
Özgür GÜN
Türkiye Kanarya ve Kafes Kuşları Federasyonu tarafından düzenlenen yarışmalarda derece alan kuşları, Aliağalı Özgür Ankay yetiştiriyor. 1994 yılında amatör olarak kanarya yetiştiriciliğine başlayan Özgür Ankay, 1996 yılından sonra profesyonel olarak bu işe devam ettiğini belirtti.
Ankay; Kuşlara ilgisinin Recep Güler adlı bir tanıdığının kendisine bir kuş hediye etmesiyle başladığını, sonrasınd da bunun bir tutkuya dönüştüğünü belirterek," Bu bulaşıcı bir hastalık gibi. Bir kez içine girmeye görsün. Burakman imkanız." Dedi.
Hediye aldığı bir kuşu başka bir kuşla eşleştirerek, bugün sayısını 300 e çıkardı Yetiştirdiği türler olarak da; Kırmızı ve beyaz, Almozoik ile; yeşil ve düz beyaz glaster gibi türlerde ve çok zor bulunabilen siyah - beyaz kanaryaları yetiştirdiğini belirtti.
Evini Aşiyana dönüştürdü.
Kuşlara olan tutkusu nedeni ile önce evinin çocuk odasını kuş yuvasına çeviren Ankay, giderek arttırdığı kuşlar nedeni ile kendisi başka bir eve taşınarak eski evinin tamamını kuşlarına tahsisi etti.
Sevmek Lazım… Kuşlar konusundaki başarısını sevgiye bağlayan Ankay, insanın önce kendisini sevmesi gerektiğini, kendini cinsini sevenin, hayvanları da sevebileceğini belirterek, "Aliağa'da bu işe bir çok kişi başladı. Ancak onlar bu olaya yalnızca maddi boyutu ile baktılar. Getirisi olmadığı nedeni ile, kısa sürede pes ettikler. Şimdilerde bu işi yapan yalnızca 2 kişi kaldık." Dedi.
KANARYA YETİŞTİRMEK KÜLFETLİ
Özgür Ankay, kanaryanın aylık yem giderini 130 TL tuttuğunu, yeni doğan yavruların da bazen anaları tarafından bakılmadığı nedeni ile kendileri tarafından özel mamalarla beslendiğini, ayda 5 kilo mama kilogramı 40 TL'den hesaba katıldığında, külfetli bir iş olduğunu belirtti.
Senede bir kez kanarya satıldığını nedeniyle, geriye dönüşümün de çok az olduğunu, bir tek damızlıkçılara satış yapabildiklerini belirten Ankay, bu durumun da, kuş besleyenleri ekonomik olarak zora soktuğunu belirtti. Ankay, Kuş yetiştiricileri olarak, hayvanların hastalık kaptıkları zamanlarda veterinerlerden gerekli desteği alamamaktan şikâyetçiler.
Kanaryacılığın bir hobi ve sevgi olduğunu, belirten Ankay, kanaryaların yanında muhabbet kuşu yetiştiriciliği yaparak biraz kazandıkları parayla kanaryaarı az da olsa finanse ettiklerini söyledi.
TÜRKİYE'DE DERECELERE GİRİYORUZ
Kanarya ve Kafes Kuşları Federasyonunca düzenlenen ulusa ve uluslar arası yarışmalara katılan Ankay, genellikle yakın bölgelere kendi imkânlarıyla, uzak bölgelere ise, derneklerinin yardımıyla gittiğini ve katıldığı yarışmalarda iyi dereceler aldığını, en önemli başarısının; Türkiye şampiyonasında dörtlü takımda dördüncülük olduğunu, Bursa'daki yarışmaya giren iki kuşunun, birisi birinci, diğeri de ikincilik derecesi elde ettiğini belirtti.
Yarışmalara katılmak için; Tarım İl Müdürlüğüne üye dernekler vasıtası ile oradan alınan bilezik dediğimiz belgeyi almanın yeterli olduğunu belirten Ankay, belgeleri tamam olan kuşlarla yarışma yerine gidildiğini, belirtti. Yarışmaya götürülen kuşların Irklarına ve ötüşlerine, kafa ve gövde yapılarına bakılarak, standartlara en yakın kuş seçiliyor.
Dünya Şampiyonalarına katılmak çok zor.
Türkiye genelindeki yarışmalara bile zor katılıyoruz diyen Özgür Ankay dış ülkedeki yarışmalara katılmanın çok daha zor olduğunu belirtti. Dış ülkedeki yarışmalara katılmak için Konfederasyonun şartları var. Bunları yerine getirmek ve Tarım ve Orman Müdürlüklerinden izin almak gerekiyor. Bu işlemlerin hazırlanmasının masraflı olduğunu ve en az 3 yılı bulduğunu belirten Ankay, buna rağmen Türkiye'nin de katıldığı dünya şampiyonasına 26 kuşun katıldığını, bu kuşların 26' sının da derece yaptığını ve bu dereceler içerisinde 1.'lik, 2. lik ve 3. lük de olduğun söyledi. Ancak son yıllardaki müsabakalara kuş gribi bahanesiyle Türkiye'nin alınmadığını belirtti.
Aliağa'da dernek yok. Manisa Derneğine Bağlıyız.
Aliağa'da kuşlarla ilgili bir dernek olmadığını, bu nedenle Manisa Kanaryacılar Derneğine üye olduğunu, zira, derneğin kuş bakıcılarına büyük yararları olduğunu, Türkiye finallerine katılanların, tüm ulaşım, özel taşıma çantaları ve konaklama giderlerinin dernek tarafından karşılandığını belirterek, bunun yanı sıra yemin çuvalını 130 TL yerine, 85 TL' den alarak maddi yararlarının çok olduğunu belirtti.
Manisa'nın en eski kuş yetiştiriciliğinin başladığı yer olduğunu belirten Ankay, "Osmanlıda, Evliya Çelebi döneminde Hünkar-i adlı bir kuş türü yetiştirildi. Bu bakımdan o günden bu yana kuş yetiştiriciliği alanında Manisa haklı bir üne sahip." Dedi.