge.B.Şehir Başkanı ve İl başkanı da orada bu iki muhterem ( Aziz ve Ali) yine beni orada toplanan kalabalığa yuhalatıyorlar muhterem Ali Engin, Hakkı Ülkü AKP ile işbirliği içerisinde , DSP AKP den de tehlikeli diye nutuklar atıyorlar. Diğer Muhterem efendi “ bir yetmedi,iki yetmedi,3 yetmedi,vekillik verildi,burası babanın çiftliği mi “ diyor o muhteşem konuşmasında.
4-Konser düzenlemek istedik.Önce Onur Akın’la anlaştık,gün tayin ettik,Bana telefonla verilen tarihten bir gün sonra olur mu dedi, ben duraksamadan olur tabi dedim. Bu konuşmamızdan bir saat sonra tekrar aradı. “Abi tehdit ediliyorum,her yerden telefonlar geliyor , hatta eşimi bile telefonla taciz ediyorlar,senin parti müziğini de iptal ettireceğiz diyorlar aklın durur kimler kimler telefon ettiler, kusura bakma gelemiyeceğim” dedi. Bir sanatçı davranışına yakışmıyor dedim. O da cevaben abi ne olur kusuruma bakma dedi ve telefonlarımızı kapattık.
Ama arkadaşımız 3 gün sonra CHP’nin aynı meydanda yapılan konserine geldi.
5-Edip Akbayramla anlaştık, kaporasını da verdik. Geliyorum Hakkı bey, göreceksin o meydan nasıl coşacak dedi..Biliyorum onun için seni tercih ettik dedim. Ertesi gün telefon edip hakkı bey, ne olur beni affet tehdit alıyorum gelemiyeceğim dedi. O konseri de iptal ettirip zevklerinin doruğuna ulaştılar.
6-Bu kez Coşkun Sabah ve Şevval Sam ile anlaştık ve 10.000 kişinin katıldığı muhteşem bir konserle halkımızın isteğini yerine getirdik ama gecenin yarısında meydana yakın olan bir mağaza yandı. Galiba orasını Alman Parlamento binası (reichstag) niyetiyle yaktılar.
7-Seçim ve propaganda müddetince Belediye işçilerine, sizi işten çıkaracak dediler.
Gemi Söküm işçilerine , gemi sökümleri kapatacak dediler
AKP’ den .4.5 trilyon para aldı dediler
Ona oy vereceğinize AKP ya da MHP ye oy verin dediler
Hakkı Ülkü kazanacağına MHP veya AKP kazansın daha iyi dediler.O AKP den de daha tehlikelidir dediler.
Seçimden bir gece önce eski başkan eşiyle birlikte Belediye işçilerinden bazılarının evlerine giderek MHP ye oy verin diye gönüllü dolaştı.
Zaten oğlu ve abisi de 29 martta MHP saflarında en önde yürüyorlardı.
Foto shop ile ağız kımıldattırıp termik santrallere karşı değilim bile dediler.
Artık son gece bir köşede benim resmimin diğer köşede 6 okun olduğu benim imzamı taşıyan “ CHP ‘yi destekliyorum,adaylıktan çekildim “ diyen yazılı bir metni , beraberinde de iç içe katlanmış “ ya Serkan Acar, ya Etem yorulmaz” diye her iki bildiriden on binlercesini araba silgeçlerine kapı altlarında evlere,posta kutularına,evlerin bahçelerine ve sokaklara oy kullanılacak okulların bahçelerine atarak seçmeni yanılttılar. Onların düne kadar Belediye Başkanı olan Turgut Oğuz da onları o gece satıverdi. Bu arada sabaha karşı arkadaşlarımız CHP ilçe yönetim kurulu üyelerinden ikisini bu bildirileri dağıtırken suçüstü yakalayıp polise teslim ettiler.Daha bitmedi; sabah ezanı okunurken hiç değilse 2 saat dinlenmek amacıyla evime gittiğimde seçime girilen haftanın Salı günü Belediyenin Halı saha ihalesini alan iki kardeş (Savaş ve Ulaş) seçim büromuzda bulunan ve güne hazırlanan arkadaşlarımıza satırlar ve bıçaklarla gelerek saldırmışlar tehdit etmişler ve kaçmışlardır.
Velhasıl, ben ve arkadaşlarımız seçim vaadlerimizi anlatmak için köy köy, mahalle mahalle ,ev ev, işyeri işyeri dolaşırken CHP li olduğu söylenen ve işleri güçleri beni karalamak olan bu kişilerin bütün bu yaptıklarından sonra gelip hadi birleşelim demeleri var ya, buna gülermisin ağlar mısın.Zaten insan onurunu Ankaradakiler hiçe saydılar, yetmedi Aliağadakiler de daha da beter ayaklar altına alan davranışta bulunuyorlar sonra da “biz bu işi kıvıramadık,ne olur gel” dercesine yalvarıyorlar.Kısaca Aliağa Turgut Oğuz sayesinde bir beş yıl daha kaybetti.
2004 YTP’dan aday oldu, CHP’ye seçim kaybettirdi. 2009’da hep beraber, bu kişiye oy verdik, CHP’den seçildi. Gitti Aliağa’nın beş yılı daha oldu on yıl. Bu defa, MHP’yi destekledi, seçim kazandırttılar. Bakalım Allah gücünden versin. 2019’da hangi parti ve adayla beraber olur, bilinmez . ülkemizde ün yapmış olan bir kenti . pompei üzerine dökülmüş yanardağ lavları gibi yapmayı başardı.
Aliağa’lılara bir şeyler anlatmaya çalıştım .Bilmem anlatabildim mi?” diye anlattı.
Hakkı Ülkü son olarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran CHP’de mutlaka değişimin olması gerektiğini savundu. Ülkü, “CHP’nin, yeni gelişen dünyadan ve teknolojiden haberi olması gerekiyor.
İnsan kopyalama dönemine girerken daha bir insanı nereye koyacağını tereddüt eden partinin başta üst yönetimi olmak üzere değişim şarttır. CHP’de parti içerisindeki insanların sıkılı yumruklarını bir kenara bırakması lazım. CHP, Kişiselliği kaldırmalı, egoları kaldırmalı ve parti içi demokrasi içselliğe kavuşturulmalı, dalavereciler ayıklanmalıdır. Ve bunu sizin gibi gençlerin ve OccypyCHP 35 İZMİR’ gibi topluluğun gerçekleştireceğine inanıyorum. Mesele CHP değil, mesele içindeki yapı” dedi.