13 Ocak 2026, Salı

TÜPRAŞ İŞÇİLERİNDEN 3. UYARI EYLEMİ

10 Haziran 2011, Cuma Paylaş Gönderiyi Yayınla
TÜPRAŞ İŞÇİLERİNDEN 3. UYARI EYLEMİ Tüpraş işçileri 4 Bölgede 3. Uyarıyı verdi.
TÜPRAŞ'ın 4 rafinerisinde olduğu gibi Aliağa'da da işçiler uyarı eylemi yaptılar.
Türk-İş 3. Bölge temsilcisi Mustafa Kundakçı'nın yanı sıra, Petrol-İş İzmir  Şube Başkan ve yöneticileri, Hava-İş, Tek Gıda İş, Deri İş ve bir çok sendika yöneticileri ile gece vardiyasından çıkan Petkim işçileri de topluca gelerek destek verdi.
İşçilerin 4 saatlik eylemleri süresince, akaryakıt dolumu yapılmadı, karadan hiç bir sevkiyat gerçekleştirilmedi.

Toplu görüşmelerin tıkanması sonucu haftayı eylemle  başlayan Aliağa Tüpraş Rafinerisi işçileri, iki gün aradan sonra yine eylemdeydiler. Öncekilere göre daha katılımlı ve coşkulu geçen dün sabahki eyleme Türk-İş 3. Bölge Temsilcisi Mustafa Kundakçı ve çok sayıda sendikanın şube başkanı ve yöneticileri katılarak destek verdiler.
Petrol-İş Sendikası Şube Başkanı İsmail Doğan burada işçilere hitaben yaptığı konuşmada;
Tüpraş'da vardiya sisteminin değiştirilmek istendiğini, taşeronlaşmanın hakim kılınmak istediğini belirterek "Peki soruyorum vardiyecinin vardiyası değişirse yaşadığı ruh hali ne olur? Bunu ancak vardiyacılar bilir. Bununla amacı ney üç beş mesai kesmek. Ama amaçları arkadaşlar arasındaki sosyal dialoğu kesmek. Vardiya sistemi değişen bir işyerinde çalışanların sosyal yapısı bozulur, psikolojisi bozulur, verim düşer diyoruz. Psikolojik tacizde bulunuyor. Taciz sadece el atmakla olmaz. Bunlar mobik modern tacizci. Amaçları dayanışmamızı bozmak. Vardiyalarımızı değiştirerek, çalışma sistemini değiştirerek dayanışmamızı, gücümüzü bozacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Biz buna asla müsaade etmeyeceğiz" dedi.
Tüpraş'ın yüksek teknoloji ile üretim yapan bir tesis olması nedeniyle, bilgi birikimli ve deneyimli kişiler eliyle çalıştırılması gerektiğinin üzerinde duran İsmail Doğan, "Tecrübesiz bir taşeron işçisinin yanlış bir vana sıkması Tüpraş'ı, yanı başındaki LPG dolup tesislerini, Petkim'i hatta Aliağa'yı tehlikeye sokar. Taşeronlaşmayı göze alanlar bunun farkında değiller. Buradan onları uyarıyorum. Burası bir çikolota fabrikası değil" diye yöneticileri uyararak şu örneği verdi;
“Kütahya’dan arkadaşları getirmişler 20 günlük bir iş var diye. Bir arkadaşımız borulara, hatlara bakıyormuş. Arkadaş onunla sohpet etmiş. Arkadaşımıza o Kütahya’nah gelen laf arasında demiş ki ‘Ne kadar büyük tuz fabrikası burası'  Adam burayı tuz fabrikası sanıyormuş. Bu adamın suçu yok. Getirdikleri adamlar bu iş yerlerini bilmiyor, tanımıyor. Bakın arkadaşlar yaptıkları ilkellikten bahsediyorum. Bu çocuk bu dramın altında  sigara içebilir. 10 altın kuralları var bunların, 10 altın kuralı Tüpraş’ın 1972' den bu yana geleneği var. Bu geleneği abilerimizden el ala ala geldiler bugünlere. Ah garibim taşaron işçisi. Taşarondan kurtulun bu havzayı, tehlikeden kurtarın. Bizim üç kuruş alan işçiyle ne gibi  problemimiz olabilir. Onlar bizim sınıf kardeşlerimizdir. Bir aksilik yaşanırsa hep beraber havaya uçarız” dedi.
