
CHP Aliağa İlçe Başkanı Özcan Durmaz, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kısa bir süre kala Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu hakkındaki düşüncelerini Aliağa Ekspres Gazetesi'ne içtenlikle anlattı. Çatı aday ifadesini doğru bulmadığını söyleyen Durmaz, "Bu kadar çok farklı siyasi partinin Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'nu desteklemesi daha şimdiden Türkiye'yi birleştirdiğini gösterir. Bu nedenle kendisine Türkiye'nin adayı diyoruz. "Çatı aday" demiyoruz" şeklinde konuştu.
"Laiklik yoksa Türkiye Ortadoğu'ya benzer"10 Ağustos'a adım adım yaklaşıyoruz. Halkın tercihi Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu olursa Türkiye'de neler değişecek ?
Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu 'nun ayrımcı olmayan kişiliği, bütünleştirici karakteri, Türkiye'nin son 12 yılda giderek parçalanmış olan siyasi tablosunu olumlu etkiyeceğini düşünüyorum. İhsanoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı'nda Türkiye yeniden hukuk devleti olacaktır. Türkiye yeniden laik demokratik çizgiye oturacaktır. Geçtiğimiz günlerde İhsanoğlu, "Laiklik yoksa Türkiye Ortadoğu'ya benzer" dedi. İhsanoğlu'nun laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin güvencesi olacağını düşünüyoruz. Diğer yandan parlamenter sistem dediğimiz bugün kuvvetler ayrılığına dayalı sistemin sürdürülmesi anlamında da İhsanoğlu'nun önemli olduğunu düşünüyoruz. Eğer Türkiye seçimini Tayyip Erdoğan'dan yana yaparsa, Erdoğan tercihinin Başkanlık olduğunu söylemiştir. Aynı zamanda bizim demokratik parlamenter dediğimiz sistemin sürdürülmesi için de İhsanoğlu'nun seçimi kazanması son derece önemlidir. Özetlersek , ilk olarak demokratik parlamenter sistem için, ikinci olarak laiklik ve demokrasi için, üçüncü olarak da kuvvetler ayrılığı ve bugün ki anayasal sistemin devam edebilmesi için Ekmeleddin İhsanoğlu diyoruz. Tarzının siyasette insanları ötekileştirmeyen, dışlamayan tarzının da iç barış ve toplumsal barış için son derece önemli olduğunu düşünüyoruz.
Çatı aday fikri olumlu sonuçlar getirir mi ?
Ekmeleddin Bey, herhangi bir siyasi partiye mensup değil. Bu nedenle "çatı aday" tanımlamasını çok doğru bulmuyorum. Kendisi herhangi bir partinin mensubu olmadığını söylüyor ve çok sevindiricidir ki herhangi bir cemaate de mensup olmadığını da söyledi. Esasen Cumhurbaşkanı'nın birleştirici, bütünleştirici karakteri, devleti temsil ediyor olması, kurumlar arası iş birliğini öne çıkaran bir tutuma sahip olması gibi sebeplerle bir Cumhurbaşkanı' n tarafsız olması çok önemlidir. Herhangi bir partiye mensup değildir. Cumhurbaşkanı adayımıza ilk teklif Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yapılmıştır. Bizce doğru bir tekliftir. Gerçekten eşit, tarafsız ve hakkıyla temsil edecek nitelikte bir insandır. Çeşitli siyasi partiler desteklediklerini söylemiştir. Siyasi partilerin, İhsanoğlu'nun seçimi kazanmasının ardından, Türkiye Cumhuriyeti'nin nasıl bir tabloya kavuşacağı cevabında ifade edilen değerlere ve vizyona göre destek verdiklerini düşünüyorum. Başbakan siyasetini on iki yıldır giderek artan dozda kutuplaşma üzerine kurgulamıştır. Bugün bu tabloda çeşitli siyasi görüşten partilerin aynı adayı desteklemesi, bu partilerin Başbakan'ın ülkeyi nasıl büyük bir sıkıntıya soktuğunu da gördüklerini gösteriyor. Bu kadar çok farklı siyasi partinin Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu 'nu desteklemesi daha şimdiden Türkiye'yi birleştirdiğini gösterir. Bu son derece sevindiricidir. Bu nedenle kendisine Türkiye'nin adayı diyoruz. "Çatı aday" demiyoruz.
Ekmeleddin İhsanoğlu Ege Bölgesi'nden yüzde kaç oy alır ?
Ege Bölgesi'nden çok güçlü bir destek alacağına eminim. Sadece Ege Bölgesi'nden değil tüm Türkiye'den destek alacak. Ege Bölgesi'nde ise yüzde 70'in altında oy almaz.
"BU SÖZLERİ ENDİŞEYLE KARŞILIYORUZ"Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde sert ifadelerle İhsanoğlu'na yüklenen Recep Tayyip Erdoğan'ın son olarak Kılıçdaroğlu'na "Alevisin biliyoruz, söyle" sözlerini de değerlendiren Durmaz, " Başbakan Recep Tayip Erdoğan, siyasi başarısından dolayı değil, kutuplaşmış siyasetin rüzgarı üzerinden başarı sağlamıştır. Bunu çok tehlikeli bir kulvarda sürdürmeye çalıştığını görüyoruz. Endişeyle karşılaşıyoruz"
Recep Tayyip Erdoğan'ın son olarak Kılıçdaroğlu'na "Alevisin biliyoruz, söyle" sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz ?
Çok tehlikeli değerlendiriyorum. Bu sözleri İzmir mitinginde söyledi. Bir gün önce Mardin'de de Kur'an-ı Kerim Tefsiri çıkarıp yurttaşlara göstermişti. Din insanların kendisiyle Allah arasında kalan siyasi hayata karıştırılmaması gereken bir şeydir. Dinin siyasi hayata karıştığı toplumlar, bugün Ortadoğu'da görüyoruz felakete sürüklenmektedirler. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden beri, din ile siyaseti birbirinden ayırma becerisiyle bu coğrafyada demokratik parlamenter sistemi yaşatmıştır. Bütün bu olanlar ne yazık ki din üzerinden siyaset yapıldığını gösteriyor. Bu son derece tehlikelidir. Başbakan Recep Tayip Erdoğan, siyasi başarısından dolayı değil, kutuplaşmış siyasetin rüzgarı üzerinden başarı sağlamıştır. Bunu çok tehlikeli bir kulvarda sürdürmeye çalıştığını görüyoruz. Endişeyle karşılaşıyoruz.
TRT tarafsız olmak zorundadırTRT özellikle son dönemlerde tarafsız olamadığı yönünde çok eleştiri aldı. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Trajiktir. Türkiye Cumhuriyeti'nin radyo ve televizyon kurumu olduğunu söyleyen bir iletişim kurumunun başından beri sahip olduğu tarafsız tutumu terk ederek bir siyasi partinin, hükümetin sözcüsü olması üzüntü vericidir. Esef ve kaygıyla karşılıyoruz. TRT Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının vergileriyle yaşayan bir kurumdur. Dolayısıyla ticari işletme olan diğer radyo, televizyon kurumlarından çok daha fazla tarafsızlık hassasiyetine sahip olması gerekir.
Son olarak 10 Ağustos'da sandığı gidecek seçmenlere mesajınız nedir? Mutlaka sandığa gitmeliyiz. Ülkemizin geleceğine sahip çıkmak için gitmek zorundayız. Ben seçmenlerimizin sorumluluk göstererek sandığa gideceğini düşünüyorum. Mutlaka sandığa gitmelerini, çevrelerini sandıkta oy kullanmak için teşvik etmeleri konusunda kendilerinden ricada bulunuyorum.