Yardım Severler Derneği Aliağa Şubesi, huzurevi projesi için başlatılan imza kampanyasına destek bekliyor.
Aliağa Yardım Sevenler Derneği’nin, Aliağa’da yapılması planlanan huzurevinin yapımı için verdiği mücadele devam ediyor. Maliye hazinesinin derneğe karşı açtığı tapu iptali ve tescil davası neticesinde projenin durdurulması üzerine dernek, muhatabı Maliye Hazinesi olan Change.org üzerinden bir imza kampanyası başlatmaya hazırlanıyor. Kampanya ile maliye hazinesi tarafından açılmış olan davanın geri çekilip, yarım kalan huzurevi projesinin biran önce tamamlanması amaçlanıyor.
DERNEK ÜYELERİ SESİNİ İNTERNET ORTAMINDA DUYURMAYA ÇALIŞACAK
24 yıldır faaliyet gösteren Türkiye Yardım Sevenler Derneği (TYSD) Aliağa Şubesi, 2003 yılında dernek tarafından satın alınan Yeni Mahalle’deki arsada Huzurevi inşa etmek için çalışıyor. Dernek üyeleri, son olarak geçtiğimiz ocak ayında, yapımı ‘inşaatın zamanında bitirilmediği gerekçesiyle’ Maliye Bakanlığı’nca durdurulan Huzurevi projesi için bir imza kampanyası başlatmıştı.
DİLEK GÜLBOY, “ARSAMIZI ELİMİZDEN ALMASINLAR”
Konuyla ilgili konuşan TYSD Aliağa Şubesi Kurucu Başkanı Dilek Gülboy, “4 bin metrekarelik alana kurulması planlanan huzurevi projemiz çok büyüktü. Sonrasında projeyi maddi yetersizliklerden dolayı küçültmek zorunda kaldık. Biz kendi çabalarımızla istinat duvarları yaptık. Bunun için 195 bin lira gibi bir para harcadık. Burada işçiler çalıştı. Onların maaşlarını, sigortalarını ödedik. İstinat duvarlarının bir kısmının yapımında İzmir Büyük Şehir Belediyesi katkı sağladı. Tüm bunlar olurken 5 yıllık süre geçmiş oldu. Arsanın elimizden alınabileceğini bize kimse söylememişti. Arsanın geri alınması kararı çıktıktan sonra arsada çalışmalarımızla ilgili bilirkişi eşliğinde keşifler yaptık. Bu keşiflerde yaklaşık 2 milyon liralık masraf yaptığımız ortaya çıktı. Seneler önce biz bu arsayı derneğimizce topladığımız kendi paramızla almıştık. Bize o parayı geri iade edeceklerini söylüyorlar. Aliağa’mıza kalıcı bir eser bırakmak için çalışıyoruz. Arsamızı elimizden almasınlar” dedi. (Emel Oturak)