Tüpraş'ın grev yasağı kapsamında olmasına rağmen, üretimden gelen güçlerini kullanmaktan çekinmeyeceklerinin altını çizen Doğan, "Biz istemezsek, gemilerden ham petrol boşalmaz, biz istemezsek tankerlere dolum yapılamaz. Gerekirse eşimizle, çoluk çocuğumuzla bu tesiste yatarız. Biz bunları istemiyoruz, toplu sözleşmenin masada bitirilmesini istiyoruz. Krizde bize fatura ödetenlerden bu faturayı geri almak istiyoruz"  diye işverene mesaj gönderip,  Toplu sözleşmenin iradeleri dışında Yüksek Hakem Kurulu'nda bitirilmesinin çalışma barışını olumsuz etkileyeceğini hatırlatarak, bu duruma sendikanın sesiz kalmayacağını da hatırlattı.
KUNDAKÇI: PETOL İŞ SENDİKASI GIPTA İLE BAKILAN BİR SENDİKADIR'
Türk-İş 3. Bölge Temsilcisi Mustafa Kundakçı'da; Petrol İş Sendikası'nın işçi sınıfı mücadelesinde gıpta ile bakılan bir sendika olduğunu ve Tüpraş işçilerinin  bu sendikanın bireyi olmaktan mutluluk duyması gerektiğini belirtti. "Örgütsüz işçiler sizlere gıpta ile bakıyorlar. Diyorlar ki 'Bu işçiler hak aramada mücadeleyi öne çıkaran işçilerdir, sendikalı işçilerdir, bu işçiler emek sömürüsüne rıza göstermezler' bütün her yerdeki örgütsüz işçiler sizlere gıpta ile bakıyorlar' diyerek işçilere mücadelelerine  moral verdi.
Türk-İş'in 2011 yılı içerisinde 101 işyerinde 230 bin işçi ile ilgili olarak sürdürmekte oldukları toplu sözleşmeler ile ilgili genel stratejilerinden de bahseden Kundakçı, "Bizim vazgeçilmez ilkelerimiz var. Bunlardan birisi düşük ücretler yukarıya çekilecek. İkincisi gerçek anlamdaki enflasyona yenik düşmeyeceğiz. Milli gelirden pay almak istiyoruz. Biz üretiyoruz, ülke zenginleşiyor, biz ise fakirleşiyoruz. Vergi kayıplarımızı karşılayacak bir ücret. Diğer yandan taşeron hizmeti anlayışından vazgeçilmesi gerekir" dilerek, Taşeronlaşma anlayışından vazgeçilmesini ve  esnek çalışma anlayışından vazgeçilmesini istedi.
12 Haziranda yapılacak seçimlerde, siyasi partilerin belirleyip önlerine koydukları milletvekilleri adaylarını noter gibi onaylamak zorunda bırakıldığını ve bunun kabul edilecek bir sistem olmadığını ifade eden Kundakçı, demokratik bir anayasa için mücadele verilmesi gerektiğinin altını çizerek, Pazar günü Pazartesi günü demokratik bir anayasa nasıl yapacak bir meclis oluşması gerektiğine bakarak oy vermeleri istedi.
İşçiler, Tüpraş kapı girişindeki eylemlerini öğle saatlerine kadar sürdü. Eylem süresince akaryakıt dolumu yapılmadı, karadan sevkiyat durduruldu.
İşçiler, eylem sırasında; "Taşerona hayır", "Bu işyerinde huzur yok", "Vardiyama dokunma", "İşçinin sabrı taşıyor",  "Söz verdik gençlerimize güçlü bir sendika bırakacağız" yazılı dövizler ile, Tüpraş'ın mutlu atıklar kampanyasına atıfta bulunarak; "Kavga bitmedi, daha yeni başlıyor",  "Atıklar Mutlu, İşçiler Mutsuz", "Çalışan biz, üreten biz, koruyan biz, büyüten biz, ölen biz, ya siz?", "Susma haykır, taşerona hayır" pankartları açtılar. "Basılar bizi yıldıramaz", "Taşerona Hayır", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz" gibi sloganları attılar.