13 Ocak 2026, Salı

KÖYLÜLER ENDİŞELİ YAKLAŞTI

08 Mart 2013, Cuma Paylaş Gönderiyi Yayınla
KÖYLÜLER ENDİŞELİ YAKLAŞTI Uzunhasanlar Köyü ile Çıtak Köyü arasına arasında ‘Eşşek Tepesi’ civarında bulunan taşocağının kapasitesi büyütülerek tesirsilere ilave taş kırma ve beton santrali yapılamak isteniyor.  Yapılan ÇED toplantısında Dinamit patlatma yöntemi ile çıkarılacak malzemeler başta limanlar olmak üzere ilçedeki kuruluşlarda kullanılacak. Malzemenin bir kısmının ise kırılarak kurulacak beton santralinde kullanılacağı belirtildi.

Gerçek İnşaat Şirketi tarafından; yaklaşık 90 hektarlık bir alanda yapılamak istenilen yatırım ile ilgili ÇED toplantısı  Uzunhasanlar Köyü’nde yapıldı. Çeve ve Şehircilik Bakanlığı İzmir ÇED Hizmetleri Şube Müdürlüğü yönetiminde Köy Kahvesinde yapılan toplantıya; DSİ ve yatırımcı şirket yetkililerinin yan ısıra, Uzunhasanlar Köyü Muhtarı Uyar Yampala,  Güzelhisar Köyü Muhtarı Mustafa Erdeniz, Çıtak Köyü Muhtarı Yunus Şener, Karakuzu Köyü Muhtarı Mehmet Şen, Aliağa Merkez Avcılar Derneği Başkanı Seçkin Gültekin ile köyden bazı vatandaşlar katıldılar.Toplantıya Büyükşehir Belediyesi’nden ve Aliağa Belediyesi’nden bir yetkilinin katılmaması vatandaşlar tarafından eleştiri konusu yapıldı.Toplantının başlangıcında ÇED sunumunu hazırlayan MGS Proje Mühendislik firması Maden Mühendisi Burcu Kuz, yatırım hakkında ayrıntılı bir sunum yaptı. Sunumda” Aliağa İlçesi, Uzunhasanlar Köyü Mevkiinde İR:48760 R. N. ile ruhsatlandırılmış alanın 88,98 hektarlık bölümünde ‘Andezit Ocağı, Kırma-Eleme Tesisinin Kapasite Artışı ve Hazır Beton Tesisinin’ işletilmesi planlanmaktadır. Söz konusu projede ocak alanı 22,5 hektar, ocak ve kırma-eleme tesisi üretim kapasitesi 243.000 ton/yıl olarak beyan edilmiş ancak, ruhsat alanında bugüne kadar herhangi bir üretim faaliyeti gerçekleşmemiştir” denildi. Burcu Kuz, Proje kapsamında; Ocak İşletmesi, Kırma-Eleme Tesisi, Hazır Beton Tesisi işletileceğini kapasitesinin ise yapılacak kapasite artışı ile yılda 243 bin ton, Andezit Ocağının kapasitesinin ise toplam yılda 3 milyon tona çıkarılması ve saatte 36 metreküp, Seyyar Kırma-Eleme Tesisinin kapasitesinin ise saate toplam 300 metreküpe çıkarılmasının planlandığını anlattı.Yatırım kapsamında ayrıca ruhsat alanında orman dışı alan içerisine saatte 100 metreküp kapasiteli Hazır Beton Tesisinin ilave edilerek, piyasanın istediği koşullarda hammadde üretilmesi planlandığını  söyleyerek “88,98 hektarlık proje alanında mevsim koşullarına bağlı olarak 12 ay üretim yapılması planlanmakta olup, ayda 30 gün, günde 10 saat çalışılacaktır” dedi. Yapılan sunumun ardından; İzmir ÇED Hizmetleri Şube Müdürlüğü ve Firma yetkilileri  toplantıya katılanların sorularını yanıtladılar.Katılımcılarından; işletmenin üretime başlamasıyla taş kırma tesisinden çıkacak tozların çevreyi kirleteceği ve taş çıkarırken patlatılacak dinamit sesinin ve tozların doğal yaşama zarar vereceği doğrultusunda oldu.

