
Güzelhisar'da yapılması düşünülen döküm organize sanayinin bölgeye etkileri konulu panelden çıkan ortak görüş "Suyumuzu, havamızı ve ovamızı kirlettirmeyiz" şeklinde oldu.
Güzelhisar çamlık mevkiinde düzenlen açık hava paneline havanında güzel olması ile beraber yoğum katılım oldu. Bakırçay Çevre Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Yakup Öztürk'ün yönettiği panele konuşmacı olarak; CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan, Bornova Belediye Başkanı Kamil Okyay Sındır, Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Ertuğrul Barka, Bakırçay Çevre Platformu adına Dönem Sözcüsü Hüseyin Yurttaş ve Güzelhisar Derneği Başkanı Süleyman Karadayı katıldı.
Paneli Aliağa Belediye Başkanı Turgut Oğuz'un yanı sıra İl Genel Meclisi Başkanı Serdar Değirmenci, İl Genel Meclisi Üyeleri, Belediye Meclis Üyeleri, CHP Aliağa İlçe Yöneticileri, Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube Başkanı İsmail Doğan ve yönetim kurulu üyeleri, Mahalle ve Köy Muhtarları, çeşitli Sivil Toplum Örgütü Temsilcileri ve yoğun bir vatandaş topluluğu takip etti.
İlk konuşmayı yapan Dernek Başkanı Süleyman Karadayı, bulundukları yerden ovayı göstererek;"Bakın 30'a yakın su kuyuları ve Güzelhisar Barajı ile Tüm Aliağa, köyleri ve İzmir'in su deposu görevini yapan, 200.000 Zeytin ağacı, irili ufaklı tavuk ve hayvan çiftliklerinin bulunduğu ve sulu tarıma geçme çalışmalarının başlatıldığı bu ova, döküm sanayicilerine verilmek isteniyor" diyerek dikkat çekti. 1997 yılında bu projenin gündeme getirildiğini, bir çok araştırma çalışmalar sonucunda vaz geçildiğini ve daha sonra" ne olduysa tekrar karşılarına çıktığını belirterek, dernek olarak, karı olduklarını belirtti ve tüm sivil toplum örgütleri ve çevrede yaşayanlardan kendilerine destek vermelerini taleb etti.
Daha sonra söz alan Yazar Hüseyin Yurttaş, Bakırçay Çevre Platformu olarak, çevre mücadelesine, 1990'lı yıllarda, Aliağa'ya yapılmak istenen kömüre dayalı termik santralle başladıklarını belirterek söze başladı. Planlı ve sağlıklı sanayie sözü olmadığını ancak talan ve doğayı, insanı düşünmeyen sanayileşmeye de karşı olduklarını belirten Yurttaş, "Devlet Aliağa'yı sanayi ile yok etmeye yemin etmiş olmalı. Güzelhisar ovasına dökümcüler gelirse, Aliağa'nın suyu zehir akar" diyerek sözlerini tamamladı.
'ALİAĞA'DA ARTIK DEMİRCİ DÜKKANI BİLE AÇILMAMALI'
Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Temsilcisi adına katılan EGEÇEV temsilcisi Ertuğrul Barka, Döküm sanayisinin kullanılan hammadde, kalıp sistemleri, kalıp için kullanılan kum gibi maddeler nedeni ile katı, sıvı, gaz ve toz atıkları çok yoğun olan çok kirletici bir sanayi türü olduğuna dikkat çekerek, "Tesis için gerekli alan bir şey değil, asıl atıkları için kullanacakları alan ürkütücü olan. Bir tonluk bir parça üretimi için 600-800 Kg. Kum açığa çıkıyor. Nasıl mevcut demir-çelik fabrikaları fabrika sahalarının 8-10 katı kadar cüruf sahası kullanıyor ise, dökümcüler de daha fazlasıyla verimli arazileri atıkları için kullanacaklar" dedi,
Ertuğrul Barka, Avrupa için Türkiye bir atık cenneti olduğunu, bir çok tehlikeli atığın gizlice bir yerlere gömüldüğünü iddia ederek, "Devletin resmi organlarınca yapılan açıklamada, sanayimizin yılda 2 Milyon ton tehlikeli atığı var. İzmit'deki tek Atık Bertaraf Ünitesinde ise; yılda 60 bin ton işleniyor. Gerisi nerede?" diyerek sözlerini, Pof. Dr. Ümit Erdem'in "Aliağa'da artık demirci dükkanı bile açılmamalı" sözüyle sonlandırdı.
'ÜLKEMİZİN TOPRAK KULLANIM HARİTASI YOK'
Bornova Belediye Başkanı Kamil Sındır da; toprağın, üretilemeyen, temizlenemeyen ve yerine konamayan çok değerli bir kaynak olduğu vurgusunu yaparak başladığı konuşmasında, ülkemizin halen bir "Toprak Kullanım Haritası"nın mevcut olmadığını bunun için sanayici neresini kafaya koyduysa orasını sanayiye tahsis için talep ettiğini söyledi. Oysa Nasıl Arkeolojik alanlar SİT, Doğal sit alanlar korunuyorsa, Tarım arazilerinin de böyle korunmaları gerektiğini vurguladı. Kamil Sındır, Sözlerini Afrikalı bir liderin şu sözleri ile tamamladı." Beyazlar Afrika'ya geldiğinde, onların ellerinde İncil, bizim ellerimizde toprak vardı. Bize gözlerimizi yumarak dua etmemizi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda, Bizim İncilimiz, onların toprakları oldu."
İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan, Sanayileşmeye karşı olmadıklarını, istihdam yaratılmasına kimsenin itirazı olamayacağını, ancak tarım arazilerinin yok edilmeden de bu işin yapılabileceğini, yer seçiminin doğru yapılmasını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü. Mevcut hükümetin 80 yılda yaptığı işletmeleri 8 yılda sattıklarını, artık satacak yer bulamayınca, yolları, dereleri, limanları satmaya başladığını, hatta 80 yıllık işlenmemiş verimli mayın alanını dahi satmaya kalktıklarını, tepki gelip, Anayasa Mahkemesinden döneceğini anlaşılınca da, Anayasayı değiştirmeye kalktıklarını belirttiği konuşmasında, Çıkarttıkları bir Ağaçlandırma yasası ile Ormanların içine tesis ve konut yapılması yolunu açtıklarını belirtti.
Ayhan, bir İzmirli olarak, bir milletvekili olarak da Güzelhisar Ovasının bozulmaması için sonuna kadar köylülerin arkasında olacağı sözünü de verdi.
Panelde söz alan İl Genel Meclisi Üyesi Nesrin Beykoz "Alosbi gibi Türkiye'nin en gelişmiş organize sanayi bölgesine sahibiz ve şuan o bölgenin %50'si boş durumda bulunuyor. Dökümcüler neden yatırımlarını o bölgeye yapmak istemiyorlar?" dedi.