Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilişlerinin 44. yılında ülkenin birçok yerinde olduğu gibi Aliağa’da da yoğun bir katılımla gerçekleştirilen etkinlikle anıldı.
Dönemin devrimci gençlik hareketi önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilişlerinin 44. yılında Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) Aliağa Temsilciliği ve Alevi Kültür Derneği Aliağa Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen panelle anıldı. Moderatörlüğünü FKF Aliağa Temsilciliği üyesi Zeynep Erzurumlu’nun yaptığı panelde Türkiye İşçi Partisi (TİP) Merkez Komite Üyesi Savaş Al ve Bornova Nazım Hikmet Kültür Sanat Evi’nden İbrahim Keskin konuşmacı olarak yer aldı. Alevi Kültür Dernekleri Aliağa Şubesi toplantı salonunda gerçekleştirilen etkinliğe siyasi partilerin ilçe başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve üyeler katıldı.
KESKİN, “ONLARI ANMAK DEĞİL ANLAMAK GEREKİYOR”
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve tüm devrim şehitleri için saygı duruşuyla başlayan panelin açılış konuşmasını Bornova Nazım Hikmet Kültür Sanat Evi’nden İbrahim Keskin yaptı. Dönemin mücadele dinamikleri ile Alevi ve gençlik mücadelesinin kesişimlerinden bahsettiği konuşmasında Keskin, “Denizler Gezmiş ve arkadaşları bu memlekete bir mücadele mirası bıraktı. Bu miras, yadsınamayacak kadar önemli bir miras. Belli bir dönemden sonra bu ülkede doğan birçok çocuğun adı Deniz oldu. Şarkılarda, şiirlerde onların mücadelesinin izleri yer aldı. Bu sadece bir grup gencin idealize ettiği bir mücadele olmaktan öteydi. Bunun nedeni ise onların savunduklarının günümüze de taşınmaya değer fikirler olmasıydı. Denizler, Mahirler, İbrahimler ve onlar gibi toplumsal seyri değiştirmiş insanları sadece anmak değil anlamak gerekiyor” dedi.
“BU İNSANLAR SÖMÜRÜ DÜZENİNİ YIKMAK İSTEDİLER”
Panelde ikinci konuşmayı yapan ise dönemin tanıklığını yapan isimlerden Türkiye İşçi Partisi (TİP) Merkez Komite Üyesi Savaş Al oldu. Katılımcılarla Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla olan anılarını paylaşan Al, “Deniz, Hüseyin ya da Yusuf burada olsaydı mücadelelerinde neler yaptıklarını anlatmama kızarlardı. Çünkü konuşulmasını istedikleri asıl şey ne yaptıkları değil ne yapmak istedikleriydi. Onlarla yıllarca birlikte mücadele ettik. Bu adamlar başka bir dünya kurmak istediler ve benden de isteyecekleri şey o sosyalist dünyanın nasıl şekilleneceğini anlatmam olurdu” dedi.
Konuşmasına Türkiye’de gençlik mücadelesinin dünü ve bugünü hakkında bilgiler vererek devam eden al, “Deniz, Yusuf ve Hüseyin gibi anılacak çok insanımız var. Bu insanlar verdikleri mücadeleyle başka bir dünyanın insanları olduklarını bizlere gösterdiler. Tarihsel süreçte kapitalizme gelene kadar bütün üretim tarzlarında yaratılan tüm değer sadece mülkiyet sahibinin tüketimine ait olmuştur. Esas olan üretim araçları üzerinden toplumsal düzeni anlamaktır. Değişim ve tüketim araçları mülkiyeti, çoğu zaman toplumdaki sömürü düzeninin devamını sağlamıştır. Bu insanlar sömürü düzenini yıkmak istediler. Bu insanları anarken ne yaptıklarını değil, neden yaptıklarını anlamak zorundayız. Bizlerin sorunu öncelikle bu olmalı” diye konuştu. Katılımcıların salonu doldurduğu etkinlik yapılan konuşmaların ardından FKF üyeleri tarafından sunulan müzik dinletisiyle son buldu.
(EMEL OTURAK)