ERDENİZ: TARIM BİTME NOKTASINDA, BÖYLESİ YATIRIMLAR HAYVANCILIĞI YOK EDECEK!

Yöre köylerin geçmişte yaşamını tarım ile sağladığını, sanayileşme ile tarımcılığın bitme noktasına geldiğini, taş ocağı, kum ocağı, maden ocağı gibi yatırımlarla hayvancılığında yok edilmek istendiğini belirten Güzelhisar Köyü Muhtarı  Mustafa Erdeniz, “Yapılacak çalışmada gürültü ne kadar minimize edilse de burası tarım ve hayvancılıkla geçinen bir köy. Burada tarım bitme noktasına geldi . Mecburen hayvancılığa yöneldik. Yapılmak istenen yer şu an mera alanı biz Güzelhisar köyünde de aynı sorunu yaşadık. Taş ocağı açıldığı  zaman tamamen otlak alanlar yok oluyor. Dinamit patlamalarıyla birlikte hayvanlar duramaz o bölgede. Bir hususta köyün dışında yola bağlantı yapacak. Şu an hafriyat çekiliyor. Hafriyatın özgül ağırlığıyla taşın özgül ağırlığı farklıdır. Şu an elli ton gelen kamyon, taş yüklendiği zaman 70 tona gelecek. Bu tesiste üretime başladığınızda şuan beş köyün kullandığı grup yolunu kullanmak zorundasınız. Burada taşımalı sistemde her türlü ulaşım bu yolda sağlanıyor. Şu an hafriyatta şu yolla baş edemedik. Taşta başlarsa bu yolun durumu ne olur. Bu taşı kaldırır mı?  Bizim  70 tonu kaldıracak yolumuz yok. Bu çalışma kaç yıl sürecek, Beş yıl sürecekmiş, beş yılın sonunda mı bu yol yapılacak. Bu köylü bu vatandaş bu sıkıntıyı çekmek zorunda mı?. Bu köprü bu yol bozulduğu zaman köylü ayaklanır. Niye bunu köylü yaptı denmesin. Çünkü köylü her gün işe gitmek zorunda. Taşımalı sistem olduğu içinde çocukları işe gitmek zorunda. Yarın bir hasar olduğu zaman birinin canı yandığı zaman, bütün köylü karşınıza çıkmak zorunda demektir. Öncelikle bunlara çözüm bulunması lazım. Şuan ki yol tapulu arazilerin içinden geçen yol. Benim köyümde çoğu arkadaş homurdanıyor. Belki de yolla kazık çakıp yolu kapayacaklar. Çünkü yolun genişliği altı metre. Bu yol  iki tane maden ocağını  bir tane taş ocağını kaldırmaz” dedi.

YUNUS ŞENER: TOZU NE KADAR ENGELLEYEBİLECEKSİNİZ?

Çıtak Köyü Muhtarı Yunus Şener ise ‘Köyüm adına şunu konuşmak istiyorum’ diye başladığı  konuşmasında, “Toz olayından bahsedildi burada ki kırsal kesimde ki insanlar havyacılıkla geçiniyor. Uzun hasan, Çıtak, Güzel hisar köyleri olsun ufak meralarla geçinmekte. Bu ocak açıldığında tozu ne kadar önleyebilirsiniz. Mesela Poyrazdan geldiğinde  Çıtak köyüne tamamen yansıyacak, batıdan gelince de Kara kuzu ile Uzun Hasanı etkileyecek, bunu ne kadar önleyebilirsiniz ?  Bu arada İl  Özel İdareden yetkili var mı  bu toplantıda, Belediyeden var mı? Biz kimden taahhüt alacağız bu yolların yapılacağı ilgili” diye eleştirilerini ve sorularını dile getirdi.

