
Gülbin ESLEK İPEK
Petkim'in Aliağa Kompleksi'ndeki 14 fabrikadan biri olan PTA'da üretilen ürünler; polyester elyaf ve iplik yapımından, PET şişe ve ambalaj malzemelerine kadar imalat sanayisinin çok geniş bir alanında kullanılıyor. DOTP (Plastifiyan), polyester reçine ve film yapımında da kullanılan PTA, başta tekstil ve ambalaj sektörü olmak üzere Türk sanayisinin vazgeçilmez ürünleri arasında. Altı yıl öncesine kadar kapanmanın eşiğine gelen fabrika, Petkim yönetiminin, fabrikanın tüm çalışanları ile takım ruhu oluşturarak süratle maliyet düşürme operasyonlarını başlatması ile adeta küllerinden yeniden doğdu. 2005 yılında “maliyetine satış yapılmak istenmesine rağmen” pazarda kendisine yer bulamayan PTA, 2006 yılında 26 bin 207 ton üretim yaparak kapasitesinin ancak yüzde 37'sini kullanabilmişti. Fabrika ya Türk sanayi tarihindeki yerini hoş bir hatıra olarak alacak ya da insanüstü bir çaba ile üretimini yeniden rekabetçi hâle getirecekti. İmkânsız gibi görünen seçenek tercih edildi. Ve 2010 yılında, 73 bin 600 tonluk üretim rakamıyla alınırken, kapasite kullanım oranı ise %105 seviyesine ulaştı.
Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk, sadece üretim rakamlarında değil; en yüksek ürün/hammadde dönüşüm oranı, ton başına en düşük asit, enerji, su ve elektrik tüketimi gibi çok önemli performans parametrelerde de en iyi rakamlara ulaşıldığını belirterek, fabrikanın yeniden kâr eden ve üretimini sürekli hale getiren yapıya kavuştuğunu söyledi. PTA'nın altı yıl önce “sattığı kadar üreten” bir yapıdan, bugün “ürettiği kadar satan” bir yapıya kavuştuğuna dikkat çeken Öztürk, fabrikanın önemli bir sorunu olan yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesi hakkında şu bilgileri verdi: “Yan ürünler de kronik sorunlarımızın başında geliyordu. Birkaç firma ile yaptığımız ortak Ar-Ge çalışması sonucunda bu ürünler plastifiyana çevrilerek sanayide kullanılır hale geldi. Kullandığınız otomobilde, ayaklarınızın altında duran paspas bizim ürünlerin yeniden değerlendirilmesi ile üretiliyor. Böylece yan ürünlerden de para kazanıyoruz.”
Bakteriler artık yerli üretilecek
Petkim, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü ile işbirliği yaparak “Atıksuların Arıtımında Kullanılmak Üzere Çeşitli Ksenobiyotik Hidrokarbonları Parçalayan Aşı Kültürü Elde Edilmesi” başlıklı yeni bir Ar-Ge Projesi'ne başladı. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Tezleri Programı (San-Tez) destekli proje ile mikrobiyoloji ve biyoteknoloji laboratuarlarında gerçekleştirilecek çalışma ve denemeler sonucunda, petrokimya atık su içeriğini arıtmaya yönelik yeni, etkili ve performansı yüksek mikroorganizma karışımlarının Türkiye'de tamamıyla yerli üretilebilmesi mümkün olabilecek. Bu üretim ile mikroorganizma kültür karışımlarının mevcut arıtım sistemlerinde kullanılabilmesi sağlanacak ve ciddi oranda bir döviz tasarrufu sağlamak mümkün olabilecek. Ayrıca patent alınarak bakterilerin yurtiçi ve yurt dışında pazarlanması da mümkün olabilecek.
Proje ile çeşitli hidrokarbonları parçalama kapasitesinde olan mikroorganizmaların belli bir taşıyıcı ile aktif çamur sistemine ilavesi sonucunda yerli popülasyonun, biyolojik çeşitliliğinin ve aktivitesinin arttırılması hedefleniyor. Halen Türkiye'de yabancı ülkelerden ithal edilen, aktif çamur tipi arıtım sistemlerinin verimini arttıran ve bu sistemlerin olası kötü çalışma dönemlerinde hızlı bir şekilde eski performans ve yeterliliğine geri dönmelerini sağlayan özel bakteriler kullanılıyor. Birçok endüstriyel atık, mikroorganizmalara yabancı
olan ve mikroorganizmalarca parçalanmaya dirençli olan insan yapımı kimyasalları içerebiliyor. Bu türden atıkların biyolojik arıtımında karşılaşılan zorluklar, spesifik kirleticilerin parçalanması için seçilmiş özel bakterilerle gerçekleştirilebiliyor.