ÖZUSLU: HERŞEY YASALARA GÖRE YAPILACAK

Gelen sorular üzerine söz alan işletmenin sorumlu Maden Mühendisi Doğan Özuslu, yapılacak yatırımın Çevre Yönetmeliğinin öngördüğü koşullara uygun olacağını ifade ederek “Özel İdare ruhsat sahibiyle kendi hüküm ve tasarrufu altında ki nakliye güzergahı üzerinden yapacak. Eskiyecek olan yolun bu transferlerden dolayı, bakımı ve onarımı planlandığı zaman yıl içerisinde, Gerçek İnşaat’ın makine ekipman, malzeme ve maddi destek almayı taahhüt altına alıyor. Eğer o yola özellikle kış başlangıcı veya  sezon çıkışında ya parasal destek ya da makine ve malzeme desteği alıyor. Sizin mevcut şartlarınıza  en iyi uyumu sağlamaktır hedefimiz. Belki de bu yer sizlere ekmek kapısı açacak. Mesela yaptığımız görüşmelerde bu elektrik hattında zaman zaman sıkıntılar olabildiğini öğrendik. Bu elektrik hattını kullanmaya başlayacağımız zaman bu köyü sıkıntıya sokacaktık. Biz, bir buçuk kilometre mesafeden elektrik alabilecekken, 3 kilometre uzaktan hat çekerek elektrik alamaya karar verdik. Sırf ileride bu köy sıkıntıya düşmesin diye bunu yaptık. Biz her ihtimali düşünüyoruz önceden” dedi.Katılımcıların ‘Kurulacak olan taş kırma tesisinin çok toz çıkaracağını, çıkan bu tozun da çevredeki tarım arazilerine zarar vereceği’ doğrultusunda endişelerini belirtmesi üzerine Maden Mühendisi Doğan Özuslu, “Zaten şu anda  Çevre Bakanlığı iki yıl öncesinden taş ocağı ve kırma ele tesisleriyle ilgili bir taahhütname aldı. Aralık 2012'de  açık şekilde kırma eleme tesisi çalıştırmak için son tarihti. Şimdi  tesisler zaten açık olarak çalışma ihtimali zaten yok.  Toz çıkaran ana unsurlar tamamen ortadan kaldırılıyor. Tesis bir traktör veya kamyonun çıkaracağı toz kadar toz çıkarır.  O da bir kaç saniye sürer, lokal bir bölgede kalır ve ocak içinde dağılır. Gürültü konusuna gelince  kapalı bir sistem olacağından benim çalışanım bile duymaz.” dedi.

SEÇKİN BİLTEKİN: PATLATMALAR YABAN HAYATI YOK EDER

Aliağa Merkez Avcılar ve Atıcılar Derneği Başkanı Seçkin Biltekin’de av sezonunun sona erdiğini hatırlatarak yapılacak olan tesiste taş çıkarma sırasında dinamit patlatılacak olunmasının yaban hayata zarar vereceğine dikkati çekerek “Olaya yaban hayatı yönüyle dikkatleri çekmek istiyorum. Burada bir çok kesim kazançlı çıkacaktır muhtemelen ama maalesef  kaybeden  ise yaban hayatı olacaktır. Bölge bizim açımızdan birinci sınıf bir avlak, aynı zamanda yaban hayvanlarının yoğun olarak bulunduğu bir bölge. Keklik, yaban domuzu, tavşan, ördek gibi hayvanlara ev sahipliği yapmaktadır. Zaten çevremiz yoğun bir baskı altında yaban hayati yönüyle, bu yapacağınız yaban hayatları yönünden bir ölüm olacaktır. Bırakın dinamit patlatmayı atılacak bir maytabın dahi doğal hayata olumsuz katkı sağlayacağını düşünmekteyim. Bu açıdan bizim için büyük bir kayıp var zaten. Milli parklar söz sahibiyse sessiz kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Biz hayvanların yaşamasından yanayız” dedi.

MEHMET ŞEN: BİZ NE DERSEK DİYELİK İSTİYEN İSBTEDİĞİNİ YAPIYOR

Uzunhasanlar Köyü Muhtarı Mehmet Şen’de gerek köy sınırları içerisinde, gerekse çevrede daha önce benzer çalışmalardan örnek vererek “Biz ne dersek diyelim, kimse bizi dinlemiyor. İstediklerini yapıyorlar. Benim köyümün sınırları içerisinden malzeme çektiler. İşe başlarken açılan çukurun doldurularak eski haline getirileceği sözü verildi. İşleri bitti çekip gittiler. Maalesef işe başlanırken verilen sözler tutulmuyor. Ben bunu gördüm” dedi.

YAMPALA: YOLLAR İÇİN GARANTİ VERECEK MİSİNİZ?

Uzunhasanlar Köyü Muhtarı Uyar Yampala’da başta hafriyat kamyonları olmak üzere yolların perişan olduğuna işaret ederek, “Şimdi siz bu ocaktan limanlara taş çekeceksiniz. Bu kamyonlar yollarımızı bozmayacağına garanti veriyor musunuz? diye sordu.

‘HER ŞEY YASALARLA BELİRLENMİŞTİR. BUNUN DIŞINDA HAREKET EDENLERE CEZALAR BÜYÜK’

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED Hizmetleri Şube Müdürü Devrim Kılıç’da toplantının sonunda; katılımcıların ‘Bu toplantıda Özel İdare, Büyükşehir Belediyesi, Aliağa Belediyesi, Orman ve Su Bakanlığı  ve diğer ilgili kurumların niye bu toplantıda temsilcileri yok? Çıkacak toz ne olacak? Ağır tonajlı kamyonlar yollar perişan edecek’ gibi sorulara ise şu yanıtları verdi;“Yasa ve yönetmeliklere göre bu ÇED toplantısına katılması gereken yer birime davet yazısı gönderilmiştir. Buraya katılmasalar da ilgili olan tüm kurumların görüşü mutlaka bu dosyaya girecektir. Olmaz ise zaten süreç tamamlanmamış olur. Yönetmeliklere göre taş kırma işlemi mutlaka kapalı sistem olacaktır. Ya ıslak sistem, ya da filtre sistemi kurulacaktır. Bunu yapmazlarsa Bakanlığımızdan ruhsat almaları mümkün değildir zaten. Yapıp da kullanmayanlara çok büyük cezalar kesilmikte. Bakanlığımız bu anlamda İl Çevre Denetleme Müdürlüğü oluşturdu”

FİRMADAN TAAHHÜTLER

Yatırımcı firma Gerçek İnş.  Şirketi yetkilileri ise; söz konusu alanda zaten mevcut bir taş ocaklarının bulduğunu, mevcut alanı genişleterek buna ilave kırma ve beton santrali yapmak istediklerini belirterek, “Taş kırma ve beton santrali tamamen bakanlığın öngördüğü koşullara göre yapılacaktır. Çevreye toz yayılması, tarım arazilerini tehdit etmesi söz konusu değildir. Taş çıkartma dinamit patlatma yöntemi ile yapılacaktır. Ama öyle her gün patlatma yapılaması söz konusu değildir. Belli günlerde ve belli saatlerde her türlü önlem alınarak yapılacaktır. Patlatma sırasında da bir kaç saniyelik çok az bir toz çıkacaktır. Malzemenin limanlara çekilmesi sırasında ise kamyonların belirlenen kapasitesinin üzerinde yük taşıması mümkün değildir” diye taahhütlerde bulundular.